8. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.10.2022 tarihli ve 2022/148 Esas, 2022/351 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/3134 Esas, 2022/2006 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafii tarafından temyizi sonrasında, Dairemizin 24.10.2024 tarihli ve 2024/2771 Esas, 2024/7998 Karar sayılı kararı ile "Ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza davası, dava açan belge niteliğindeki icra ceza mahkemesine verilen şikâyet dilekçesi, son soruşturmanın açılması kararı gibi istisnai hükümler dışında kural olarak Cumhuriyet savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanun'un 170 inci maddesinin dördüncü fıkrasında da; "iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır" düzenlemesine yer verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi uyarınca ise; "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açık aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda; iddianame içeriğinde sanığın temyiz dışı Bekir'in ikametinde ele geçirilen kokain ile ilgisi olduğuna dair bir anlatım bulunmadığı ve iddianame uyarınca eyleminin temyiz dışı Bekir'in ikametinde mavi renkli poşet içerisinde ele geçen 2184 adet pregabalin ve 35 adet MDMA içerir tabletlerle sınırlı olduğu gözetilmeden temyiz dışı Bekir'in ikametinde ele geçen kokain nedeniyle cezasının artırılarak sanığın mahkûmiyetine kararı verilmesi" nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/437 Esas, 2025/61 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 53... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası, 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, parmak izinin tek başına mahkumiyet için yeterli olmadığına ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın temyiz dışı Bekir'in ikametinde ele geçirilen uyuşturucuların sarılı olduğu poşet üzerinden elde edilen parmak izleri nedeniyle atılı suçu temyiz dışı Bekir ile birlikte işledikleri iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği ve sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasında kararda açıklanan gerekçe uyarınca bir isabetsizlik bulunmadığı, temyiz dışı Bekir'in suç tarihinde ikametinde yüklü miktarda uyuşturucu bulundurduğu bilgisi uyarınca başlatılan soruşturma uyarınca Bekir'in ikametinde yapılan aramada suça konu uyuşturucuların sarılı olduğu poşet üzerinden sanığa ait sağ el serçe ve orta parmak izlerinin tespit edilmesi ve aramada ele geçirilen uyuşturucunun miktarı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2025 tarihli ve 2024/437 Esas, 2025/61 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden; sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap