11. Hukuk Dairesi 2025/581 E. , 2025/6013 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "...", "... ... ", "... ..." "... ." ibareli tescilli tanınmış markaları bulunduğunu, davalının "... ." ibareli başvurusuna anılan markalara dayalı olarak yapılan itirazın nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, dava konusu marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunduğunu, müvekkilinin markalarında yer alan "..." ibaresi ile dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin birebir aynı olduğunu, "..." ibaresinin müvekkili ile özdeşleştiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markalarının tanınmışlığından faydalanmak amacıyla kötüniyetli yapıldığını ileri sürerek 2021/M-5987 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığı ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, markalar arasında benzerlik bulunmadığından davacının “tanınmışlık” iddiasının sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığı, başvuruda yer alan şekil unsurunun da "..." harfini andırmadığı, aksinin kabulünde dahi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamaları doğrultusunda harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı ve esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına harflerin tescilinin mümkün bulunduğu, bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, dava konusu başvuruda yer alan şeklin davacının markalarında yer alan "..." ibaresinden düzenleme biçimi biçimlendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı olduğu, markalar benzemediğinden davacının markalarının tanınmış olup olmadığının sonuca etkili görülmediği, ayrıca davacı davalı Kurum nezdindeki itirazlarında kötüniyet iddiasına dayanmamakla birlikte dava dilekçesinde ileri sürdüğü kötüniyet iddiasının dava konusu başvuru tescil edilmediğinden incelenmesinin de sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava,YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.