6. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. Maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığın, tehdit eylemini, birden fazla kişiye karşı bir suç işleme kararının icrası kapsamında tek bir fiil ile gerçekleştirmesi karşısında, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 43/2. maddesinin uygulanması gerektiği düşünülmeyerek eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa'nın 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğinin ihtar edilmiş olması hususları infaz aşamasında gözetilmesi uygun görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Ancak Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek bozmadan önce verilen 16.01.2015 tarihli hükümde sanığa tehdit suçundan hükmolunan adli para cezasının birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde ödenmesine karar verildiği ve hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği halde, bozma sonrası kurulan hükümde 4 eşit taksit halinde ödenmesine karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi delaletiyle 1412 sayılı Kanunun 322. maddesi uyarınca, hükmün taksitlendirmeye ilişkin kısmının "1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı dikkate alınarak, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının 10 eşit aylık taksitler halinde ödenmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap