Danıştay 10. Daire Başkanlığı
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/923 E. , 2024/2960 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davalı idare bünyesinde muayene memuru olarak görev yapmakta iken istifa eden davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafına gümrük müşavirliği izin belgesi verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi, Tasfiye ve Döner Sermaye Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI :
Davacı tarafından, 4458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihi itibarıyla 10 yılı aşkın hizmetinin bulunduğu, Genel Müdürlük makamının onayı ile 15 günlük bir süre Mardin Gümrük Müdürlüğü gümrük müdürü makamına vekalet ettiği, mevzuat gereği vekaleten yüksek görevlerde bulunmasının yeterli olduğu, tedviren atamanın kanuni bir dayanağı olmadığı, vekilin asilde aranan şartları sağlaması koşulunun vekaleten atama için değil vekalet aylığına hak kazanabilmek için olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin REDDİNE,
2.Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... İdari Dava Dairesi nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...
İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/09/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X)-KARŞI OY : 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrası gereğince; gümrükte 10 yıl çalışmış ve başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurluk veya muayene memurluğundan daha yüksek görevlerde bulunmuş olanlar sınava tâbi olmaksızın Gümrük Müşavirliği İzin Belgesi alabileceklerdir.
Davacının, "başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurluk veya muayene memurluğundan daha yüksek görevlerde bulunmuş olmak" koşulunu sağlayıp sağlamadığı hususuyla ilgili olarak, 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrasında daha yüksek görevlerde bulunmuş olmak yeterli görülmüş, bu görevin asaleten veya vekâleten yürütülmüş olması bakımından bir ayrım yapılmadığı gibi daha yüksek görevde bulunmanın belli bir süre devam etmesi koşulu da aranmamıştır.
Bu durumda, 4458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihi itibarıyla 10 yılı aşkın bir süre muayene memurluğu yapan ve bu süre içerisinde bir ara vekâleten daha yüksek görevde de bulunan davacının, 4458 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin 3. fıkrasının atıfta bulunduğu 1615 sayılı Kanun'un 167. maddesinin 2. fıkrası uyarınca sınava tâbi olmaksızın gümrük müşavirliği izin belgesi alma hakkı bulunduğu açıktır. Bu nedenle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum. (XX)-KARŞI OY :
Bakılan dava, davalı idare bünyesinde muayene memuru olarak görev yapmakta iken istifa eden davacı tarafından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrası uyarınca tarafına gümrük müşavirliği izin belgesi verilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı Ticaret Bakanlığı Risk Yönetimi, Tasfiye ve Döner Sermaye Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmış olup, ... İdare Mahkemesince, Genel Müdür Olur işleminde her ne kadar "vekaleten" ibaresi kullanılmış ise de söz konusu görevlendirmenin vekaleten değil tedviren görevlendirme niteliği taşıdığı, ayrıca vekaleten görevlendirmelerde vekilin asil için aranan şartları taşıması gerektiği yönündeki koşulun da davacı açısından gerçekleşmediği anlaşıldığından, sınavsız olarak adına gümrük müşavirliği izin belgesi düzenlenmesi açısından mevzuatta yer alan bir üst görevde bulunma şartını taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karara davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince reddedilmiştir. 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 5. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, yürürlükten kaldırılan 1615 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrası ile 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre gümrük komisyoncusu veya gümrük komisyoncu yardımcısı olmaya hak kazananların görevlerinden istifa etmelerini veya emekli olmalarını müteakip, kendilerine bu Kanun hükümlerine göre gümrük müşavirliği veya gümrük müşavir yardımcılığı izin belgesi verilir." hükmüne yer verilmiştir.
Mülga 1615 sayılı Gümrük Kanunu'nun 167. maddesinin 2. fıkrasında; "Gümrükte en az onbeş yıl çalışıp da bunun üç yılını başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurlukta veya muayene memurluğunda geçirenlerden gümrük tatbikat kursundan mezun olanlarla, keza gümrükte on yıl çalışmış ve daha yüksek görevlerde bulunmuş olanlar tahsil ve imtihan kaydına tabi değildir." hükmü yer almıştır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Vekâlet görevi ve aylık verilmesinin şartları" başlıklı 86. maddesinin 1. fıkrasında, memurların kanunî izin, geçici görev, disiplin cezası uygulaması veya görevden uzaklaştırma nedenleriyle işlerinden geçici olarak ayrılmaları hâlinde yerlerine kurum içinden veya diğer kurumlardan veya açıktan vekil atanabileceği, aynı maddenin sondan bir önceki fıkrasında ise, yukarıda sayılan hâller dışında, boş kadrolara ait görevlerin lüzum görüldüğü takdirde memurlara ücretsiz olarak vekâleten gördürülebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihi itibarıyla gümrükte herhangi bir görevde en az on yıl çalışmış ve başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurluk veya muayene memurluğundan daha yüksek görevlerde bulunmuş olanların sınava tâbi olmaksızın gümrük müşavirliği izin belgesi alabilecekleri açıktır. Dava konusu olayda; davacının, 29/01/1990 tarihinden 4458 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05/02/2000 tarihine kadar 10 yılı aşkın bir süre gümrük muayene memurluğu yaptığı hususu taraflar arasında ihtilâfsızdır.
Davacının, diğer koşul olan "başmemurluk veya aynı dereceye muadil memurluk veya muayene memurluğundan daha yüksek görevlerde bulunmuş olmak" koşulunu sağlayıp sağlamadığı hususunda ise; davacının 17/06/1992-02/07/1992 tarihleri arasında Mardin Gümrük Müdürlüğünde gümrük müdürü olarak vekaleten görevlendirildiği, bu göreve atanmadığı görülmekle, bu haliyle daha yüksek görevde bulunmuş olma şartını taşımadığından, talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık, davacının vekaleten atanma şartlarını sağlamadığı gerekçesiyle verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu nedenle, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu gerekçeyle onanması gerektiği oyu ile aksi yöndeki Daire kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.