9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/5854 E. , 2025/7263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 43. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, ... üyesi olduğunu ve imzalanan toplu iş sözleşmelerinden yararlandığını, davacının alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin %200 oranında fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin %200 oranında fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2022 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak geri gönderilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince eksik belgeler getirtilerek yeniden yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda arabuluculuk son tutanağı incelendiğinde taraflar arasında ilave tediye alacağına dair görüşme yapılmadığı tespit edilmekle bu alacak kalemi bakımından 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre dava şartı arabuluculuk gereğinin yerine getirilmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle ilave tediye alacağı usulden reddedilerek Bölge Adliye Mahkemesinin kararında gösterilen hesaplama unsurlarına uygun şekilde belirleme yapıldığı anlaşılan 07.04.2023 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda fark ücret ve fark ikramiye alacakları bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece kaldırma kararının gereğinin yerine getirilmiş olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin kendi kaldırma kararı ile bağlı bulunduğu göz önüne alınarak istinaf sebepleri, kamu düzeni ve oluşan usulü kazanılmış haklara göre istinaf taleplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a)İlave tediye alacağının arabuluculuk son tutanağında yer almadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu zira arabuluculuk başvuru formunda ilave tediye talebinin mevcut olduğunu, son tutanakta da toplu iş sözleşmesinden kaynaklı alacaklar ibaresinin bulunduğunu,
b)Davacı işçi aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a)Davacının bireysel iş sözleşmesi ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yararlılık ilkesine göre karşılaştırılarak sonuca gidilmesi gerektiğini, davacının toplu iş sözleşmesindeki ücret ve ekleri değerlendirildiğinde bireysel iş sözleşmesinde belirlenen ücretten daha yüksek ücret ile çalıştığını, davacının hem bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını hem de toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmasını talep etmesinin mümkün olmadığını,
b)Ücret bordrolarından anlaşılacağı üzere davacının 31.12.2018 tarihli ücreti korunarak üzerine %4'lük zam yapıldığını, herhangi bir ücret indirimine gidilmediğini, davacının dava dilekçesinde talep etmiş olduğu alacaklara hak kazanamayacağını
c)Davacıya yapılan ödemelerin kök ve ek raporlarda farklı tespit edildiğinden davalı aleyhine hatalı hesaplama yapılmış olduğunu ,
d)Hükmedilen faiz oranlarının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret alacaklarının bulunup bulunmadığına ve arabuluculuk son tutanağında yer almayan ilave tediye alacağı bakımından dava şartı arabuluculuk koşulunun yerine getirilmiş sayılıp sayılamayacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Beyan ve belgelerin kullanılması" kenar başlıklı 5. maddesi ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3/21 hükmü göz önünde bulundurulduğunda; arabuluculuk faaliyeti kapsamında düzenlenen belgelerden sadece son tutanağın kullanılmasına izin verilmiştir. Buna göre arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu, yalnızca son tutanak esas alınarak belirlenebileceğinden, başvuru formunda yer alan alacak kalemlerinin müzakere edilip edilmediği ancak son tutanak ile anlaşılabilir.
Davacı vekilinin son tutanağın içeriğine itiraz etmeksizin tutanağı imzaladığı da dikkate alındığında, müzakere edilmemiş bir alacak için dava şartının gerçekleştiğinden söz edilemez.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.