44. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 44. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1020
- Karar No
- 2025/1117
- Karar Tarihi
- 18.09.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1020
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 24/06/2025 ara karar
NUMARASI : 2025/119 E.
DAVANIN KONUSU: Tecavüzün Mevcut Olmadığının Tespiti İstemli
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ciddi ve fiili girişim olarak TPMK nezdinde 2024/... (1) sayılı tasarım tescili için başvuruda bulunduğunu, davalının bu tasarım başvurusuna itiraz ettiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından noterlik vasıtasıyla söz konusu tasarım tescil başvurusu kapsamında kalıbın hazırlatıp üretime hazır hale getirdiği saksı hakkında davalı tarafça görüş bildirilmesinin talep edildiğini davalı tarafça bir ay içinde cevap verilmediğini, müvekkilinin davalı tarafın tasarımından TPMK nezdinde ki 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 nolu tescil başvurusu kapsamında yaptığı itirazla haberdar olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 tescil numaralı tasarımını davalı tarafın tasarımından değil; hem ... ...'in 2016/06327 nolu tasarım tescilinden, hem de ... ...' in 2006 yılında kamuya sunduğu ... kodlu saksısından tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında esinlenerek üretim yapmak için kalıp hazırlatmış, saksıları üretim yapıp satış yapma aşamasına geldiğini, SMK madde 154 uyarınca müvekkili tarafından ciddi ve fiili girişim olarak TPMK nezdinde ki 10.07.2024 tarih ve 2024/ ... çoklu tasarım 1 nolu tasarım tecil başvurusu kapsamında kalıbını hazırlatıp üretime hazır hale getirilen saksı modelinin, davalının TPMK nezdinde ki 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 çoklu tasarım 3 nolu saksı tasarımına tecavüz teşkil etmediğinin açıkça ortada olduğunu iddia ederek, dava konusu tasarım tescilinin üçüncü kişilere devredilmesinin ve davalının bu tasarım tescilinden doğan haklarını müvekkiline, müvekkilinin müşterilerine ve üçüncü kişilere ileri sürmesinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 24/06/2025 tarihli ara kararı ile;6100 sayılı HMK’nın 390. maddesinin 3. fıkrasına göre ihtiyati tedbir dilekçesinde bulunması gereken bazı hususlara yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. O halde ihtiyati tedbir talep eden taraf ihtiyati tedbire ilişkin vakıaları göstermeli, ihtiyati tedbir talebini haklı kılacak delilleri belirterek dilekçesine eklemeli ve talep ettiği ihtiyati tedbir türünü göstermelidir. Dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilerek," Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ciddi ve fiili girişim olarak TPMK nezdinde 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 nolu tescil başvurusu kapsamında saksı kalıbını hazırlatıp üretime hazır hale getirdiğini, davalı ... ... Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi müvekkilinin 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 nolu başvurusuna itiraz ettiğini, müvekkili Büyükçekmece 25. Noterliğinden ... yevmiye numaralı ve 08/05/2025 tarihli ihtarname ile ciddi ve fiili girişim olarak 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 nolu tescil başvurusu kapsamında kalıbını hazırlatıp üretime hazır hale getirdiği saksı hakkında SMK 154 uyarınca davalı tarafça görüş bildirmesini talep ettiğini, davalının cevap vermemesi üzerine müvekkilinin dava açtığını, müvekkili 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 tescil numaralı tasarımını davalı tarafın tasarımından değil; hem ... ...' in 2016/06327 nolu tasarım tescilinden, hem de ... ...' in 2006 yılında kamuya sunduğu ... kodlu saksısından tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında esinlenerek üretim yapmak için kalıp hazırlattığını, saksıları üretim yapıp satış yapma aşamasına geldiğini, ... ...'in 28.09.2016 tarih ve 2016/06327 nolu tescilinin ve k ...'in 2006 yılında kamuya sunduğu ... kodlu saksısı davalı taraf tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaldırdığında hükümsüzlük şartı oluştuğunu, Müvekkile ait TPMK nezdinde ki 10.07.2024 tarih ve 2024/... çoklu tasarım 1 nolu tasarım ile davalı tarafın TPMK nezdinde ki 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 çoklu tasarım 3 nolu tasarımı arasında benzerlik dahi bulunmadığını, müvekkiline ait tasarımı yeni ve ayırt edici olduğunu, tasarımların tecavüz teşkil etmediğinin açık olduğunu, ihtiyati tedbir şartları oluşmuşken taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davalı taraf davayı sürüncemede bırakmak için dava derdest iken tasarımı devretme, taraf teşkilini sağlanmayı imkansızlaştırma durumu olduğunu, TPMK sicilinde de tedbir olmadığı için sicile güven ilkesi gereği davalının tasarımını 3. kişilere devretmesi halinde dava konusu tasarımı devralacak iyiniyetli 3. kişilerin haklarının zedelenme durumu ortaya çıkacağını, ihtiyati tedbirin teminatsız olarak usulen ve resen konulması gerekirken ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu,HMK 389 vd uyarınca davada haklılıklarını ispatladıklarını, dava boyunca davalının TPMK nezdinde ki 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 çoklu tasarım 3 nolu tasarım başvurusu kötü niyetli olduğundan SMK uyarınca tasarımdan doğan haklarını: müvekkile, müvekkilin müşterilerine ve 3. kişilere karşı kullanmaması / ileri sürmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken bu yöndeki taleplerinin reddinin usulsüz olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme ara kararının kaldırılarak davalının 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 çoklu tasarım 3 nolu tescili 3. kişilere devretmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dava boyunca davalının TPMK nezdinde ki 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 çoklu tasarım 3 nolu tasarım başvurusu kötü niyetli olduğundan SMK uyarınca tasarımdan doğan haklarını: müvekkile, müvekkilin müşterilerine ve 3. kişilere karşı kullanmaması / ileri sürmemesi için teminatsız olarak veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Bakırköy 2.FSHHM 'nin 2025/119 Esas 2025/140 Karar sayılı dosyasında dava konusunun davalı adına tescilli 2018/00434(3) tescil nolu tasarımın hükümsüzlüğü davası olduğu ve mahkemece birleştirme kararı ile davanın Bakırköy 1.FSHHM 'nin 2025/119 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkeme 24/06/2025 tarihli ara kararı ile birleşen marka hükümsüzlüğü davası yönünden teminat karşılığında tasarımın üçüncü kişilere devir ve temliğinin önlenmesine karar verilmiştir.İstinafa konu 24/06/2025 tarihli ara kararı ile asıl dava yönünden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. 6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacının asıl davada, Dava boyunca davalının 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 (3) nolu çoklu tasarımın 3. kişilere devretmemesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve dava boyunca davalının TPMK nezdinde ki 23.01.2018 tarih ve 2018/00434 (3) nolu çoklu tasarımın başvurusu kötü niyetli olduğundan SMK uyarınca tasarımdan doğan haklarını: müvekkile, müvekkilin müşterilerine ve 3. kişilere karşı kullanmaması / ileri sürmemesi için teminatsız olarak veya makul bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, asıl dava konusunun davacının davalının tasarımına tecavüz etmediğinin tespiti davası olduğu, bu davada tasarımın üçüncü kişilere devir ve temliğinin önlenmesi, davalının tescilli tasarımının davacıya ve müşterilerine karşı ileri sürülmesinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/06/2025 tarih ve 2025/119 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025