Aramaya Dön

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No
E. 2023/2556
Karar No
K. 2024/2306
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2023/2556 E.  ,  2024/2306 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No: 2023/2556
Karar No: 2024/2306
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1-...
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...

2.... Bakanlığı

VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ...
KARŞI TARAF (DAVACI): ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay İkinci Dairesinin 04/07/2023 tarih ve E:2021/1331, K:2023/3850 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığında Avrupa Birliği Uzman Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Avrupa Birliği Uzmanı olarak atanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığının ...tarih ve ... sayılı işleminin ve 05/11/2013 tarih ve 28812 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlıklar ve Başbakanlık Bağlı Kuruluşları Avrupa Birliği Uzmanlığı Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Uzman yardımcılığı dönemi içinde alınmış olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay İkinci Dairesinin 04/07/2023 tarih ve E:2021/1331, K:2023/3850 sayılı kararıyla;

Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı 367 sayılı KHK ve 657 sayılı Kanun'da, uzmanlığa atanabilmek için aranan yabancı dil şartına ilişkin belgenin, uzman yardımcılığı döneminde alınmış olması koşuluna yer verilmediği gibi, 375 sayılı KHK uyarınca yapılan yabancı dil sınavının beş yıl süreyle geçerli olduğu; yabancı dil sınavının geçerlilik süresine ilişkin 375 sayılı KHK ile getirilen hakkın, idare tarafından yürürlüğe konulan yönetmelikle kısıtlanması söz konusu olamayacağından, yapıldığı tarihten itibaren henüz beş yıl geçmemiş olan bir yabancı dil sınavından uzmanlığa atanabilmek için yeterli puan almış bir kişinin, diğer koşulları sağladığı takdirde, geçerli olan bu puanına göre uzmanlığa atanabilmesi gerekirken, bu hakkı kısıtlayan Yönetmelik hükmünde ve bu düzenlemeye dayalı bireysel işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, dava konusu bireysel işlemin ve Yönetmelik hükmünün iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Avrupa Birliği Uzman ve Uzman Yardımcılarının; meslek hayatları boyunca yabancı dil bilgilerinin iyi derecede olması, gerektiğinde uluslararası yazışmaları ve makaleleri anlayıp analiz edebilecek kapasitede olması beklenilen personel olduğu, dolayısıyla, yabancı dil bilgisi seviye tespit sınavında (YDS) asgari standartları yakalamakla yetinmeyip yabancı dil bilgilerini güncel tutmak durumunda oldukları, bu itibarla dava konusu- bireysel işlemde ve Yönetmelik hükmünde hukuka aykırı bir husus bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :

Davacı tarafından, Danıştay İkinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı İçişleri Bakanlığının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b)Hukuka aykırı karar verilmesi,

c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalı idarelerin temyiz isteminin reddine,

2.Dava konusu işlemlerin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay İkinci Dairesinin 04/07/2023 tarih ve E:2021/1331, K:2023/3850 sayılı kararının ONANMASINA,

3.Kesin olarak, 14/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY

X- Dava, İçişleri Bakanlığında Avrupa Birliği Uzman Yardımcısı olarak görev yapan davacı tarafından, Avrupa Birliği Uzmanı olarak atanma istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İçişleri Bakanlığı Avrupa Birliği ve Dış İlişkiler Daire Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin ve 05/11/2013 tarih ve 28812 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlıklar ve Başbakanlık Bağlı Kuruluşları Avrupa Birliği Uzmanlığı Yönetmeliği'nin 26. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Uzman yardımcılığı dönemi içinde alınmış olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istemiyle açılmıştır.

Temyize konu Daire kararında davacının, Avrupa Birliği Uzman Yardımcılığı giriş sınavından önce katıldığı yabancı dil sınavından aldığı ve yabancı dil bilgisi seviyesini gösteren belgenin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle geçerli olduğu gerekçesiyle düzenlemenin ve buna dayalı bireysel işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilmiş ise de, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükmü mesleki nitelikle ilgili olmayıp, memurlar ve diğer kamu görevlilerinine ödenecek yabancı dil tazminatının süresini belirlemeye yönelik bir düzenleme olduğundan ve dava konusu işlemleri hukuken sakatlayacak niteliği bulunmadığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz. GEREKÇEDE KARŞI OY

XX- 657 sayılı Kanun'un "Uzman istihdamı" başlıklı ek 41. maddesinde, "Uzman yardımcılığına atananlar, en az üç yıl çalışmak ve istihdam edildikleri birimlerce belirlenecek konularda hazırlayacakları uzmanlık tezi, oluşturulacak tez jürisi tarafından kabul edilmek kaydıyla, yapılacak yeterlik sınavına girmeye hak kazanırlar. Süresi içinde tezlerini sunmayan veya tezleri kabul edilmeyenlere tezlerini sunmaları veya yeni bir tez hazırlamaları için altı ayı aşmamak üzere ilave süre verilir. Yeterlik sınavında başarılı olanların uzman kadrolarına atanabilmeleri, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından asgari (C), Dışişleri Uzmanlığı için asgari (B) düzeyinde veya dil yeterliği bakımından bunlara denkliği kabul edilen ve uluslararası geçerliliği bulunan başka bir belgeye yeterlik sınavından itibaren en geç iki yıl içinde sahip olma şartına bağlıdır. Sınavda başarılı olamayanlar veya sınava girmeye hak kazandığı hâlde geçerli mazereti olmaksızın sınav hakkını kullanmayanlara, bir yıl içinde ikinci kez sınav hakkı verilir. Verilen ilave süre içinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar ile süresi içinde yabancı dil yeterliliği şartını yerine getirmeyenler, uzman yardımcısı unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun memur unvanlı kadrolara atanırlar." düzenlemesine yer verilmiştir.

Avrupa Birliği uzman ve uzman yardımcıları da dahil olmak üzere, 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendinde sayılan uzman ve uzman yardımcıları, TBMM yasama uzman ve uzman yardımcıları ile düzenleyici ve denetleyici kurumların uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavlarıyla ilgili temel esasların düzenlendiği 657 sayılı Kanunun ek 41. maddesinde, yabancı dil yeterlik şartının sağlanması için yeterlik sınavından itibaren en geç iki yıl içinde geçerli bir yabancı dil belgesine sahip olmak yeterli sayılmaktadır.

Dava konusu Yönetmelik hükmü ise anılan Kanun hükmüne açıkça aykırı bir şekilde yabancı dil belgesinin "Uzman yardımcılığı dönemi içinde alınmış olması" şartını getirmekte olup, dayanağı Kanun hükmünde yer almayan bir kısıtlamaya yer veren söz konusu Yönetmelik hükmünde ve bu Yönetmeliğe dayalı bireysel işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, temyize konu Daire kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle onanması gerektiği düşüncesi ile çoğunluk görüşüne gerekçe yönünden katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.