5. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği keza 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. maddesinde 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik ve usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, Hazine vekilinin yargılama sırasında katılma talebinde bulunmadığı gibi 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden sonra 17.04.2025 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu, diğer yandan 3628 sayılı Kanun'un gerek 7417 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi gerekse değişiklik sonrası 18. maddesinde "... ilgili kamu kurum veya kuruluşlarına bildirilir" hükmünün yer aldığı ancak suç tarihinde noter başkatibi olan sanık ... hakkında rüşvet alma, kamu görevlisi olmayan diğer sanıklar hakkında rüşvet verme suçlarından açılan kamu davasında Hazinenin ilgili kamu kurumu sayılamayacağı, açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında açılan kamu davalarına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkının olmadığı anlaşıldığından, vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın