8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2024/5331 E. , 2025/5705 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonunda Dairece, düzelterek onama kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava dilekçesinde; davacının vakfedenin soyundan geldiği ileri sürülerek ... Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş; davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenilmesi üzerine Dairemizin 26.02.2019 tarihli ve 2019/221 Esas, 2019/1947 sayılı ilamı ile; Vakıf hukukunda, miras hükümlerinden farklı olarak evlenme veya evlat edinme yolu ile -vakfiyede bu yönde açık bir düzenleme olmaması kaydıyla- vakfeden ile soybağı kurulması imkanı bulunmadığı, hükme esas alınan soyut nitelikteki bilirkişi raporunda, davacının üst soyu ... ile ...'in üst soylarının birleştiği (... ve ... çocukları) tespitine yer verilmiş ise de ... ve ... oğlu ..., vakıf evladı olan ... kızı ... ile evlenmekle kendisini vakıf evladı (kan bağı mevcut olmadığından) yapmayacağının açık olduğu, dolayısı ile davacının vakfeden ile soybağı kurulamadığı gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi; kabule göre de; dava konusu Vakfın 1161 H./1748 M. tarihli vakfiyesinde galle fazlası için "... gallât-ı vakıfdan evlâdı ve evlâd-ı evlâdı batnen ba'de batnin fazl iktiza eder ise aza'at olunmayub beyinlerinde taksim eyliye..." şeklinde şart koşulduğu, buna göre galle fazlasının kız erkek ayrımı yapılmadan batın şartı (ön kuşakta sağ vakıf evladı varsa sonraki kuşakta bulunan evladın hak sahibi olmaması kuralı) ile evlada bırakıldığı, İlk Derece Mahkemesince, vakfiyede galle fazlası için öngörülen şartlar yönünden bilirkişi raporu alınmaksızın, daha önce ...
8.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/113 Esas, 2012/246 Karar sayılı dosyasındaki galle fazlası için batın şartı bulunmadığı yönünde hatalı kanaat içerir bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden, düzeltilerek onama kararının kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili verdiği temyiz dilekçesinde; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, verilen kararın soyut ve dosya kapsamındaki delillere aykırı olduğunu, gerekçeli kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesine aykırı olduğunu, davacının vakıf evladı olduğunu, arz edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. Dava, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstahak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.