12. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-3 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılanlar vekilinin istinaf başvuruları üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; hukuki ilişkinin eser sözleşmesinden kaynaklandığının önemli olmadığına, sanığın evindeki elektrik panosundaki kaçak akım rölesinin çıkartılarak başka bir bağlantı yaptırmış olmasının sanığın kusurunu ortadan kaldıramayacağına, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'in yazlık evinin bahçesinde bulunan hidroforun arıza yapması nedeniyle yeni bir hidrofor satın aldığı; satın almış olduğu yeni hidroforu evinin bahçesinde bulunan depoya monte etmesi için su tesisat işleri yapan maktül ... ile anlaştığı; 08.08.2015 tarihinde maktül ...'nin sanığa ait yazlık eve geldiği, maktül ...'nin tek başına hidraforun bağlatılarını yapıp taktığı, bu sırada olay yerinde sanık ... ile komşuları olan tanıklar ... ve ...'un da bulunduğu; maktül ...'nin depoda bulunan elektrik hattından hidrofora elektrik bağlantılarını yaptığı sırada elektrik akımına kapıldığı, evde bulunan şahısların hemen evin elektrik ana şalterini kapattıkları ancak maktül ...'nin olay yerinde vefat ettiği, İzmir Adli Tıp Grup Başkanlığınca yapılan klasik otopsi sonucunda düzenlenen 12.10.2015 tarih ve .... sayılı otopsi raporunda ''kişinin ölümünün vücudundan elektrik akımı geçmesine bağlı solunum ve dolaşım durması sonucu meydana gelmiş olduğu, kanında idrarında alkol uyuşturucu-uyarıcı yada uyutucu bir madde bulunmadığının tespit edildiği'', ... Elektik çalışanlarınca düzenlenen 08.08.2015 tarihli tutanakta, olayın meydana geldiği evde bulunan elektrik sayacı panosunda 25 (A) kaçak akım rolesinin olduğu ancak 25 (A) kaçak akım rolesinin iptal edilmiş olduğu yerine 40 (A) V otomatı sigorta bağlandığının tespit edildiği; olay bölgesinde yapılan incelemede hidrofor bağlantısının yapıldığı kısma gelen elektrik hattı bulunduğu, hattın bir ucunun şaltere bağlı olduğu, şalter çıkış ucunda bulunan kablonun uçlarının açık olduğu, şalter kontrol edildiğinde açma kapama düğmesinin kapalı konumda olduğu, şaltere gelen kabloda topraklama bağlantısının olmadığı, siyah ve mavi kablonun geldiği, siyah uçta enerji olması gerekirken mavi kabloda enerji olduğu; olay esnasında kaçak akım rölesi kısmının sağlıklı olması durumunda atması gerektiği, sistemin sonradan değiştirilmiş olması nedeniyle akımın kesilmediğinin belirtildiği, 08.08.2015 tarihli olay yeri inceleme raporunda olay yerinde bulunan elektrik şalterinin kapalı konumda olduğu ve ... Elektrik şirketi personeli ile yapılan kontrolde şaltere gelen mavi ve siyah renkli kablolardan siyah kabloda elektrik bulunmadığı, mavi kabloda elektrik olduğu, şalterin iç kısmından siyah kablonun geçtiği ancak mavi kablodan elektriğin devam ettiği ve şalter kapalı konumda olsa dahi elektrik akımının kesintisiz bir şekilde devam ettiğinin tespit edildiği, Elektrik Elektronik Mühendisi ve İş Güvenliği Uzmanı tarafından düzenlenen 04.12.2015 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden ''su deposunda ıslak zeminde elektrik bağlantıları yapıldığından bu su deposunda yapılan müdehalede kaza sonucu elektrik çarpması ile vefat eden ...'nin güvenli bir şekilde kullanabileceği su ve akım geçirmeyen malzemeden yapılmış iş elbisesi, emniyet ayakkabısı (lastik çizme) ve lastik eldiven kullanması gerekirken olay sırasında şort ve terlik giyerek çalışma yapması, sıhhi tesisat işi yapan ...'nin elektrik işlerinden anlamadığı halde bu işi yapmaya kalkması sebebiyle kendi nam ve hesabına çalışan maktül ...'nin olayda asli kusurlu olduğu''; ''olay sırasında kullanılan su deposu su motorunun bağlanmış olduğu elektrik tesisatı panosunda kaçak akım rolesinin görev görmediği için ...'nin vefat ettiği , bu sebeple ev sahibinin elektrik panosundaki kaçak akım rölesinin sağlam olup olmadığı ve görev yapıp yapmadığı konusunda gerekli ihtimamı göstermediği, bu tür binalarda mutlaka kaçak akım rölesinin kullanılması gerektiği; fazla nem buhar veya benzelerinin bulunduğu yerler ile yağlı yerlerdeki elektrik motorlarının gerilim altındaki kısımları ve elektrik kablo bağlantılarının uygun şekilde yapılmasının gerektiği, su depolarında kullanılan su pompası ve elektrik tesisatının bakımlı ve her an iyi işler halde bulundurulması gerektiği, su depolarında kullanılan su pompası elektrik motoru ve elektrik tesisatının su geçirmeyen özellikte olması gerektiği; su motorları ve elektrik tesisatının en az altı ayda bir kontrol edilerek kontrol tarihlerinin su tahliye motorlarının üzerine ve bakım defterine yazılmasının gerektiği bu hususları yerine getirmeyen binanın elektrik panosuna kaçak akım rölesinin işlevini yerine getirmesi için gerekeni yapmayan ve elektrik işlerini elektrikçiye vermeyen sanık ...'in olayda asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince, İstanbul Teknik Üniversitesinden aldırılan 13.03.2020 tarihli heyet raporuna göre, ölen ...'nin elektrikçilik ehliyeti olmadığı halde elektriği kesmeden elektrik bağlantısı yapmaya çalıştığı, kendisine ait olmayan bir iş sahasında faaliyet göstermeye çalıştığı anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde illiyet bağına sahip olduğu ve ağır kusurlu olarak asli kusurlu olduğu, sanık ...'in ise elektrik ve mekanik montajdan anlamadığı için hidrofor montajını eser sözleşmesi kapsamında götürü olarak ölen ...'ye verip anlaştığı dikkate alındığında yapılan işin kapsamında alınması gereken önlemleri bilmediği ve daha önce yapılmış olan hidrofora ait elektrik tesisatının da hatalı olduğu dikkate alındığında, sanığın uzun süre için kendi canını ve yakınlarının canını riske atarak hidroforu bilmeyerek kullanmış olduğu anlaşıldığından sanığa kusur atfının uygun olmayacağı ve ölen ile sanık arasında hidroforun montajına ilişkin anlaşma yapıldığı, taraflar arasındaki bu anlaşma eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, sanık yapılacak olan işin ehli olmadığı için yapım işinin tamamını bu tür işlerde bilgi ve becerisi olan bir kişiye vermeyi düşündüğü ve ölen ile montaj konusunda anlaşma yaptığı, eser sözleşmesi kapsamında yapılan işlerde asıl işveren işi yapan olduğundan olayda işveren-çalışan ilişkisi bulunmadığından meydana gelen olayı iş kazası olarak kabul etmenin mümkün olmadığı, meydana gelen olayda sanığa atfı kabil bir kusur bulunmadığından sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, atılı suç açısından sanığın kusurunun bulunmaması gerekçeleri ile verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, beraat kararının mahkemece dosya içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Dikili 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın