Aramaya Dön

Danıştay 12. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/3083
Karar No
K. 2024/3718
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2024/3083 E.  ,  2024/3718 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No: 2024/3083
Karar No: 2024/3718
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ: Av. ...

2.... Valiliği

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: ... ... Hastanesinde sürekli işçi kadrosunda görev yapan davacının, 375 sayılı KHK'nın Geçici 23 ve 24'üncü Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esasların 41. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca re'sen emekliye sevkedilmesine ilişkin Van Valiliği İl Sağlık Müdürlüğünün ... tarih ve E-... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 23. madde kapsamına giren işçilerden, anılan madde ile tanınan sürekli işçi kadrolarına geçiş hakkından yararlananların istihdam süresinin hiçbir şekilde emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığını kazanma tarihini geçemeyeceğinin açık olduğu, Van Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 12/11/2021 tarihli yazısından, davacının re'sen emekliliğe sevk edildiği tarih itibarıyla 51 yaş, 5450 gün, 25 yıl sigortalılık şartlarını yerine getirdiğinin ve yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespit edildiğinin anlaşıldığı belirtilerek re'sen emekliliğe sevkine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin, davacının emekliye sevk edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümleri uyarınca tesis edildiği, 7438 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte, kanun hükümlerinin geçmişe (emekliye sevk edilen işçilere ) uygulanacağına ilişkin bir düzenleme getirilmediği, işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuatta, işçi kadrosuna geçirilen işçilerin istihdam sürelerinin hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemeyeceği hükmünün açık olarak düzenlenmiş olduğu, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işleme dayanak kanuni düzenlemenin dava tarihinden sonra yürürlükten kaldırıldığı, dolayısıyla işlemin sebep unsurunun ortadan kalktığı belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare Sağlık Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin mevzuata uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmakta olup diğer davalı idare tarafından ise savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Davacının adli yardım talebi İdare Mahkemesince kabul edildiğinden temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 24/09/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :

Dava; ... ili, ... Hastanesinde taşeron firma işçisi olarak çalışmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, anılan Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. ve 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 41. maddesinin ikinci fıkrasındaki ''Bu şekilde işçi statüsüne geçirilenlerin istihdam süresi hiçbir şekilde emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığını kazanma tarihini geçemez.'' hükmü uyarınca resen emekliye sevkine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ''İdari dava türleri ve idari dava yetkisinin sınırı'' başlıklı 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ve idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları idari dava türleri olarak sayılmış; ''Dilekçeler üzerine ilk inceleme'' başlıklı 14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçelerinin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından; görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği belirtilmiş; ''İlk inceleme üzerine verilecek karar'' başlıklı 15. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (a) bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddedileceği kurala bağlanmıştır. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Görev" başlıklı 5. maddesinde, "İş mahkemeleri; a) 5953 sayılı Kanun'a tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanun'a tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/1/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, b) İdari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanun'un Geçici 4. maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, c) Diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara, ilişkin dava ve işlere bakar." hükmüne yer verilmiştir.

Yine 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "İstihdam şekilleri" başlıklı 4. maddesinde, "Kamu hizmetleri; memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler eliyle gördürülür.(...) (A), (B) ve (C) fıkralarında belirtilenler dışında kalan ve ilgili mevzuatı gereğince tahsis edilen sürekli işçi kadrolarında belirsiz süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan sürekli işçiler ile mevsimlik veya kampanya işlerinde ya da orman yangınıyla mücadele hizmetlerinde ilgili mevzuatına göre geçici iş pozisyonlarında altı aydan az olmak üzere belirli süreli iş sözleşmeleriyle çalıştırılan geçici işçilerdir. Bunlar hakkında bu Kanun hükümleri uygulanmaz." kuralına yer verilmiştir. 657 sayılı Kanun'da ilk üç istihdam şeklinin dışında kalan kişiler olarak belirtilen işçiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağına işaret edilmek suretiyle, kamu kurum ve kuruluşlarında statü hukuku dışında kalan istihdam şekli de benimsenmiş olup, kamuda çalışan işçiler hakkında özel bir yasal düzenleme de öngörülmemiş bulunduğundan, bunların iş hukukuna tabi oldukları kuşkusuzdur.

Uyuşmazlıkta, taşeron kadrodan 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23. maddesi uyarınca 02/04/2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, 4857 sayılı İş Kanunu'na göre çalışmakta olduğu, davalı idare ile davacı arasındaki hukuki ilişki, anılan Kanun'a tabi hizmet sözleşmesine dayalı olarak kurulmuş bir iş hukuku ilişkisi niteliğini taşıdığından, davacının resen emekliye sevkine ilişkin işlemin, idarenin yetkili organı tarafından işveren sıfatıyla tesis edilmiş bir özel hukuk işlemi olduğu, aksine bir düşüncenin, işverenin salt bir kamu kuruluşu olması nedeniyle, statü hukukuna tabi olmayan personeli hakkındaki tüm yazılı irade beyanlarının idari işlem niteliğinde görülerek, özel hukuk alanına dahil bulunan uyuşmazlıkların da idari yargı denetimine tabi kılınması sonucunu doğuracağı açıktır.

Bu durumda, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'na veya 11/01/2011 tarih ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına iş mahkemelerinin bakacak olması karşısında; 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 23 ve 24. Maddelerinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar'ın 41. maddenin ikinci fıkrası uyarınca tesis edilen resen emekliye sevk işleminin görüm ve çözüm yerinin genel hükümler kapsamında iş mahkemeleri olduğu sonucuna varılmıştır.

Bu nedenle, davanın görev yönünden reddi gerekirken, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle karar verilmesinde hukuki isabet görülmediğinden, davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklama eklenerek reddi yolundaki temyize konu kararın bozulması gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.