16. Hukuk Dairesi

Davacı vekili dava dilekçesinde; huzurdaki davada hükümsüzlüğü talep edilen 2019 117556 no.lu "... ..." markasının 3. kişilere olası devrinin hüküm kesinleşinceye dek önlenmesi ve işbu hususun sicile kaydı için Türk Patent ve Marka Kurumu’na bildirilmesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 159. maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 61. maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. vd. maddeleri uyarınca, davanın etkinliğini sağlamak üzere, müvekkiline ait tescilli markalara tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet yaratan, davalının 2019 117556 no.lu "... ..." markasının ve davalı kullanımlarına konu edilen "... TUR" ibaresinin davalı tarafından faaliyetlerine konu edilmesinin derhal durdurulmasına, bu kapsamda davalıya ait faaliyetlerin tanıtımı için hazırlanmış basılı tabelalara, sair tanıtım malzemelerine, broşür, tişört, pankart, afiş, eşantiyon vb. materyallere el koyulması ile bu hizmetlerin tanıtımlarının ve faaliyetlerinin durdurulmasına, davalı faaliyetlerinde kullanılan tur otobüslerinde yer alan “...” ibaresinin kaldırılmasına, davalıya ait www....l.com.tr adresli internet sitesine erişimin engellenmesi, https://www.instagram.com/.../ içeriğin kaldırılması başta olmak üzere, “...” ibaresi ile yürütülen faaliyetlerin fiziken ve sosyal medyada durdurulmasına ve dava süresince kullanımının engellenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 18/10/2024 tarihli tensip ara kararı ile "…İhtiyati tedbir talebinin bilirkişi raporu geldikten taraflara tebliğ edildikten, dilekçe teatileri tamamlandıktan sonra ön inceleme oturumunda değerlendirilmesine…" karar verilmiş, 13/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile "…Bu aşamada faaliyet alanlarının farklı sınıfta olması, davalı beyanları alınmadan bilirkişi raporu tesis edilmiş olması gözetilerek tüm deliller sunulduktan sonra, alınacak ek rapor sonrasında ihtiyati tedbir isteminin tekrar değerlendirilmesine, bu aşamada yargılamayı gerektirdiğinden herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına…" karar verilmiştir.Davacı vekili bu kez yeniden sunduğu talep dilekçesinde; mahkemenin 13 Mayıs 2025 tarihli ön inceleme duruşmasının 10 no.lu ara kararından dönülerek; ihtiyati tedbir taleplerinin ihtiyati tedbirin acele işlerden olması ve gecikmesi halinde davacı nezdindi zararının devam edeceği gerekçeleriyle; dosyada mevcut deliller gözetilerek, ihtiyati tedbire ilişkin taleplerinin öncelikli olarak değerlendirilmesini, aynı celsede verilen 6 no.lu ara karara uygun olarak; SMK m. 151/2 uyarınca yönelttiği tazminat taleplerini hesaplama yöntemini seçebilmesi için, SMK m. 150/3 uyarınca davalıya, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin sunması için kesin süre verilmesini, seçimlik hakkına dair açıklamasının takiben bu taleplerinin kabul edilmemesi halinde, bilirkişiler tarafından SMK m. 151/2-b uyarınca ve 151/2-c uyarınca lisans örneksemesi olmak üzere her iki yöntem bakımından TTK'nın haksız rekabet hükümleri de dikkate alınarak hesaplama yapılmasını talep etmiştir. TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARI: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 07/07/2025 tarihli 2024/190 E. sayılı ara kararıyla; "...Mahkememizin 13.5.2025 tarihli 8-9-10 nolu ara kararları yeterince açık olduğundan, henüz deliller toplanmadığından davacının İHTİYATİ TEDBİR İSTEMİNİN REDDİNE..." karar verdiği görülmüştür.İSTİNAF BAŞVURUSU:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap