Esas No
E. 2023/6349
Karar No
K. 2025/5680
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/6349 E.  ,  2025/5680 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1437 E., 2023/1632 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2019/56 E., 2023/39 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekillerinden istinaf başvurularının reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulün, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca 2019 yılında yapılan kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 55... parsel sayılı taşınmaz, edinme sebebinde ...'nın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itiraz üzerine yüzölçümü 204,23 metrekare olarak belirlenmiş; 1 55... parsel sayılı taşınmaz, edinme sebebinde ...'in kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itiraz üzerine yüzölçümü 972,14 metrekare olarak belirlenmiş; 1 72... parsel sayılı taşınmaz komisyon kararı ile 228,53 metrekare yüzölçümüyle ve edinme sebebinde ...'ın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, 1 72... parsel sayılı taşınmaz, edinme sebebinde ...'nın kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit edilmiş, komisyona yapılan itiraz üzerine yüzölçümü 241,94 metrekare olarak belirlenmiştir. Davacı ... vekili, dava konusu taşınmazlarda edinme sütununda yazılan kişilerin kullanımının olmadığını, kendisinin kullanıcı olduğu iddiasına dayanarak, dava açmıştır. Birleşen dosya davacısı ... vekili, dava konusu 1 55... parsel sayılı taşınmazın, kullanımında olan 1 55... parsel sayılı taşınmaza eklenmesi gerektiğini, bu taşınmazda da kullanıcı olduğu iddiasına dayanarak, dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesince dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; " davacı ...'in davasının reddine, davacı ...'in davasının kısmen kabulüne, dava konusu 1 55... parsel sayılı taşınmazın 08.10.2019 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, tapunun beyanlar hanesine "Taşınmaz içinde-sınırında bulunan duvar ...'e aittir" şeklinde şerh verilmesine, 1 55... parsel sayılı taşınmazın 09.05.2023 tarihli harita mühendisi ... imzalı ek bilirkişi raporunun 3. sayfasında bulunan ortofoto krokide ve 5. sayfasında bulunan koordinatlı ayırma çapında (A) harfiyle gösterilen (434,60 metrekare) kısmın aynı adanın en son parsel numarası verilerek arsa vasfıyla ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 55... parsel sayılı taşınmazın 09.05.2023 tarihli Harita Mühendisi ... imzalı ek bilirkişi raporunun 3. sayfasında bulunan ortofoto krokide ve 5. sayfasında bulunan koordinatlı ayırma çapında (B) harfiyle gösterilen (537,54 metrekare) kısmın aynı ada ve parsel numarasıyla arsa vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 1 72... parsel sayılı taşınmazın 08.10.2019 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, 1 72... parsel sayılı taşınmazın 08.10.2019 tarihli kadastro komisyon tutanağı tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... vekili, davacı-davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "Taşınmazların kayıtlarına kullanıcı şerhi verilmesi ancak yasalarla özel düzenleme yapılması halinde mümkün olduğu, somut olayda; 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu söz konusu olmayıp, yapılan işlem tescil harici kalan taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca mülkiyetinin belirlenmesine ilişkin kadastro çalışması olduğu, bu tür kadastro çalışmalarında ancak 3402 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca taşınmaz üzerinde muhdesatın bulunması halinde, bunun beyanlar hanesinde gösterilmesinin mümkün olduğu, edinme nedeni sütunundaki bilgiler açıklama niteliğinde olup, adına tespit yapılan kişiler haricindeki şahıslar bakımından bir hak doğurması söz konusu olmadığı, böyle bir hakkın doğabilmesi için taşınmazda kullanıcı olunduğunun ya da üzerindeki muhdesatların aidiyetine yönelik bilgilerin kadastro tutanağının beyanlar hanesine şerh edilmiş olması gerektiği, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde yer alan bu nitelikteki şerhlere yönelik olarak dava açılması mümkün olup, edinme nedeni sütununda yazılı bilgilere karşı dava açılmasında, bu bilgilerin açıklama niteliğinde olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığı, davacıların davasının kullanıcı tespitine yönelik olduğu, tescil ifadesinin de kullanıcı tespiti için kullanıldığı, muhdesat iddialarının da bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekili, birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf istemlerinin reddine, davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile asıl ve birleşen davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 72... , 5 ve 1 55... , 4 parsel sayılı taşınmazların komisyon tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı-davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog