40. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'nin ZMS sigortacısı ve davalı ... ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı araç ile müvekkilinin sürücüsü olduğu ... motosikletin 15/07/2013 tarihinde kaza yapması neticesinde, müvekkilinin yaralandığını, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutulması kaydıyla geçici iş görmezlik için 15.000 TL, motosiklet hasarı nedeniyle 2.500 TL, müvekkilinin kaza sonrası gördüğü fizik tedavi nedeniyle 100 TL, ödenmesi gereken ve eksik kalan fizik tedavi ve diğer tedavi masrafları nedeniyle 200 TL, iş gücü kaybı nedeniyle 100 TL, maddi tazminatların kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davacı tarafından açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 644,02 TL geçici iş göremezlik, 1500 TL tedavi gideri ve 2500 TL hasar bedeli olmak üzere toplam 4.644,02 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15/04/2014 davalı ...'tan ise kaza tarihi olan 15/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili: Meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ... plakalı motorunun kullanılamaz hale geldiğini, kaza sonucunda davacının 6 ay çalışamadığını, 30 seans fizik tedavi uygulaması ve ek olarak 15 adet tedavi daha aldığını, müvekkilinin aylık kazancının 3.500 - 4.000 TL arasında olduğunu, ancak bilirkişi raporlarında eksik inceleme neticesinde hatalı hesaplama yapıldığını, müvekkilinin kazadan önce... Restaurant'ta garson olarak görev yaptığını, ücret sistemi bahşiş ve prim üzerinden olduğunu, kaza tarihi itibariyle turizm sektörünün ve çalıştığı lokantanın en yoğun olduğu dönemlerinde çalışamadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı ...vekili ise: Karara esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik incelemeyle hazırlandığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacı için belirlenen geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki maaş bodrosu ve SGK kaydı üzerinden ispat edilen belgelendirilmiş geliri esas alınarak düzenlendiği, SGK tarafından yapılan rücuya tabi geçici iş görmezlik ödemesinin mahsup edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiğinin anlaşılmaktadır. Dosya içeriğinde yer alan bilirkişi raporlarında, davacının belgeli tedavi giderinin 300 TL ve belgesiz tedavi giderinin 1.500 TL olduğu belirlenmiş olup davacı tarafından tedavi giderine ilişkin başkaca delil sunulamamıştır. Bu durumda, davacının tedavi gideri zararına ilişkin somut olayın özellikleri nazara alınarak belirlenen 1.500 TL tedavi giderine karar verilmesi yerindedir.Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun aracın hasarlı parçaları, piyasa değeri dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin motosiklet hasarına ilişkin istinaf itirazları kabul edilmemiştir.Davalı ...vekilinin istinaf itirazı yönünden;HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. HMK'nin 341/4. maddesine göre ise alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü  üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Ayrıca HMK'nin ek 1. maddesinin 1. Fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkeme hükmünün verildiği 19/02/2025 tarihi için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 40.000 TL'dir. Somut olayda davalı aleyhine hükmedilen 4.644,02 TL, kararın verildiği 2025 yılı için öngörülen istinaf kesinlik sınırının altında kaldığından, davalı ...vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karar için HMK'nin 341/4. maddesi gereğince istinaf hakkı yoktur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap