35. Hukuk Dairesi

İstinaf talebinde bulunan davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen değerlendirilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, davalı ... şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı traktörün yol üzerinde bulunan kasisten geçerken traktörde yolcu olarak bulunan davacının araçtan düşerek yaralanması nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalının müterafık kusura yönelik istinafı yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. Buna göre, zarar görenin zarara katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması, zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir. Dava konusu olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava dışı traktör sürücüsünün davalıya ZMMS ile sigortalı traktör ile seyir halindeyken yoldaki tümsek üzerinden geçerken traktör üzerinde yolcu olarak bulunan davacının oluşan sarsıntıdan dolayı araçtan düştüğü olayda, traktör sürücüsünün aracın özelikleri ve yolun durumunu dikkate almadan bozuk zeminli yerden geçerken aracının önünde yolcu taşımaması gerekirken aksine hareketle ve seyir hızı ile seyrine devam ettiği, yolcunun düşerek yaralandığı olayda %75 kusurlu olduğu, davacı-yolcunun ise yolcu taşımak için elverişli bulunmayan traktöre yolcu olarak binmekle, üstelik traktörün üzerinde ayakta yolculuk yapmakla, bunlara bağlı olarak traktör bozuk satıhlı kesimden geçtiği sırada meydana gelen sarsıntı sonucu yola düşmekle, Karayolu Trafik Yönetmeliğinin 129. maddesi gereğince %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu durumda; kazanın meydana geliş şekline göre davacının davalıya sigortalı traktörde yolcu olduğu ve davacının araç kasisten geçerken araçtan düşmesi şeklinde meydana gelen olayda müterafik kusuru yani zararın artmasında kusuru değil araçta ayakta ve tutunmadan yolculuk etmesi nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu anlaşıldığından, davacının ayrıca müterafık kusuru da bulunduğuna yönelik davalı istinafına itibar edilmemiştir. Tarafların diğer istinafları yönünden; Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 13/11/2020 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı traktör sürücüsünün %75, davacı yolcunun %25 kusuru ile tek taraflı kazanın meydana geldiği, hükme esas alınan kusur raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu, davacının, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yargılama sırasında muayenesi de yapılarak, kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre usulüne uygun olarak düzenlenen ve hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmayan raporuna göre sol uyluk atrofisi ve sol ayak bileği inversiyon kısıtlılığı nedeniyle %8malul kaldığı, 9 ayda iyileşebileceği ve 1 ay bakıcı ihtiyacı olduğu, davalı ZMM sigortacısının tüm zararlardan limit kapsamında sorumluluğunun bulunduğu, kaza tutanağı, savcılık dosyasında alınan kusur raporu ile mahkemece alınan ve oluşa uygun kusur raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının kazada ayrıca müterafık kusurunun bulunmadığı yine hatır taşıması koşulunun da bulunmadığı, kazaya sebebiyet veren traktörün ticari kullanıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, mesleki faaliyet kapsamında kullanıldığı anlaşıldığından, yasal faize hükmedilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap