Esas No
E. 2023/1518
Karar No
K. 2025/6083
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2023/1518 K. 2025/6083 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/1518, K. 2025/6083, T. 01.10.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1518
Karar No
2025/6083
Karar Tarihi
01.10.2025
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2023/1518 E.  ,  2025/6083 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2022/24 E., 2023/2 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının reddine, asli müdahillerin davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararın davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Yozgat ili Yerköy ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan eski 73 (yeni 107 ada 76) parsel sayılı ve 37.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalıların murisi (... kızı) ... adına tespit edilmiştir.

Davacı ... dava dilekçesinde; taşınmazın Recep 1277 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında olup taşınmaz üzerinde zilyet olduğunu belirterek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile babası ... mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil Hazine müdahale dilekçesinde; taşınmazın mera olduğunu ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi müdahale dilekçesinde; taşınmazın köyün kullandığı otlakiye olduğunu ileri sürerek, taşınmazın köy adına otlakiye vasfı ile tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "tespit maliki ...'nun baba adının nüfus kayıtlarında ... olduğu, tespit maliki ile tespite esas Teşrini Sani 1323 tarihli ve 17 sıra numaralı tapu kaydında malik olarak görünen ... oğlu ...'un irs ilişkisinin kanıtlanamadığı, tespite dayanak tapu kaydının taşınmaza ait olduğunun belirlenemediği ancak davacı ... ve müştereklerinin dayandıkları tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı ve taşınmazın mera vasfında olmadığı" gerekçesiyle asıl davacının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın payları oranında ... ve ... mirasçıları adına tapuya tesciline, müdahil davacılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğinin açtıkları davaların reddine karar verilmiş; hükmün, davalılar vekili, davacı ... ve ..., müdahil Hazine vekili ve müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/10218 Esas, 2015/11132 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek; tespite esas tapu kaydında malik olan kişinin nüfus kayıt örneklerinin getirtilip davalı ... ile tapu malikinin irsi ilişkisinin kayden belirlenmeye çalışılması, komşu köyler halkından tarafsız, yaşlı, dava konusu taşınmazı iyi bilen yeni üç kişilik mahalli bilirkişi isim listesinin kolluk vasıtası ile temin edilmesi, en eski tarihli hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması, dosya bu şekilde keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde fen bilirkişisi, üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu, komşu köyden ve aynı köyden yerel bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları huzuru ile yeniden keşif yapılması, keşif sırasında tarafların dayandığı tapu kayıtlarının mahalli bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile usulünce uygulanarak çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadıklarının belirlenmeye çalışılması, kayıt uygulamalarının komşu parsel tutanakları ve varsa dayanakları ile denetlenmesi, mahalli bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırların fen bilirkişisine not aldırılarak her bir kayda ait sınırların farklı krokiler üzerinde denetime elverişli şekilde gösterilmesinin sağlanması, davalı ... ile tespite esas tapu kaydı maliki ... oğlu ... arasındaki irsi ilişkinin belirlenmesi bakımından mahalli bilirkişi ve tanıklara soru yöneltilmesi, çekişmeli taşınmazın her iki tapu kapsamında da kalmadığının anlaşılması halinde mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera ya da köy tüzel kişiliğine ait bir yer olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde tespit bilirkişileri dinlenerek çelişkinin giderilmeye çalışılması, ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini ortaya koyan, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi, taşınmazın mera vasfında olup olmadığını izah eden ve taşınmazın farklı yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içeren rapor alınması, gerektiğinde hava fotoğrafları jeodezi veya fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek büro ortamında stereoskopla incelemesi sağlanarak taşınmazın hava fotoğraflarının çekildiği tarihteki niteliği ve kullanımı hususlarında rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi, kabule göre de, davacıların taşınmazın yakın miras bırakanları ... mirasçıları adına tescilini istemelerine ve amcaları olan ... tarafından açılmış bir dava bulunmamasına rağmen çekişmeli taşınmazın 1/2 hissesinin dava dışı ... adına tesciline karar verilmiş olmasının da isabetsiz olduğuna" değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile taşınmazın tespitine esas alınan tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı ancak taşınmaz üzerinde davacı ile davalılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu" gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, 107 ada 76 (eski 73) nolu parsele yönelik tespitin iptaline, 10.05.2018 havale tarihli harita mühendisi bilirkişinin ek raporunda ve ekli krokisinde (B) harfi ve yeşil renk ile gösterilen 22.995,88 metrekarelik kısmın tarım arazisi olarak Yerköy Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/545 Esas, 2018/532 Karar sayılı veraset ilamına göre ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 14.517,07 metrekarelik kısmın aynı ada ve en son parsel numarası verilmek suretiyle tarım arazisi olarak tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, müdahil ... Köy Tüzel Kişiliği ile müdahil Hazinenin davasının reddine karar verilmiş; hükmün, müdahil Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, müdahil Hazine vekili, davacı ... ve davalı ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 07.03.2022 tarihli ve 2021/11316 Esas, 2022/1991 Karar sayılı ilamıyla; "İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun dosya kapsamına uygun düşmediği belirtilerek, davacı ...'in, dava konusu taşınmazın Recep 1277 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasına dayanarak dava açtığı, Hazine'nin, taşınmazın mera olduğu iddiası ile ... Köyü Tüzel Kişiliği ise taşınmazın köye ait otlakiye olduğu istemiyle davaya katıldıkları, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifler sırasında davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile davalıların savunmalarında belirttikleri tespite esas T.sani 1323 tarihli ve 17 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kabulünün yerinde olduğu ve uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, aşamalarda dinlenen mahalli bilirkişilerce, dava konusu taşınmazı köylülerin hayvan otlatmak amacıyla kullandıkları ve taşınmazın davalılar tarafından kullanılmadığı gibi davacı tarafın ise taşınmazı 25-30 seneden beri kullanmakta olduğu beyan edilmiş olup tespit tarihi olan 1976 tarihinden geriye doğruya zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığının dosya kapsamı ile belirlenmekle, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı, hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davacının davasının reddine, müdahil Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin davasının kabulü ile taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş; davacı ... tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairenin 05.09.2022 tarihli ve 2022/4620 Esas, 2022/6683 Karar sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "davacı tarafın dayandığı tapu kaydı ile davalıların savunmalarında belirttikleri tespite esas T.sani 1323 tarihli ve 17 sıra numaralı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsamadığı, davacının dahi taşınmaz üzerindeki kullanımının 25-30 yıl öncesine dayandığını söylediği, tespit tarihi olan 1976 tarihinden geriye doğruya zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı" gerekçesiyle davacının davasının reddine, müdahil Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğinin davasının kabulüne, yeni 107 ada 76 (eski 73) numaralı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog