8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2023 tarihli ve 2023/12 Esas, 2023/228 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1 delaletiyle 109/2, 109/3-a-b, 110/1, 31/2, 62/1, 50/3 delaletiyle 50/1-a, 52/2,4 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/3545 Esas, 2023/3153 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mağdur beyanı dışında somut delil olmadığına ve ceza miktarının fazla belirlenerek tüm indirim nedenlerinin uygulanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içeriğine göre, olayda suça sürüklenen çocuk ... ve temyiz dışı ...'ın beyanları ve mağdurun alınan raporu uyarınca mağdurun suça sürüklenen çocuklar... ve ...tarafından araca bindirildikten sonra darp edildiği ve bu suretle 5237 sayılı Kanun’un 110/1. maddesinde aranan "mağdurun şahsına zararı dokunmaksızın" şartı gerçekleşmediğinden suça sürüklenen çocuk ... hakkında ilgili etkin pişmanlık hükmünün uygulanması suretiyle gerçekleşen eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un "cezanın belirlenmesi" başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen "cezada orantılılık ilkesi" nazara alındığında temel cezanın belirlenmesinde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasında isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, suça süreklenen çocuğun ikrarı, mağdur beyanı ve adli rapor birlikte değerlendirildiğinde suça süreklenen çocuğun atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, suça süreklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 02.11.2023 tarihli ve 2023/3545 Esas, 2023/3153 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın