19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... ilinde faaliyet göstermekte olduğunu, şirket merkez adresinin de ... olduğunu, müvekkiline yöneltilen işbu davada İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu, bu aşamada herhangi bir hak kaybı olmaması adına davayı hiç bir şekilde kabul etmemekle birlikte dava konusu istemlerin talep hakkının zamanaşımına uğramış olması nedeniyle zamanaşımı defiinde bulunduklarını, müvekkili şirketin ... Plaka sayılı aracın maliki olduğunu, işbu aracın 30.12.2021 tarihi itibariyle davacı sigorta şirketi tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet sigortası yaptırıldığını, 16.01.2022 tarihinde müvekkiline ait araç ile ... idaresindeki ... plaka sayılı araç çarpıştığını, Meydana gelen kazada her iki taraf sürücüsü de kusurlu bulunduğunu, 16.01.2022 tarihinde meydana gelen kazada araç sürücüsü ... olduğunu, ...'nin ... Polis Merkezi Amirliği'ne vermiş olduğu ifadede "16.01.2022 tarihinde ... plaka sayılı aracı kendisinin kullandığını, ... ... Caddesi üzerinden Millet Meydanı istikametinden ... yolu istikametine doğru seyir halinde olan aracı görmesi üzerine aracı durdurduğunu, tekrar hareket haline geçtiğinde aracın işyerine ait kullanmakta olduğu araca çarptığını, şirket aracının sağ kapısının alt kısmında hasar meydana geldiğini" beyan ettiğini, aracın sürücüsünün olay sonrası karakola giderek ifade destekler nitelikte beyanlar verdiğini, davacı tarafın iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1 (a) da belirtilen aracın hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmama kuralını ihlal ederek kusurlu bulunduğunu, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkiline ait araç sürücüsünün de kusurlu olduğu yönünde tespit yapılmışsa da müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı kanaatinde olduklarını, bu bakımdan kaza tespit tutanağında yanlış yapılan kusuru değerlendirmesine itiraz ettiklerini, sigorta şirketinin isteminin yasalara uygun olmadığını, nitekim sigorta şirketinin rücu edebileceği konuların yasalarla sınırlı sayıda sayıldığını, dava dilekçesinde müvekkiline hangi sebeple rücu edildiğini belirtilmediğini, öncelikle rücu şartları gerçekleşmediğinden ortada bir alacak bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmamasına rağmen sadece araç maliki olması nedeniyle davalıya gösterilmesi dahi hukuk ve hakkaniyete aykırı sayıldığını, tüm bu hususlar yanında şayet sayın mahkeme müvekkili şirketin sorumlu olduğu kanaatinde ise müvekkili şirkete atfedilebilinecek herhangi bir kusur atfi olacak ise bunun ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden aldırılacak raporla açıklığa kavuşturulabilir olduğunu ve davacı önemle mahkemenin takdirlerine sunduklarını, özetle, İstanbul Mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiklerini bildirdiklerini, ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini, dosyanın yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, usule ilişkin itirazları ile öncelikle davanın usulden reddine, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap