T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

Esas-Karar No: 2023/2074 - 2025/2338

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2074
KARAR NO: 2025/2338

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/09/2023

NUMARASI : 2023/273 E. - 2023/962 K.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 26/09/2023 tarih ve 2023/273 E. - 2023/962 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı 6 adet benzinli motor emtiasının, 18.01.2022 tarihinde davalı nakliye şirketi tarafından İtalya'dan Türkiye'ye sevki sırasında maddi hasara uğradığını, yapılan inceleme neticesinde hazırlanan eksper raporuna göre sigortalı emtiada toplam 1.809,94 EURO hasar tespit edildiğini ve hasar bedelinin, 11.10.2022 tarihinde sigortalıya ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin, hasar bedelini ödemekle, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, bilindiği üzere taşıyıcı konumundaki davalının,

TTK’nın 875/1. maddesi gereği taşınan emtianın kendisine tam ve sağlam tesliminden itibaren alıcıya teslimine kadar geçen sürede meydana gelen her türlü hasar ve zarardan sorumlu olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin İtalya-Bursa karayolu nakliyesini gerçekleştiren davalıya ödediği hasar tazminatı bakımından rücu hakkı bulunduğunu, bu nedenle davalı aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığını, davalının haksız yere borca itiraz etmesi sebebiyle işbu itirazın iptali davasının açılmasının zorunlu hale geldiğini ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava dışı sigortalı şirket tarafından İtalya'dan satın alınan motor ve şanzıman emtiasının müvekkili tarafından taşındığını, taşımanın yapıldığı tır muhteviyatında 25 kap muhtelif otomotiv parçalarından, 6 adet benzinli motor emtiasının kısmen hasarlı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin, taşınan emtiada meydana gelen hasardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, taşınan emtianın yükleme ve istiflemesinin gönderici tarafından yapıldığını, yükün sabitlenmesi ve emniyete alınmasından taşımayı gerçekleştiren müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, müvekkilinin taşıyıcı sıfatı ile basiretli bir tacir olarak yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağladığını, nezaret etme yükümlülüğüne uygun davrandığını, kendi üzerine düşen tüm önlemleri aldığını, müvekkilinin taşıma sırasında tedbirli bir taşımacının göstermesi gereken dikkat ve özeni gösterdiğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu hasarın, aracın uğradığı bir kaza neticesinde değil emtianın palet içerisinden kayarak yuvasından çıkması sebebiyle meydana geldiği, sigorta eksperi tarafından düzenlenen rapordan tespit edildiği üzere emtianın kenarları açık metal kilit mekanizmalı palet içerisine yerleştirildiği, bu itibarla taşınacak emtianın yüke uygun bir şekilde ambalajlanmadığı ve istifinin yükün niteliğine uygun yapılmadığı, yol ve hava şartları ile birlikte fiziksel özellik gözetilmek suretiyle gereği gibi ambalajlanmamış ve tertiplenmemiş olan eşyanın, dorse içinde hareket ederek ve birbirine çarparak zarar görmesi ihtimalinin, aracın kazaya karışmaması nedeniyle kuvvetle muhtemel bulunduğu, bu durumda taşıyıcının tazminatla sorumlu tutulamayacağı, burada yüklemeye ve istife taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünün tartışılması gerektiği, yükleme ve istifi uzmanlık gerektirmeyen ve sadece taşıyıcının kendi bilgisiyle ayrıca bir araç sürmeye gerek duyulmaksızın kolaylıkla fark edebileceği hallerde taşıyıcının durumu gönderene bildirerek onu uyarmasının dürüstlük ilkesinin gereği olup bunu ihmal etmesi halinde zarardan müterafik kusuru oranında sorumlu olacağı, ancak yükleme ve istifi uzmanlık gerektiren emtianın taşınması durumda taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünden bahsedilemeyeceği, uyuşmazlık konusu taşımada teslim şekli FCA olduğuna göre satıcının eşyaları alıcının görevlendirdiği araca usulüne uygun yükleme görevi bulunduğu, göndericinin bu görevini usulüne uygun yerine getirmediği, emtianın niteliğine göre yükleme ve istif uzmanlık gerektirdiği, bu nedenle davalı taşıyıcının nezaret etme yükümlülüğünün söz konusu olmadığı, davacının davalıya rücu koşullarının oluşmadığı, davacı yanın kötü niyetli olarak takip başlattığı sabit olmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili, uyuşmazlık konusu taşıma işinde teslim şeklinin FCA olup satıcının, malların gümrük işlerini tamamlayarak ve malları önceden belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcıya teslim ederek kendisine ait sorumluluğu yerine getirdiğini, bundan sonraki aşamada ise CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi uyarınca taşıyıcının, malları teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar malların tamamen veya kısmen kaybından doğacak hasardan sorumlu bulunduğunu, taşıyıcının sorumsuzluğunun tespiti için yalnızca yükün gönderici veya alıcı tarafından yüklenmiş/istiflenmiş olmasının yeterli bulunmadığını, hasarın da bu yükleme ve istiflemeye bağlı olarak meydana gelmesinin arandığını, yükün gönderici tarafından yüklenmesi durumunda dahi taşıyıcının bu yükün sağlıklı şekilde taşınabilmesi için gerekli nezaret yükümlülüğünü yerine getirmesi, basiretli bir tacir olarak yükün gerektiği şekilde yüklenmediğini ya da ambalajlanmadığını fark etmesi ve bu husustaki çekincelerini bildirmesi, taşımanın devamı hakkında talimat alması gerektiğini, davalının bu yükümlülüğünü de gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, nakliyat sigorta poliçesine dayalı olarak sigortalıya ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlıkta yükleme, ambalajlama ve istiflemenin göndericiye ait olduğu, davaya konu hasarın yetersiz ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığı, bu durumda meydana gelen hasardan davalı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağı, öte yandan yükleme ve istif hatasının herhangi bir araştırmaya gerek kalmadan kolaylıkla fark edilecek bir hata niteliğinde olmadığından, davalının nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiğinin de söylenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,

4.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5.Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/12/2025 tarihinde HMK 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/12/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
11.12.2025 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu HMK md.353/1 HMK md.355 TTK md.875/1 HMK md.362/1 K6100 md.355