22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2014/26697 E. , 2014/29693 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2013
NUMARASI : 2007/376-2013/203
Hüküm süresi içinde davalılar Konya Büyükşehir Belediye ve K.. Nak. Ltd. Şti., B..Nak Ltd. Şti. ile Halk Ulaşım Nak. Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, haksız şekilde işten çıkartıldığını, kişilik haklarının zedelendiğinden bahisle kıdem, ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı ve manevi tazminat alacağının tahsilini istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı davalılar Konya Belediyesi, B.. Nak. Tem. Ltd. Şti., H.. Ulaşım Nak. Ltd. Şti. ile K..Limited Şirketi avukatları süresinde temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Somut olayda davacı, iş sözleşmesinin feshinden sonra işverenin kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, açılan kamu davası sonucu yapılan yargılama neticesinde beraat ettiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de dava konusu olayda manevi tazminatın koşulları oluşmamıştır. Dosya içeriğinden şoför olarak çalışan davacının, beş ay içerisinde elli iki yolcudan para almasına rağmen, karşılığında el kartını cihaza okutmaması sebebiyle, davalı işverenin suç duyurusunda bulunması üzerine emniyeti suistimal suçundan hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılamada mahkemece suç işleme kastı olmaması ve mahkûmiyete yeterli delil bulunması gerekçeleriyle beraat kararı verildiği, kararın temyizi üzerine,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tebliğnamesinde suç işlendiğinden kararın bozulması gerektiğini belirttiği, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin davanın zamanaşımından düşmesine karar verdiği anlaşılmaktadır. Bu olay sebebiyle davacının cismani bütünlüğüne veya kişiliğine yapılan bir saldırı sözkonusu değildir. Davalı yan, hak arama özgürlüğü çerçevesinde şikayet etme hakkını kullanmıştır. Somut olayda ispat yükü davacıya ait olup, davacı olay sebebiyle zarar gördüğü iddiasını da ispatlayamamıştır. Buna göre manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.