6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2025/1945 E. , 2025/3235 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl dosyada şikayetçi ... vekili ve birleşen dosyada şikayetçi ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Asıl dosyada şikayetçi vekili dilekçesinde; şikayet dışı borçluya ait taşınmazların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde müvekkilinin ilk sıradaki dosyası ile şikayet olunan kamu alacakları arasında garame yapıldığını, müvekkilinin sıra certvelinin 2. sırada yer verilen dosyasına pay ayrılmadığını, müvekkinin haciz tarihlerinin şikayet olunan kamu alacaklarının hacizlerinden önce olduğunu, bu nedenle müvekkili dosyalarına ödeme yapılması gerektiğini, kamu alacakları ile garame yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
Birleşen dosyada şikayetçi vekili şikayet dilekçesinde; müvekkilinin şikayet dışı borçludan olan alacağının tahsili için ihtiyati haciz kararı alarak takip yaptıklarını, borçlunun taşınmazlarına konulan ihtiyati haczin kesin hacze dönüştüğünü, borçluya ait taşınmazların satıldığını, düzenlenen sıra cetvelinde birtakım yanlışlıklar yapıldığını, bazı alacaklıların alacağının olduğundan fazla gösterildiğini, müvekkilinin alacaklı olduğu dosyadan konulan haczin düştüğünden bahisle sıra cetvelinde altıncı sırada yer verildiğini, İİK 107. maddesi gereğince müvekkilinin ayrıca satış istemesine gerek olmadığını, haczinin ayakta olduğunu ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve şikayet etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen dosyalarda şikayet olunanlar vekilleri cevap dilekçelerinde; asıl ve birleşen şikayetlerin reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Konya 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli ve 2012/1037-1032 Esas, 2013/367-378 Karar sayılı kararları ile şikayete konu sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Konya 3.
İcra Hukuk Mahkemesinin 18.04.2013 tarihli ve 2012/1037-1032 Esas, 2013/367-378 Karar sayılı kararlarının süresi içinde şikayet olunanlar vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 21.10.2013 tarih, 2013/4985-5413 Esas, 2013/6392-6393 Karar sayılı ilamları ile; aynı sıra cetveline karşı, aynı yer sayılan mahkemelerde açılmış başka davalar da olup, olmadığı araştırılıp, varsa birbiriyle bağlantılı olduğunun kabulü ile önce esas kaydı yapılan dosya üzerinde işbu davanın birleştirilmesi, önce açılan davanın bu dava olduğunun tespiti halinde diğer davaların bu dava ile birleşmesinin beklenmesi, mahkemelerince birleştirme kararı verilmemesi halinde davaların sonuçlarının beklenmesi, aynı yer sayılmayan mahkemelerde açılmış başka davalar olması halinde ise, yine o davaların da sonuçlarının beklenmesi gerektiği belirtilerek, yerel mahkeme kararları bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 2013/1271 E., 2022/549 K. sayılı belirtilen kararıyla, bozma ilamı kapsamında irtibatlı görülen şikayet dosyaları birleştirilmek suretiyle yapılan yargılamada sıra cetvelinde ilk sıranın kesinleşen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1060 E., 2019/744 K. sayılı ilamı gereğince birleşen dosya şikayetçisinin alacaklı olduğu takip dosyasına ait olduğu, AATUHK'nın 21. maddesi uyarınca kamu hacizlerinin ilk hacze iştiraki ile garameten paylaşım yapılması gerektiği belirtilerek, asıl dosyada şikayetin reddine, birleşen dosyada şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir.
