9. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23104
- Karar No
- 2025/6702
- Karar Tarihi
- 17.09.2025
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
9. Ceza Dairesi 2021/23104 E. , 2025/6702 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın üzerine atılı cinsel istismar suçunu işlemediğine yönelik samimi ve inandırıcı savunmaları, dosya kapsamında toplanan delil ve bulgular, tarafsız tanık beyanları dikkate alınarak hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesi gerekirken, annesinin baskısı altında hareket eden mağdurenin değişen çelişkili beyanları esas alınmak suretiyle tesis edilen mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olması sebebiyle bozulmasına ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi
Özetle, sanığın atılı suçu işlediği dosya kapsamı dikkate alındığında sabit olduğuna, sanığın mağdureye her gün simit parası vermeyi teklif etmesiniin asgari ücretle çalışan bir işçi için hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanık hakkında takdiri indirim sebepleri bulunmadığı için uygulanmaması gerektiğine, sanığın daha fazla ceza hak ettiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2.
maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 217.
maddesinin birinci fıkrasında "Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir" ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise "Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez" hükümlerine yer verilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince iddia edilen eylemler yönünden olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurenin duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili dinlenilmesinden, bu mümkün olmadığı takdirde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifadeye ait CD’si duruşmada taraflarla birlikte izlenerek buna ilişkin beyanlar da alındıktan sonra toplanacak delillere göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken ifadesinin okunmasıyla yetinilmesi, diğer taraftan mağdurenin çocuk izlem merkezinde alınan görüntülü ifadesine ait CD'nin çözümü yaptırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun' un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.09.2025 tarihinde karar verildi.