DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
- Esas No
- 2024/899
- Karar No
- 2024/2564
- Karar Tarihi
- 31.03.2014
- Dava Türü
- IDARI
- Hukuk Alanı
- İdare Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/899 E. , 2024/2564 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/5232, K:2022/3268 sayılı kararının, vekalet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması, davalı idarelerden İçişleri Bakanlığı tarafından, istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca Yalıncak Belediyesi'nin tüzel kişiliğinin kaldırılarak Trabzon Belediyesi sınırları içerisine katılmasına ilişkin 07/09/2010 tarih ve 27695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan sınır tespit kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
Daire kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, karar düzeltme aşamasında, Danıştay Sekizinci Dairesince "görev" nedeniyle bozulması üzerine anılan Mahkemece, "davanın görev yönünden reddi" kararı verilerek dosyanın Danıştay'a gönderilmesi üzerine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/5232, K:2022/3268 sayılı kararıyla; 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesinin işlem tarihinde yürürlükteki haline, 12. maddesinde ise, 11. maddede geçen belediye ve köy tüzel kişiliğinin kaldırılmasına veya bir beldenin köye dönüştürülmesine dair kararların ilk mahallî idareler seçimlerinde uygulanacağı ve seçimlerin bu yerlerin yeni durumlarına göre yapılacağının belirtiliğine ilişkin açıklamaya ve 06/12/2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasında; Trabzon ilinde sınırları il mülki sınırları olmak üzere aynı adla büyükşehir belediyesi kurulduğu ve bu ilin il belediyesinin büyükşehir belediyesine dönüştürüldüğü;
3.fıkrasında, birinci fıkrada sayılan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı, köylerin mahalle olarak, belediyelerin ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığı;
2.maddesinin 28. fıkrasında; Trabzon ilinde, Trabzon Belediyesinin mahalleleri merkez olmak üzere, Trabzon Merkez ilçe sınırları içerisindeki köyler ile belediyelerden oluşan Ortahisar ilçesi ve aynı adla belediye kurulduğu hükme bağlandığı, 36. maddesinde anılan madde hükümlerinin ilk mahalli idareler genel seçiminde yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığına ilişkin açıklamaya yer verildikten sonra, 5393 sayılı Kanun’un 11. maddesi hükmüne istinaden tesis edilen dava konusu işlemin aynı Kanunun 12. maddesi uyarınca ilk mahalli idari seçimlerde uygulanması gerekirken 6360 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddeleri uyarınca Trabzon Belediyesi'nin Trabzon Büyükşehir Belediyesi'ne dönüştürüldüğü, Trabzon İli, Merkez İlçe sınırları içerisindeki köyler ile belediyelerden oluşan Ortahisar ilçesi ve aynı adla belediyenin kurulduğu, ilçe sınırları içerisindeki belde belediyelerinin tüzel kişiliklerinin kaldırılarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katıldığının görüldüğü, 31/03/2014 tarihinde yürürlüğe giren söz konusu Kanun hükümleri gereği davacı Yalıncak Belediyesi'nin tüzel kişiliğinin sona ererek yeni kurulan Ortahisar Belediyesi'ne katıldığının anlaşıldığı, Bu durumda, gelişen bu yeni hukuki durum karşısında davanın konusuz kaldığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle; Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.500,00-TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idarelerden ... Bakanlığı tarafından, karar verilmesine yer olmadığına dair verilen bir kararda taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, vekalet ücretine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın temyize konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı idarelerden İçişleri Bakanlığının temyiz isteminin reddine, 2 Yukarıda özetlenen gerekçeyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 21/06/2023 tarih ve E:2022/5232, K:2022/3268 sayılı kararının temyize konu edilen vekalet ücreti yönünden ONANMASINA,
3.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY
X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan ve madde metninde sayılan hallerde 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun uygulanacağı belirtilmiş, sözü edilen haller arasında “yargılama giderlerine” de yer verilmiş, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 450. maddesiyle 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlükten kaldırılmış, aynı Kanun’un 447. maddesinin 2. fıkrasında ise; “Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarih ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır.” hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Yargılama giderinin kapsamı” başlıklı 331. maddesinde yargılama giderlerini oluşturan unsurlar sayılmış, maddenin 1/ğ bendinde; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderleri arasında olduğu belirtilmiş, Kanun’un “Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri” başlıklı 331. maddesinin 1. fıkrasında da; “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” kuralına yer verilmiştir.
Temyiz başvurusuna konu kararda, 31/03/2014 tarihinde yürürlüğe giren Kanun hükümleri gereği davacı Yalıncak Belediyesi'nin tüzel kişiliğinin sona ererek yeni kurulan Ortahisar Belediyesi'ne katıldığı ve gelişen bu yeni hukuki durum karşısında, davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle, işin esasına girilerek haklılık/haksızlık değerlendirmesi yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesine rağmen yargılama giderlerinin ve bu giderler arasında yer alan vekâlet ücretinin davalı idarece davacıya ödenmesine hükmedildiği görülmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde yer alan atıf hükmü uyarınca yargılama giderleri konusunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğinde kuşku bulunmamaktadır. 6100 sayılı Kanun’un 331. maddesinin 1. fıkrasında, davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde yargılama giderlerinin ne şekilde takdir edileceği hususu düzenlenmiştir. Temyiz başvurusuna konu kararda, dava konusu düzenlemenin daha sonra yürürlükten kaldırıldığından bahisle uyuşmazlığın esası hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olması nedeniyle, başvuruya konu kararın hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ve bu giderler arasında yer alan vekalet ücretine 6100 sayılı Kanun’un metnine yer verilen 331. maddesinin 1. fıkrasındaki kural çerçevesinde hükmedilmesi gerekir.
Bu durumda; konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığı kararıyla neticelenen davada, tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumları belirlenip buna göre vekalet ücreti konusunda hüküm kurulması gerekirken, böyle bir değerlendirme yapılmaksızın, vekâlet ücretinin davalı idareye yükletilmesine hükmedilmiş olduğundan, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın vekalet ücreti yönünden bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.