5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı firma arasında 06.10.2022 yürürlüğe giriş tarihli web sitesi geliştirme ve bakım sözleşmesi imza altına alındığını, sözleşme konusunun ise müvekkili tarafından davalıya ait olan ... web sitesinin geliştirme ve bakımı işine ilişkin olduğunu, kısaca müvekkilinin, taraflar arasında kurulan sözleşme ile davalıya ait web sitesinin geliştirilmesi ve bakımına ilişkin yazılım hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, işbu sözleşme ve ekleri kapsamında müvekkili tarafından üzerine düşen sorumlulukların fazlasıyla yapıldığını, ancak müvekkili tarafından kesilen 14.05.2024 tarihli 7.488 USD değerindeki (Kdv dahil 237.088,00 TL) faturanın davalı şirket tarafından ödenmediğini, davalı firmaya faturanın e-fatura olarak tebliğ edildiğini, davalının 8 günlük süresi içinde işbu faturaya itiraz da etmediğini, buna göre davalının kesilen fatura içeriğini kabul etmiş olduğunun anlaşıldığını, taraflar arasındaki sözleşmenin tablo B proje maliyetleri kısmında tarafların anlaştığı rakamın KDV dahil 12.272 USD olduğunun anlaşıldığını, davalı tarafın sözleşmede kararlaştırılan toplam tutardan 7.488 USD'yi ödemediğinin anlaşıldığını, işbu nedenle icra takibinin de sözleşmede yer alan para birimi olan ... Doları üstünden açıldığını, tarafların ticari defterleri incelediğinde alacaklarının ortaya çıkacağını, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazların tamamen haksız ve davayı uzatmaya yönelik beyanlar olduğunu, davalının, süresi içinde web sitesinin tamamlanmadığını iddia ettiğini ancak bu haksız iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, davalı tarafın süreç boyunca sürekli olarak müvekkilinden sözleşmede yazılı olmayan çok fazla ek ve revizyon taleplerinde bulunduğunu, müvekkilinin de davalının bu taleplerine samimi olarak karşılık vererek elinden geleni fazlasıyla yaptığını, sözleşmede yer almayan bu ek taleplere örnek vermek gerekirse; detaylı kampanya yapısı, TC kimlik kontrollü, Türk misafirlere indirimler, dönemsel kampanyalar, biten festivallerin arşivlenmesi, bilet bilgilerinin satış esnasında kişi bazında girilmesi, bilet alanlarının mailine QR giriş kodlu maillerin gitmesi, içeriksel düzenlemelere de destek verilmiş ve dahası birçok ek özellik talebinin davalı yan tarafından müvekkiline iletildiğini, müvekkilinin de davalının bu ek taleplerini ve revizyonlarını eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalının yapılan işe ilişkin revizyon ve ek taleplerinin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalıdan kaynaklanan talepler neticesinde gerçekleşen işbu ek ve revizyon talepleri nedeniyle sözleşmenin 13. Sayfasında açıkça görülmekte olan "süreler gelecek revizyonlara dayanarak uzayabilir" maddesi gereği sözleşmede belirlenen 26 haftalık sürenin uzadığını ancak taraflar arasında bulunan sözleşmede böyle bir durumda uzayan sürelerin ne kadar olacağına ilişkin ve ifanın ne zaman gerçekleştirileceğine ilişkin bir belirlemenin yapılmadığını, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılacak işin süresinin, sözleşmede kesin (belirlenebilir) olarak bitirileceği tarih belirtilmediğine göre, davalının tamamen haksız, gerçek dışı ve kötü niyetli olarak işin süresinde yapılmadığı iddiasının hukuken dinlenmesinin mümkün olmadığını, davalının, işin süresinde bitirilmediği yönündeki iddiasının incelenebilmesi için öncelikle müvekkilinin ifasının ne zaman gerçekleşmesi gerektiğinin ve müvekkilinin işin ifasına ilişkin borcunun muaccel hale geldiğinin davalı yan tarafından ispat edilmesi gerektiğini, bilindiği üzere borcun ifası için bir zaman belirlenmişse, borç kararlaştırılan zamanın gelmesi ile muaccel olacağını ancak davalının iddia ettiği gibi 26 haftalık sürenin müvekkilinin borcu ifa etmesi için kesin bir süre olmadığını, çünkü sözleşmede işin teslimine ilişkin yapılan revizyonlar nedeni ile sürelerin uzadığını ve taraflarca kesin (belirlenebilir) bir sürenin kararlaştırılmadığını bildirerek fazla dair hakları saklı kalmak kaydı ile; ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas numaralı dosyasına yapılan itirazın iptaline, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden aynen devamına, haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ve tensip tutanağının tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın