Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2025/955
Karar No
K. 2025/2490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2025/955 E.  ,  2025/2490 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2025/955
Karar No: 2025/2490
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ...Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

2.... Genel Müdürlüğü

VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Mülkiyeti Orman Genel Müdürlüğüne ait Osmaniye ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ve Orman Genel Müdürlüğü Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmelik uyarınca kapalı teklif usulüyle 09/09/2024 tarihinde gerçekleştirilecek satışına ilişkin ihalenin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Osmaniye İdare Mahkemesince verilen kararda; davaya konu ihalede taşınmaz için teklif veren olmadığından satışın yapılamadığı, bununla birlikte idarenin aynı taşınmazı yeniden ihale yoluyla satışa çıkarmasının önünde bir engel bulunmadığından, davacının söz konusu taşınmazın ihaleye çıkarılmaması gerektiği yönündeki iddiaları da gözüne alındığında, ihale yoluyla satış kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerektiği;

Orman Genel Müdürlüğü ve Osmaniye Tapu Müdürlüğünce Mahkemelerinin ara kararlarına yönelik olarak sunulan cevabi yazı ve ekleri incelendiğinde, davaya konu ... Mahallesi ... ada, ...parsel sayılı taşınmazın, evveliyatı olan ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazdan geldiği, söz konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ..., ... ve ...ada parsel sayılı taşınmazların, davacının murisi (... oğlu) ...'ın da aralarında olduğu şahıslara ait iken, Güney Anadolu Kavakçılık Araştırma İstasyonu kurulmak üzere ... tarih ve ... sayılı Adana İl İdare Kurulu kararı ile kamulaştırılması suretiyle Orman Genel Müdürlüğü adına tescil olunan taşınmazlardan oluşturulduğu, sonrasında anılan kurumun lağvedilmesi sonucunda Orman Genel Müdürlüğü Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak Fidanlık Şefliği bünyesinde fidan- ağaç yetiştirme, tohum üretme merkezi olarak taşınmazın kullanımına devam edildiği ve üretim devamlılığı açısından ihtiyacın sona erdiği gerekçesiyle ihale usulü ile satışa çıkarıldığı; 29/04/2021 tarih ve E:2021/41, K:2021/30 sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, kamulaştırılan taşınmaz sahibinin haklarının kamulaştırma tarihinde yürürlükte olan mevzuata göre belirlenmesi gerektiği belirtildiğinden, uyuşmazlığın çözümünde kamulaştırmanın kesinleştiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun uygulanması gerektiği, bu durumda, davacının murisinin de aralarında olduğu şahısların mülkiyetinde iken kamulaştırılan, ancak satış amacıyla ihaleye çıkarılmakla kamulaştırma amacına ve kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmadığı anlaşılan taşınmazın, Anayasa Mahkemesi kararında belirtildiği üzere, kamulaştırma tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6830 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca, bedeli mukabilinde geri alma hakkını kullanmasını teminen mal sahipleri veya mirasçılarının tespit edilerek 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyuru yapılması gerekirken, bu usul işletilmeksizin taşınmaz satışına ilişkin 09/09/2024 tarihinde gerçekleştirilmesi planlanan dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, dava konusu işlemin Orman Genel Müdürlüğü Osmaniye Orman İşletme Müdürlüğü tarafından tesis edildiği, Orman Genel Müdürlüğü ayrı bir kamu tüzel kişiliğini haiz olduğundan Bakanlığın hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, davacının dava açmakta güncel, meşru ve kişisel bir menfaatinin bulunmadığı, ihaleye konu taşınmazla olan bağlantının davacı tarafından ispat edilmesi gerektiği;

Orman Genel Müdürlüğü tarafından, dava konusu ihaleye çıkılırken taşınmazın edinim şekliyle ilgili net bir belge olmadığı, şayet belge olsa dahi üzerinden 70 yıl geçmesi sebebiyle bağışçıların mirasçılarının kim olduğunun bilinmesinin pratikte mümkün olmadığı, mirasçıları öğrenmek için dava yoluna gidilmesinin hukuken imkansız olduğu, 15/05/2024 tarihinde yapılan ihale için 13/03/2024 tarihinde "..." ve "..." gazetesinde, 25/04/2024 tarihinde de Resmî Gazete’de Tebligat Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca ilanen tebligat yapıldığı, dolayısıyla tebligat yükümlülüğünün yerine getirildiği, davacının taşınmazın ihaleye çıkarıldığından haberdar olduğu, nitekim 03/05/2024 tarihinde de ihalenin iptal edilmesi talebiyle idarelerine başvurulduğu, yapılan başvuruya 16/05/2024 tarihinde cevap verilmesine rağmen 4 ay geçtikten sonra bakılan davanın açıldığı, davacının ihaleye konu taşınmazla bağlantısının belli olmadığı, davanın süre aşımı ve menfaat yokluğu nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, herhangi bir hak düşürücü süre ihlali bulunmadığı, ihaleye konu taşınmazın kamulaştırmadan önceki maliklerinden biri olan ...'ın murisi oldukları belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

USUL YÖNÜNDEN

Davalı idareler tarafından, "İdarenin mülkiyetindeki taşınmazın satışına ilişkin ihalenin iptali isteminde davacının hukuki menfaatinin bulunmadığı" ileri sürülmüşse de davacının uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırılmasından önceki maliklerinden olan ...'ın mirasçısı olduğu ve söz konusu taşınmazın geri alma hakkı kapsamında tarafına iade edilmesi gerektiğini ileri sürdüğü dikkate alındığında, dava konusu idari işlem ile davacı arasında meşru, güncel ve ciddi bir alakanın ve davada menfaat bağının bulunduğu;

Davalı Orman Genel Müdürlüğünce, uyuşmazlığa konu taşınmazın 15/05/2024 tarihinde ihaleye çıkarılacağının ilan edilmesi üzerine davacı tarafından 03/05/2024 tarihinde ihalenin iptali istemiyle idarelerine başvurulduğu, yaklaşık 4 ay sonra 04/09/2024 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği ileri sürülmüş ise de davacı tarafından 09/09/2024 tarihinde ikinci kez gerçekleştirilmesi planlanan ihalenin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşıldığından, idarelerin usule ilişkin itirazları geçerli görülmemiştir. ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Güney Anadolu Kavakçılık Araştırma İstasyonu kurulması amacıyla davacının murisinin de (...) hissedar olduğu muhtelif taşınmazlar bir araya getirilerek 6830 sayılı İstimlak Kanunu uyarınca Adana İl İdare Kurulu’nun 06/12/1963 tarihli kararıyla Tarım ve Orman Bakanlığı adına kamulaştırılmıştır. 1964 yılında davacının murisi tarafından kamulaştırma amacına yönelik olarak Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Orman Genel Müdürlüğü adına taşınmazların satışı yapılmıştır. 1963 yılından günümüze kadar söz konusu taşınmazlar ..., ..., ... ve ... olarak çeşitli ada ve parsellere ayrılmıştır. Dava konusu ... ada, ... parselin evveliyatı olan ... ada,... parsel 1964 yılında yapılan tesis kadastrosunda Orman Genel Müdürlüğü adına tescil edilmiştir. Davalı idare tarafından mülkiyetinde bulunan Osmaniye ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 3028 ada, 1 parselde bulunan taşınmazın 09/09/2024 tarihinde ihaleye çıkarılacağı ilan edilmiştir.

Bunun üzerine, davacı tarafından, ihaleye konu taşınmazın, kamulaştırmadan önce murislerine ait olduğu ileri sürülerek 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca malik sıfatıyla kendilerine tebliğ yapılması gerekirken, taşınmazın doğrudan ihale yoluyla satışa çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla 04/09/2024 tarihinde bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT:

Kamulaştırmanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan mülga 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun "Tarafların anlaşmasiyle" başlıklı 22. maddesinde, "İstimlâkin tahakkukundan sonra gayrimenkulun istimlâk maksadına tahsisi lüzumu kalmaması halinde keyfiyet 13 üncü madde hükümleri dairesinde mal sahibine veya mirasçısına tebliğ olunur. Bu tebliğ üzerine mal sahibi veya mirasçısı aldığı istimlâk bedelini üç ay içinde ödiyerek gayrimenkulu geri alabilir."; "Mal sahibinin geri alma hakkı" başlıklı 23. maddesinde, "İstimlâk bedelinin katîleşmesi tarihinden itibaren beş sene içinde istimlâk maksadına uygun herhangi bir tesisat yapılmıyarak gayrimenkul olduğu gibi bırakılırsa mal sahibi veya mirasçısı istimlâk bedelini ödeyerek gayrimenkulu geri alabilir. Doğmasından itibaren bir sene içinde kullanılmıyan geri alma hakkı düşer ve idare gayrimenkule dilediği gibi tasarruf eder." kuralları yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Davacı tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 22. maddesinde belirtilen tebliğ yükümlülüğünün idarece yerine getirilmediğinden bahisle 09/09/2024 tarihli ihalenin iptali istemiyle işbu dava açılmış ise de, uyuşmazlığa konu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararının 1963 yılında alındığı, akabinde satış ve devir işlemlerinin 1964 yılında yapılmasıyla kamulaştırma işleminin kesinleştiği görülmüş olup, Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda, kamulaştırmaya ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde, ihale tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan kuralın değil kamulaştırmanın kesinleştiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunan kuralın uygulanması gerektiği anlaşıldığından, uyuşmazlığın 31/08/1956 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 04/11/1983 tarihine kadar uygulama alanı bulan 6830 sayılı İstimlak Kanunu uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir.

Aktarılan kurallar değerlendirildiğinde, taşınmaz malların kamulaştırılmasını takiben, idareler tarafından, taşınmazların kamulaştırılma amaçlarına yönelik gerçekleştirecekleri veya gerçekleştirmeyecekleri işlem ve eylemlerin neticesine göre, kamulaştırılan malların önceki maliklerinin geri alım hakkına yönelik farklı düzenlemeler yapıldığı görülmektedir. 6830 sayılı Kanun'un 22. maddesinde, kamulaştırılan taşınmazın kamulaştırma amacı doğrultusunda tahsisine idare tarafından artık lüzum görülmemesi halinin düzenlendiği, 23. maddesinde ise, kamulaştırılan taşınmazın tahsis amacı dahilinde kullanılacağına dair idarenin iradesi devam etmesine rağmen maddede belirtilen süre içerisinde idare tarafından harekete geçilmediği taktirde önceki maliklerin geri alım hakkının olduğu kurala bağlanmıştır. İhaleye konu taşınmazın kamu yararı amacıyla herhangi bir ihtiyaca tahsisinin yapılıp yapılmadığının, başka bir anlatımla, taşınmazda idarece kamulaştırma amacına yönelik herhangi bir işlem veya tahsis yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerekmektedir.

Orman Genel Müdürlüğünün dosya içerisindeki beyanlarından, ihaleye konu taşınmazın, Güney Anadolu Kavakçılık Araştırma İstasyonu kurulması ve işletilmesi amacıyla 1963 tarihinde kamulaştırıldıktan sonra anılan kuruluşun amaçları doğrultusunda belirli bir süre kullanıldığı, akabinde kurumun lağvedilmesi nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü bünyesinde kamu yararı çerçevesinde kullanılmaya devam edildiği, Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı olarak Fidanlık Şefliği bünyesinde fidan, ağaç yetiştirme ve tohum üretme merkezi olarak uzun yıllar kullanıldığı, üretim devamlılığı açısından ihtiyacın sona ermesi ve kamu yararı gözetilerek başka orman yatırımlarının önünü açmak amacıyla ihale usulüyle satışa çıkarıldığı anlaşılmaktadır. 6830 sayılı Kanun'un 23. maddesinde, kamulaştırma bedelinin kesinleşmesinden itibaren beş sene içinde kamulaştırma amacına uygun herhangi bir tesisat yapılmayarak taşınmazın olduğu gibi bırakılması halinde mal sahibi veya mirasçısının kamulaştırma bedelini ödeyerek taşınmazı geri alabileceğinin düzenlendiği, dolayısıyla kanun koyucunun geri alma hakkının doğmasını, anılan maddede belli şartlara bağladığı, bu şartın da beş yıl boyunca söz konusu taşınmazın davalı idarece kamu yararı amacına özgülenmemesi olduğu, uyuşmazlıkta ise kamulaştırmanın üzerinden yaklaşık 60 yıl geçtiği, bu süreç içerisinde davalı idare tarafından taşınmaz üzerinde fidan-ağaç yetiştirme gibi faaliyetlerin yapıldığı, dolayısıyla taşınmazın kamulaştırmadan itibaren 5 yıllık süre içerisinde kamulaştırma amacına uygun olarak kullanılmadığından bahsedilemeyeceğinden, 6830 sayılı Kanun'un 23. maddesinde malik ve mirasçıya tanınan geri alım hakkı koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, idare tarafından taşınmazın 60 yıl boyunca kamulaştırma amacına uygun şekilde kullanıldığı dikkate alındığında, bu haliyle taşınmazın kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmamasından bahsedilemeyeceği, bu durumda, 6830 sayılı Kanun'un 22. ve 23. maddeleri uyarınca davacının geri alım hakkı bulunmadığından davalı idarenin kamulaştırılan taşınmazı ihale yoluyla satışa çıkarmadan önce davacıya tebliğ yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davalıların temyiz isteminin kabulüne;

2.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,

3.DAVANIN REDDİNE,

4.Ayrıntısı aşağıda gösterilen davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Kullanılmayan...-TL ilk derece aşamasındaki yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davacıya iadesine,

6.Davalı idareler harçtan muaf Kurumlar arasında yer aldığından, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca temyiz aşamasında tahsil edilmeyen toplam...-TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazineye irat kaydedilmesine, gereği için Mahkemece ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,

7.Davalı idareler tarafından yapılan ...-TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,

8.Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,

9.Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

10.2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.