40. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, Ortaköy Mahallesi, Zincirlikuyu Caddesi Mevkii, ... ada ... parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 342/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 2. kat (...) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmaz, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, Ortaköy Mahallesi, Zincirlikuyu Caddesi Mevkii, ... ada ... parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 342/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 3. kat (...) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmaz, İstanbul İli, Beşiktaş İlçesi, Ortaköy Mahallesi, Zincirlikuyu Caddesi Mevkii, ... ada ... parselde kayıtlı, kat mülkiyetli, 342/112.468 arsa paylı, 23.859,54 m2 Yüz ölçüm, 2. Kule Blok 4. kat (...) bağımsız bölüm no.lu konut nitelikli taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek taşınmazın Müflis ... Yatırım Danışmanlık İnşaat ve Ticaret AŞ adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 25/06/2025 tarihli ara kararında; davacının ihtiyati tedbir talebi kararı verilmesi ve davalıdır şerhi konulmasına ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili,müvekkili...'nin, Müflis Şirkette işçi olarak çalıştığını, İstanbul 2 Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/159 E.-2024/609 K sayılı ve 25/09/2024 tarihli ilamı ile 276.143,69 TL alacağının nizasız olarak iflas masasına kaydının yapılmasına yönelik hüküm verildiğini, müflis şirkete ait iken iflas nedeni ile masaya dahil olan tüm taşınmazlar ipotek alacaklısı davalı bankalar tarafından satışa çıkarıldığını, piyasa rayiçlerinin çok altında bedellere bankalara ihale edildiğini, dava konusu taşınmazların piyasa değerlerinde satılabilseydi gerek müvekkil gerekse müvekkil gibi birçok alacaklı alacağına kavuşabileceğini, ihale işlemleri devam ederken yapılan ihalelere ilişkin Müflis Şirket yetkilileri tarafından açılan ihalenin feshi davası, Müflis şirket yetkililerin davalı bankalar ile sözleşme imzalayabilmeleri için ön koşul olan ihalenin feshi davalarından feragat etmesi şartı nedeni ile haksız bir şekilde kesinleştiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Talep, tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati tedbir ve davalıdır şerhi talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir. Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. HMK'nin 389. maddesinde düzenlenen ihtiyati tedbir; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre ihtiyati tedbir kararı ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Diğer bir anlatımla, dava görülmekte iken davalının, dava konusunu başkasına devretmesi olanağı bulunduğundan, davacının davayı kazanması durumunda dava konusu şeye kavuşması tehlikeye girebilir. İşte, davacının davayı kazanması durumunda dava konusuna kavuşmasını, daha dava sırasında (hatta davadan bile önce) güvence altına almaya yarayan geçici hukuki korumalara da ihtiyati tedbir denir. İhtiyati tedbirde dava konusu olan şey, söz gelimi taşınır veya taşınmaz mal için önleyici veya koruyucu tedbir alınır. Çünkü davanın konusu ihtiyati tedbire konu olan şeyin kendisidir. İhtiyati tedbirin özel bir türü olan ihtiyati haciz ise konusu ve tabi olduğu hükümler yönünden ihtiyati tedbirden farklıdır. Yalnızca para alacaklarına ilişkin davalarda (veya icra takiplerinde) söz konusu olan ihtiyati haciz, alacaklıya henüz kesin haciz isteminin yetkisinin gelmediği bir dönemde, borçlunun mallarına geçici olarak el konulmak suretiyle alacaklının para alacağının zamanında (dava veya icra takibi sonunda) ödenmesini güvence altına alır. İhtiyati hacizde ihtiyaten haczedilen mallar, alacaklının açtığı veya yaptığı (veya açmayı veya yapmayı düşündüğü) bir dava veya icra takibini konusu değildir (davanın veya icra takibinin konu para alacağıdır) ve borçlunun herhangi bir malıdır (alacağı, hakkı vb.). Oysa ihtiyati tedbirde üzerine ihtiyati tedbir konulan mallar, davacı ve davalı arasında çekişmeli olup davacının açtığı veya ileride açmayı düşündüğü bir davanın konusudur. İhtiyati tedbirle, dava konusu olan ve kime ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunan mal için koruma tedbiri alınır; ihtiyati haciz de ise, dava (veya icra takibi) konusu olan para alacağının ileride dava (veya icra takibi) sonunda ödenmesini güvence altına almak için, dava (veya icra takibi) konusu olan para ile hiçbir ilgisi olmayıp ve davalıya (borçluya) ait olduğu taraflar arasında çekişmeli bulunmayan mallara el konulur (bu mallar ihtiyaten haczedilir). (Prof. Dr. Baki Kuru, Prof. Dr. Ramazan Arslan, Prof. Dr. Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, sayfa 558 vd.)Somut uyuşmazlıkta, davacının eldeki davayı alacağının tahsili amacına yönelik açtığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle uyuşmazlık konusunun "para" olduğu gözetildiğinde davacı vekilinin, ihtiyati tedbir talebinin ve dava konusu olmayan taşınmazlara yönelik davalıdır şerhinin konulması talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap