8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2018 tarihli ve 2016/365 Esas, 2018/179 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş; karar itirazın reddi suretiyle 26.06.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Sanığın denetim süresi içerisinde (14.03.2022 tarihinde) kasıtlı suç işlediğinin, mahkumiyet kararı verilerek kararın kesinleştiğinin ihbar edilmesi üzerine dava dosyası yeniden ele alınmıştır. 2. Akabinde; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.05.2023 tarihli ve 2023/5 Esas, 2023/509 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına ve sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. 3. Akabinde; ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli ve 2023/1060 Esas, 2024/712 Karar sayılı kararıyla hükmün özetle sanığa son söz hakkı tanınmadan hüküm kurulmasının sanığın savunma hakkını ihlal ettiği şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Akabinde; ... 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli ve 2024/371 Esas, 2024/662 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/2, 62/1 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/1541 Esas, 2024/2015 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve unsurları yönünden oluşmayan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın herkese açık olan ... isimli sosyal medya hesabından 17.07.2016 tarihinde ülkemizde yaşayan ... vatandaşlarımızla ilgili aşağılayıcı paylaşımda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; 1. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, 2. Kabul ve uygulamaya göre de; basın yayın yoluyla atılı suçu işleyen sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 26.12.2024 tarihli ve 2024/1541 Esas, 2024/2015 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 307/5. maddeleri uyarınca, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye uygun olarak ve oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca ... 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın