Aramaya Dön

Danıştay 4. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/5922
Karar No
K. 2024/6693
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2023/5922 E.  ,  2024/6693 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

DÖRDÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2023/5922
Karar No: 2024/6693
TEMYİZ EDEN TARAFLAR: 1- (DAVALI) ... Valiliği

( ... İl Müdürlüğü ... Başkanlığı)

VEKİLİ: Av. ...

2.(DAVACI) ... İşletme ve Ticaret Anonim Şirketi

VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : İstanbul ili, Fatih ilçesi, ... ada, ... parselde (...) 284,00 m²'lik kısmında kafeterya ve müştemilatı olarak davacı tarafından fuzulen işgal edildiğinden bahisle 26/05/2017-10/09/2020 tarihleri arası dönem için 206.309,61-TL ecrimisil tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... gün ve ... sayılı ecrimisil ihbarnamesinin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının taşınmazda işgalci olduğu, nitekim önceki dönem için de davacıdan ecrimisil istenildiği ve bunun dava konusu yapıldığı, bu sebeple yargı kararıyla belirlenen önceki dönem ecrimisil bedeli de dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın işgal dönemi için 193.033,45-TL ecrimisil getirisinin olabileceğinin anlaşılması karşısında, dava konusu ecrimisil ihbarnamesinin 13.276,16-TL'lik kısmında hukuka uyarlık, 193.033,45-TL'lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin 13.276,16-TL'lik kısmının iptaline, 193.033,45-TL'lik kısım bakımından ise davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı şirketin fuzuli şagil olmadığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü ile aralarında dava konusu taşınmaz olan 89 parseli içerisine alan kira sözleşmesi ve ek protokolün mevcut olduğu, halen taşınmazda kiracı konumunda olduğunu, buna göre her ay Kültür ve Turizm Bakanlığı DSİMM tarafından gönderilen kira faturaları uyarınca kira ödemeleri yaptığını ve bu hususların defter kayıtları ile sabit olduğunu, hakkında ecrimisil ihbarnamesi düzenlenmesinin mükerrer ödeme yapılmasına neden olduğu, ecrimisil ihbarnamesinin şekil bakımından sakat olduğu ve hesaplanan ecrimisil bedelinin fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Dava konusu ecrimisil ihbarnamesin hukuka aykırı olmadığı, ilgili kanun ve yönetmeliklere uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. (X) KARŞI OY : 2886 sayılı Devlet İhale Yasası'nın 75. maddesinde, Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek veya tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden ecrimisil istenileceği; ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazine'nin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği gibi, fuzuli şagilin kusurunun da aranmayacağı belirtilmiştir.

Bu düzenlemeye göre kendisinden ecrimisil alınacak olan fuzuli şagil, kusurlu olup, olmadığına bakılmaksızın, kendisine ait olmayan taşınmazın, yani Hazine taşınmazının zilyetliğini, sahibinin rızası ve muvafakatı olmaksızın, başka bir ifadeyle idarenin izni dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişileri ifade etmektedir.

Diğer yandan 2886 sayılı Yasa'nın 75. maddesine göre ecrimisil tutarını belirleyerek, bunu işgalciden tahsil etmekle yetkili idare, 178 sayılı KHK uyarınca Hazine'nin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar üzerinde tasarrufta bulunmaya yetkili olan Maliye Bakanlığıdır. Bu tasarruf yetkisi ise Devlet aygıtı içinde görev ve işbölümünü ifade etmekten ibarettir. Dolayısıyla Maliye Bakanlığınca Hazine taşınmazının tahsis edilmemiş olmasına karşılık, söz konusu taşınmazın, kuruluşuna ilişkin hukuksal düzenlemeler gereğince bir kamu tüzel kişisine yüklenen hizmetin yerine getirilmesine ister hukuken, ister fiilen özgülendiği durumlarda, idarenin bütünlüğü ilkesi de gözetilerek, bu kamu tüzel kişisinin işgalci olduğundan ve ecrimisil ödeme yükümlülüğü bulunduğundan söz etmeye olanak bulunmamaktadır. Hatta aynı kamu tüzel kişisi üstlendiği hizmetin görülmesi için kendisine tanınan yetki çerçevesinde, bu taşınmazı geçerliliğini sürdüren bir hukuksal ilişki kurarak bir gerçek kişiye veya tüzel kişiye kullandırıyor ve karşılığında bütçeleştirdiği bir gelir elde ediyor ise, kira parası ödeyen bu kişilerin aynı zamanda işgalci olarak nitelendirilerek ve ödediği tutarı kiraya veren kamu tüzel kişisine rücu edebileceği düşüncesiyle ecrimisil ödemekle yükümlü tutulmasının idareye güven, idari istikrar ve hukuk güvenliği ilkeleriyle bağdaştırılması olanaklı değildir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, davacı tarafından işgal edildiği öne sürülen taşınmazın; Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü'nün özel mülkiyetinde olmadığı, tapu kayıtlarında Hazineye ait olduğu, söz konusu taşınmazın bulunduğu alanın Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü tarafından davacıya kiralandığı, kira ilişkisinin 22.02.2017 tarihinden itibaren ve çekişme olmadan sürdüğü görülmektedir.

Bu durumda, ecrimisil tahakkukuna konu taşınmazı bir kamu tüzel kişisi olan Kültür ve Turizm Bakanlığı Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğünden kira sözleşmesi yapılmak suretiyle idareye güven ilkesi uyarınca kullandığı açık olan davacı şirketin taşınmazdaki tasarrufundan dolayı fuzuli şagil olarak nitelendirilemeyeceği ve davacının kirasını ödemek suretiyle kullandığı taşınmaz için ayrıca ecrimisil adı altında ikinci bir bedel ödemeye de zorlanamayacağı ve ayrıca taşınmazın yetkisiz kamu idaresi tarafından kiraya verilerek kullanımından ötürü idarenin fayda elde ettiği, dolayısıyla bu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçeleriyle davacıdan ayrıca ecrimisil istenilmesinin hukuken mümkün olmadığı dikkate alındığında davanın reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet bulunmadığından anılan kararın bozulması gerektiği görüşüyle Dairemizce aksi yönde verilen karara katılmıyorum.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.