12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ... tarafından 11.12.2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "..." adresinde yapılan çalışma esnasında davalı taraça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirkete ait 4x16 mm2 AG tesisine hasar verildiği tespit edildiğini, davalı/borçlu tarafça hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalı/borçlu taraf ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz edildiğini, borçlu itirazında takibe ve takibe konu borca itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini, davalının davaya konu eylemi, Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil niteliğinde olduğunu, davalı, müvekkilinin uğradığı zararı tazminle yükümlü olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 109. maddesi gereğince kısmi dava açma haklarını kullandıklarını, müvekkili şirketin uğradığı zararlar bakımından zarar kalemlerinden şimdilik sadece malzeme bedeli olan 6.595,65 TL ile bu bedelin %20 oranında KDV'si toplamı olan 7.914,78 TL üzerinden, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, itirazın kısmen iptaline ve 7.914,78-TL üzerinden takibin devamına ve hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere davalı/borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini, borçlunun itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurduklarını, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine taraf vekilleri ve arabulucu tarafından e-imzalı bir şekilde anlaşamama tutanağı düzenlendiğini, müvekkili şirket tesislerine hasar verilmiş olduğunu, söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. maddesinin atfı ve HMK'nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlu, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin etmediğini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiğini, hasara ilişkin tutanaklar incelendiğinde huzurdaki davanın haklılığı ve davalıların itirazlarının haksızlığı ortaya çıkacağını, dava konusu hasar sebebiyle ortaya çıkan zarar kalemlerinin belirlenebilir olduğu ve alacağımızın likit olduğu da göz önünde bulundurularak, borçlunun itirazının iptaline ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının şimdilik 7.914,78 TL üzerinden iptali ile takibin devamını, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile itirazın iptali davasıdır. Davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. HMK'nın 166/1 maddesi uyarınca; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. Aynı maddenin 4.fıkrasına göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." Mahkememiz 2025/931 Esas sayılı dosyası ile yine mahkememize iş bu dava dosyasının usul ekonomisi açısından birlikte görülmesinin gerektiği, mahkememiz dosyası ile ... Esas sayılı dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olması nedeniyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamanın mahkememiz ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap