8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2025/1854 E. , 2025/5682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Kullanım kadastrosu sırasında, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 03... parsel sayılı 9.636,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 2004 tarihinden itibaren 1/6 hissesinin ..., 5/6 hisssesinin ...'nin fiili kullanımında bulunduğu, üzerindeki kargir evin ...'na ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde, taşınmazın müşterek muristen intikal ettiği ve tüm mirasçıların hak sahibi olduğu iddiasına dayanarak, tüm mirasçılar adına şerh verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
2.Davalılar...cevap dilekçesinde; davacıların taşınmazda kullanımlarının olmadığını, taşınmazda bulunan evin de kendisine ait olduğunu beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/72 Karar sayılı kararı ile davanın reddine, tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 27.02.2017 tarihli ve 2016/6770 Esas, 201/1146 Karar sayılı kararıyla; "davacılar tarafından dava konusu taşınmazın kök muris ...'den geldiği iddia edilerek, taşınmazda ... mirasçıları lehine kullanım şerhi verilmesi talebi ile dava açıldığı, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin, taşınmazın öncesinin muris ...'e ait olup, ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve taksim yapılmadığına dair beyanda bulunduğu, bir kısım davalılar tarafından taksime dayanılmış olsa da taksim olgusunun ispat edilemediği anlaşıldığına göre, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 07.08.2018 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2021/4510 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhinin iptaline, yerine taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve yine taşınmazın isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ... oğlu ... mirasçılarının kullanımında olduğunun şerhine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Karadurduroğlu temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 31.05.2021 tarihli ve 2019/2315 Esas, 2021/4510 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece dava konusu taşınmazın yalnızca zeminine ilişkin hüküm kurulduğunu, taşınmaz üzerindeki ev hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmadığını, bozma sonrası mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişisi ve davacı tanığı beyanlarında, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evin “... oğlu Karadurduoğlu tarafından yapıldığını” belirtildiğini, söz konusu evin hangi ... mirasçısı tarafından yapıldığının da anlaşılamadığını, hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması ve yapılacak keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; temyize konu taşınmaz üzerinde bulunan ve davalılardan Ömer lehine kullanım şerhi verilen evin kim tarafından, ne zaman yapıldığını, yine söz konusu evin kim veya kimler tarafından kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, beyanlar arasında oluşabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılması; çelişkinin giderilememesi halinde hangi beyana ne sebeple üstünlük tanındığının gerekçeli kararda tartışılıp açıklanması; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli krokili rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "11.07.20 18... .03.2022 tarihli keşiflerde alınan beyanlar, ayrıca uzman fen bilirkişisi ...’nın düzenlemiş olduğu rapor birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu taşınmazın 135,59 metrekarelik kısmının ... oğlu ... tarafından kargir yapım inşa etmek suretiyle yaylalık ev olarak kullanıldığı, kalan 9.501,28 metrekarenin 11.07.2018 tarihli keşif esnasında ... oğlu ... mirasçıları tarafından kullanıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki "31/12/2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1/6 hissesi ... oğlu ... (kargir ev) ve 5/6 hissesi ... oğlu ...'lerin kargir ev ve tarla vasıf ve mahiyette kullanımındadır" şerhinin iptali ile 9.501,28 metrekarelik kısmının isimleri ve payları açıkça gösterilmek suretiyle ... oğlu ... mirasçılarının kullanımında olduğunun şerhine, taşınmazın 135,59 metrekarelik kısmının ... oğlu ... adına ev vasıf ve mahiyette kullanımındadır şerhinin tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;
eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, davacının iddiasını ispat edemediğini ve dilekçesinde bildirdiği sair ve re'sen belirlenecek hususlarla birlikte hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4.
maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, temyiz edenin sıfatı ve temyiz nedenleri dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesi gereğince ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.