C. 2. Bozma Kararı
Mahkemenin 03.10.2022 tarih, 2013/127 E., 2022/549 K. sayılı kararına karşı süresinde asıl dosyada şikayetçi/birleşen dosyada şikayet olunan ... vekili temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 21.09.2023 tarih ve 2022/5295 E ve 2023/2901 K sayılı kararı ile hem sıraya ve hem de alacağın esas ve miktarına yönelik itirazların birlikte ileri sürülmesi halinde mahkemece kural olarak, önce sıraya yönelik uyuşmazlığın çözülmesi, bu itirazın yerinde olmadığının anlaşılması halinde ise, davalı alacağının varlığına ve miktarına yönelik itirazın incelenmesi geektiği, mahkemece bozmaya uyulduğu halde; bozma gerekleri yerine getirilmeksizin, aynı sıra cetveline karşı açılmış olan Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/1060 Esas sayılı itiraz davası ile işbu davanın birleştirilmesi yoluna gidilmeden, yargılamaya devam edildiği, bu dosyada verilen, muvazaa nedenine dayalı (esasa dair) sıra cetveline itiraza ilişkin karar kesinleşmiş ise de, öncelikle işbu şikayet dosyası kapsamındaki, sıraya itiraz yönünden inceleme yapılmamış olması nedeniyle bu sıra cetveli açısından kararın sonuca etkili olmayacağı, birleşen dosyada şikayetçinin 28.09.2009 tarihli haczinin 2 yıllık yasal sürede satış istenmeyip avans da yatırılmamış olması sebebiyle, 08.06.2012 olan satış tarihi itibariyle düşmüş olduğu bu durumda birleşen dosyada şikayetçinin haczi ayakta olmadığından, muvazaa nedenine dayalı itiraz davasında şikayetçi lehine kurulmuş olan hüküm, işbu şikayet dosyası ve şikayete konu sıra cetveli bakımdan kazanılmış hak teşkil etmeyeceği, mahkemece birleşen şikayetin reddi ile asıl şikayetin esastan incelenmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı grekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilâmı doğrultusunda alınan 18.07.2022 tarihli raporda kamu alacakları yönünden AATUHK'nun 21. maddesinin uygulanması gerektiği bu sebeple asıl dosyada şikayetçi tarafın itirazlarının yerinde olmadığı, Birleşen dosya bakımından ise Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 21.09.2023 tarihli 2022/5295 Esas, 2023/2901 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere birleşen dosyada şikayetçinin 28.09.2009 tarihli, haczinin 2 yıllık yasal sürede satış istenmeyip avans da yatırılmamış olması sebebiyle, 08.06.2012 olan satış tarihi itibariyle düşmüş olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen dosyalarda şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl dosyada şikayetçi...vekili temyiz dilekçesinde; borçlunun mallarına ilk haciz koyan alacaklı müvekkili olmasına rağmen, sıra cetvelinde kamu alacakları olan SGK ve Vergi Dairesi alacaklarına öncelik tanındığını, müvekkiline hiçbir pay ayrılmadığını, haciz tarihi itibarıyla öncelik kuralının geçerli olduğunu, haciz tarihine göre müvekkilin alacağının önde yer alması gerektiğini, Yargıtay bozma kararında, birleşen dosyaya ilişkin haczin düşmüş olduğu belirtilmiş ve mahkeme bu görüşe uymuş, ancak asıl dosya yönünden yapılan haczin düşmesine ilişkin herhangi bir açık tespit veya gerekçe bulunmamadığını mahkemece asıl dosya ile birleşen dosya arasında haczin geçerliliği yönünden ayrım yapılmaksızın toptancı bir değerlendirme yapıldığını, bunun kararın gerekçesini sakatladığını, müvekkilin usulüne uygun biçimde satış talebinde bulunduğu, işlemlere devam edildiği ve ilgili ödemelerin yapıldığını, bu hususlar dikkate alınmaksızın verilen ret kararının usul ve yasaya olduğunu beyan etmiştir.
Birleşen dosyada şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde borçlunun taşınmazları üzerine 23.07.2009 tarihinde ihtiyati haciz işlemi tesis edildiğini, ihtiyati hacizin 23.09.2009 tarihinde kesin hacze dönüştüğünü, mahcuz taşınmazların satışının istenmesi gereken 2 yıllık sürenin bu tarihten itibaren başladığını, müvekkilin haczinin ayakta olmasıan rağmen garameten paylaştırmaya dahil edilmediğini, müvekkilinin hem sıraya hem de alacağın esasına ilişkin olarak, sıra cetveline itiraz davası ikame ettiğini, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/1060 E., 2019/744 K. sayılı dosyasında açılan muvazaa nedeniyle sıra cetveline itiraza ilişkin davanın kabulüne karar verilerek ilk iki sıradaki alacakların sırasının iptaline ve müvekkilinin alacağının ilk sıraya alınmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, Yargıtay tarafından satış talep tarihi ve satış tarihi ile alakalı hatalı yorum yapılarak müvekkilinin satış tarihi itibariyle haczinin düştüğün belirtildiğini, yargılama sırasında alınan 24.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; müvekkili haczinin ayakta olduğunun tespit edildiğini,
İİK'nun 264. maddesinin ve özellikle de 107. maddesinin gözden kaçırıldığını ya da göz ardı edildiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetveline itiraz istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl dosyada şikayetçi ... vekili ve birleşen dosyada şikayetçi ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl şikayetçi.... vekili ve birleşen dosyada şikayetçi ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Şikayet olunan-karşı şikayetçi ...'dan alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden şikayetçiye yükletilmesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.