40. Hukuk Dairesi
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'e ait, davalı ...‘ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken geri geri gitmesi sonucu park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kaza Tespit Tutanağına göre davalı ...'ın kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının ön tarafının büyük hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 880,01 Euro ekspertiz masrafı, 5.622,17 Euro tamirat masrafı ve 834,53 Euro avukatlık masrafı, 600 Euro tercüme masrafı olmak üzere toplam 7.993,40 Euronun kaza tarihinden itibaren Merkez Bankasınca dövize uygulanan faiziyle birlikte fiili ödeme tarihindeki TL karşılığından sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme tutarı mahsup edildikten sonra kalan bakiye zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan 5.403,70 Euro'nun ilk 4.650,43 Euro'luk kısmının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan 753,27 Euro'luk kısmının ise davalılar ... ve ...'dtn alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketi yönünden 28/02/2020 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren Merkez Bankasının Euro'ya uyguladığı en yüksek döviz faizinin uygulanmasına karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat hesaplamasında Almanya piyasasının esas alınamayacağını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının iddiasına esas zararın tespiti için yeterli delil ibraz edemediğini, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı düzenlendiğini, onarım bedelinin belirlenmesi hususunda Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirtilen usul ve esaslar göz önünde bulundurulmadığını, aracın anlaşmalı serviste onarılması halinde sigorta şirketlerine tanınacak indirimlerin uygulanmaması nedeniyle fahiş hesaplama yapıldığını, zararın TL olarak hesaplanması, mahkeme aksi kanaatte ise haksız fiilin gerçekleştiği tarihte geçerli olan kur esas alınarak TL karşılığı üzerinden karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin 37.250 TL limit üzerinde herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ekspertiz ücreti, avukatlık ve tercüme masraflarının yargılama giderleri arasında kabul edilemeyeceğini, ekspertiz ve tercüme ücretinin teminat dışı olduğunu, yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sebebiyle araç hasar tazminatı istemine ilişkindir.Somut olayda Mahkemece alınan 27/05/2021 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporunda; davalı sürücü ..., geri manevrası sırasında hareket alanını kontrol etmediği ve dikkatsiz seyri neticesinde park halindeki araca çarptığı kazada %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, sürücü ...'nun meskun mahal şartlarında aracını park haline bıraktığı noktada geri manevra ile aracına çarpılması olayında kusursuz olduğunun tespit edildiği, hasar miktarı yönünden ise davacıya ait ... plakalı otomobilin kaza tarihinde 17 yaşında olduğu, aracın sol ön çamurluk ve sol ön kapı kısmından hasar aldığı, sol aynasının zarar gördüğü, Türkçe tercümesi dosya içerisinde bulunan ekspertiz raporunda, dava konusu araçta meydana gelen hasar için KDV hariç 4.724,51 Euro yedek parça ve tutarı oluştuğunun belirtildiği, dosya içerisindeki tüm verilerin incelenmesi sonucu ekspertiz raporunda belirtilen aracın değişmesi gereken parçaları ile aracın hasarlı fotoğraflarında gözlenen parçaların uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davalı sürücü ...'ın toplam zararın tamamı olan 5.622,17 Euro kısmından sorumlu olduğu bildirilmiştir.Kusur durumunun tespiti ve hasar bedelinin belirlenmesi için alınan ATK raporunun aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olmasına göre, mahkemece raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bilirkişi raporuna ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Ayrıca, yargılama gideri niteliğinde olan ekspertiz ücreti ve tercüme giderinin tarafların kusur ve dolayısıyla davanın kabul ve ret oranı gözetilerek davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekmekte olup; ekspertiz ücretinin ve tercüme giderinin yargılama gideri olarak davalılardan tahsiline şeklinde hüküm verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak davacı vekili tarafından dava dilekçesinde talep edilen 834,53 Euro avukatlık ücretinin yargılama gideri olarak kabulü mümkün olmadığından bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerindedir. Davacı, Türkiye'de gerçekleşen trafik kazası sonucu yabancı plakalı aracında oluşan zararının Euro olarak tazminini istemektedir.TBK 99. madde hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Türk parası üzerinden tazminata hükmedilmesi genel kuraldır. Ancak, yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacıya ait aracın Almanya'da olması nedeniyle aracındaki hasar için harcamanın bulunduğu ülkede yapılacağı kabul edilmekle, mahkemece yabancı para (Euro) cinsinden tazminata hükmedilmesinde, yabancı para cinsinden belirlenen zarar için fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığına hükmolunmasında ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanununun 4-a maddesi uyarınca yabancı para borcunun faizi üzerinden karar verilmesinde usule aykırılık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, hasar tazminatı bakımından, rizikonun meydana geldiği tarihte araç başına 39.000 TL maddi hasar teminat limitiyle sorumlu olan davalı sigorta şirketinin 4.650,43 Euro tazminattan sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. Bu tutar davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu 37.250 TL teminat limitini aşmamaktadır. Bu itibarla davalı sigorta şirketinin, dava açılmadan önce ödediği tutarın maddi hasar için öngörülen teminat limitinden mahsup edilerek, bakiye miktardan sorumlu tutulması yerindedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın