Esas No
E. 2022/6111
Karar No
K. 2025/13743
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2022/6111 E.  ,  2025/13743 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/288 Esas - 2022/421 Karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/937 Esas -2021/515 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirkete ait Samsun iline doğal gaz arzı sağlayan çelik ana dağıtım hattının 11.02.2017 tarihinde bölgede yol çalışması yapan davalı şirket tarafından hasara uğratıldığını ve kontrolsüz gaz çıkışı olduğunun tespit edildiğini, ivedilikle çevre emniyetini alınarak hasarın giderildiğini, davalı şirket tarafından doğal gaz ana hattında meydana getirilen hasar nedeniyle uğranılan maddi zararın ödenmesi için ihtarname gönderilmesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, davalının tüm ihtarlara rağmen 363.691,08 TL tutarında olan faturayı ödememesi nedeniyle alacağın tahsili için Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden 30.10.2017 tarihinde takip konusu fatura bedelinin 197.473,70 TL'sini banka hesabına ihtirazı kayıt koymak suretiyle ödediğini, ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borca, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini ve davalı şirketin yaptığı ödeme borçtan mahsup edildiğinde kalan borcun 213.260,87 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, kötü niyetli davalının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davacı şirkete ait Samsun iline doğal gaz arzı sağlayan çelik ana dağıtım hattına 11.02.2017 tarihinde bölgede yol çalışması yapan davalı şirket tarafından zarar verilmesi nedeniyle uğranılan zararın giderilmediğini ve düzenlenen 210.075,78 TL tutarında olan fatura bedelinin ödenmediğini, bu nedenle söz konusu alacağın tahsili için Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136370 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden 30.10.2017 tarihinde takip konusu fatura bedelini ödediğini, ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borca, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine yaptığı haksız ve mesnetsiz itirazın iptaline, kötü niyetli davalının takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; davacının davaya konu zararını ispatlaması gerektiğini, dava dilekçesinde davacı tarafın kendi kusuruna değinmediğini, davalı şirket tarafından davacı tarafa yol yapım çalışması olduğu bildirilmesine rağmen davacı şirketin sahada eleman bulundurmaktan imtina ettiğini, üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, itirazın iptali davasının yapılan kısmi ödeme nazara alınmadan açıldığını ve mahkemece yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde dava konusu zararın davacı şirketin kusuru ile meydana geldiğinin tespit edileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava konusu takip dayanağı faturaların, davalı tarafa ait iş makinesinin davacıya ait doğal gaz borularını patlatması sebebiyle oluşan gaz kaçağı ve kar kaybına yönelik olması yani dayanağın haksız fiil niteliğinde bulunması sebebi ile tarafların kusur durumunun tespit edilmesi gerektiği, 09.12.2019 tarihli uzman bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda; davalı şirketin, Samsun İli çevre yol inşaatında Karayolları Genel Müdürlüğü ve davacı şirket ile ilgili koordinasyon eksikliğinden ve doğalgaz borusunun geçtiği noktaların kot ve koordinatlarını belirleyecek teknik ekibin sahada olmadığı sırada kazı çalışmalarını yapmasından dolayı asli kusurlu ve % 70 oranında kusurlu olduğu, davacı şirketin ise doğal gaz borusu delindiğinde ve delinen borunun onarımında tutanak tutmadığı, nöbetçi mahkemeden kaza ile ilgili tespit yaptırmadığı, ... Ham Petrol ve Doğalgaz Boru Hattı Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesine Dair Teknik Emniyet ve Çevre Yönetmeliğine göre vanalarda otomatik kapanma sisteminin olmadığı ve doğalgaz ana borusu delindiğinde, basınç düştüğünde doğalgaz akışını en kısa sürede kesen otomatik selenoid vanaların olmamasından dolayı kaçan gaz miktarının çok fazla olduğu, bu nedenle tali ve % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, asıl dava dosyası dayanağı faturanın kaçan gaz bedeli ile kar kaybına yönelik olup takip tarihi itibariyle 170.735,70 TL asıl alacak ve 9.347,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.083,48 TL alacak tespit edildiği, ihtirazi kayıt ile yapılan 197.473,70 TL'nin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle bilirkişi raporuna karşı itirazların yerinde görülmediği, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; iş bu davanın dayanağının 210.075,78 TL bedelli 19.07.2017 tarihli fatura olduğu, fatura dayanağının ise hasar/onarım bedeline ilişkin olduğu, hükme esas alınan 01.07.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda, ödeme tarihi itibariyle toplam alacağın 170.081,74 TL olarak tespit edildiği, davalı tarafından 30.10.2017 tarihinde ihtirazi kayıt ileri sürülmeden 210.075,78 TL ödeme yapıldığı, bu haliyle ödeme tarihi itibariyle davalı şirketin fazla ödemesi mevcut olup davacı şirketin herhangi bir alacağının kalmadığının belirlendiği, her ne kadar davalı tarafından fazla yapılan ödemelerin iadesi talep edilmiş ise de bu yönde harçlandırılarak açılmış bir davanın bulunmadığı gerekçesiyle birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 170.135,70 TL asıl alacak, 9.347,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.083,48 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası yasal faiz uygulanmasına, asıl alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, takip tarihi sonrası 30.10.2017 tarihinde ihtirazi kayıt ile yapılan 197.473,70 TL ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına ve davalı vekilinin yapılan fazla ödemelerin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, dava konusu olayın meydana gelmesinde davacı tarafın kusuru bulunmadığını, yapılan çalışma ve oluşan zararlar dikkate alındığında kusur incelemesinin kaza anı ve kaza sonrası olarak ayrı ayrı yapılması gerektiğini, ayrıca her sorumluluk hali için belirlenen kusur oranının zarar miktarına uygulanabilmesi için ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini ve dosya kapsamında belirlenen kusur durumunun, dava konusu olayın oluş şekline, tarafların durumlarına, olay sonrası yapılan iş ve eylemlerin ve oluşan zarar türlerinin farklılığına uygun düşmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; tarafların kusuruna ilişkin olarak yapılan tespit hatalı olup, davalı şirketin, olayın oluşumda kusurunun olmaması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, gaz giderleri bakımından yapılan hesaplamada vananın kapatılma süresinin 49 dakika olduğu iddiası kabul edilerek hüküm tesis edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, eksik ve yeterli olmayan bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, faturaya konu masrafların hasarın niteliği ve büyüklüğüne göre yapılması gerekli olup olmadığının değerlendirilmediğini, davalı şirketin başlatılan takip üzerine yaptığı ödemeler sonrasında dava açılmış olup, bakiye alacak olup olmadığının değerlendirmeye tabi tutulması gerekirken tüm takip miktarının davaya esas kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, dava ve birleşen davada, davalı şirket tarafından yapılan yol yapım çalışmaları sırasında davacı şirkete ait doğal gaz boru hattına zarar verilmesi nedeniyle uğranılan zararın (kaçak gaz bedeli ve hasar onarım masrafları) tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Dosya içeriğinden; davacı şirkete ait Samsun iline doğal gaz arzı sağlayan çelik ana dağıtım hattının 11.02.2017 tarihinde bölgede yol çalışması yapan davalı şirket tarafından hasara uğratılması sonucu kontrolsüz gaz çıkışı meydana geldiği, davacı tarafından hasarın giderildiği, kaçan gaz bedelinin tahsili amacıyla düzenlenen 363.691.08 TL bedelli faturanın tahsili için (kaçan gaz bedeli) Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyasında, 210.075,78 TL bedelli faturanın tahsili için (hasar onarım masrafları) Samsun 9. İcra Müdürlüğü 2017/136370 esas sayılı dosyasında ayrı ayrı takip başlatıldığı, davalının ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden 30.10.2017 tarihinde Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı takip dosyasına konusu fatura bedelinin 197.473,70 TL'sını davalının banka hesabına ihtirazı kayıt koymak suretiyle ödediği, asıl davaya konu Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyasında ödeme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borca, asıl alacağa, faize ve tüm ferilerine davalı tarafından itiraz edildiği ve davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, mahkemece hükme esas alınan 01.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; davalının % 70 kusur oranı esas alınarak davacı şirketin gaz giderleri zararının KDV dahil 170.735,70 TL olduğu, asıl alacak tutarı olan 170.735,70 TL'ye davalının temerrüte düştüğü 22.03.2017 tarihinden 27.10.2017 takip tarihine kadar %9 oranındaki yasal faizin uygulanması sonucu işlemiş faiz oranının 9.347,78 TL olarak hesaplandığı, buna göre davacının 27.10.2017 takip tarihi itibariyle gaz gideri zararı nedeniyle davalıdan olan alacak miktarının 170.735,70 TL asıl alacak+9.347,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.083,48 TL olduğu, dosyada mevcut ödeme belgesinden de anlaşılacağı üzere Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyasına konu fatura nedeniyle 27.10.2017 takip tarihinden sonra ve henüz ödeme emri tebliğ edilmeden 30.10.2017 tarihinde 197.473,70 TL ödeme yapıldığı, iş bu yapılan ödemenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 100. maddesi gereğince öncelikle faiz ve ferilerinden mahsup edilmesi gerektiği, yapılan hesaplamada ödeme tarihi itibariyle Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı takip dosyasına konusu borcun faiz ve ferileri birlikte 201.315,24 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafından takip dosyasına bu tarih itibariyle 197.473,70 TL ödeme yapılmış olup, buna göre davalının 30.10.2017 tarihi itibariyle davacıya (201.315,24 TL-197.473,70 TL=3.841,54 TL) gaz zararı borcu bulunduğunun tespit edildiği, birleşen davaya konu Samsun 9. İcra Müdürlüğü 2017/136370 esas sayılı sayılı dosyasında ise davalının herhangi bir alacağının kalmadığının belirlendiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince; asıl davaya konu Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyasında takip tarihinden sonra davalının 30.10.2017 tarihinde 197.473,70 TL'yi ihtirazi kayıt ile ödediği ve ödemenin takip tarihinden sonra ihtirazi kayıt ile yapılmış olması sebebi ile infaz aşamasında nazara alınması gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 170.135,70 TL asıl alacak ve 9.347,78 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 180.083,48 TL alacak hakkındaki itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, asıl alacağa takip tarihi sonrası yasal faiz uygulanmasına, takip tarihi sonrası 30.10.2017 tarihinde ihtirazi kayıt ile yapılan 197.473,70 TL ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına karar verilmiş; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi uyarınca; hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön kamu düzenine ilişkindir.

Bu durumda; hükme esas alınan 01.07.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda, asıl davaya konu edilen Samsun 9. İcra Müdürlüğü'nün 2017/136367 esas sayılı dosyasında davalı şirket tarafından yapılan ödeme dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu bakiye alacağının 3.841,54 TL olarak belirlenmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince infazda tereddüt oluşturacak şekilde asıl dava dosyası yönünden takip tarihi sonrası 30.10.2017 tarihinde ihtirazi kayıt ile yapılan 197.473,70 TL ödemenin infaz aşamasında nazara alınmasına şeklinde karar verilmiş olmasının 6100 sayılı HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca düzenleme altına alınan davalı tarafın sorumlu olduğu miktarın hüküm fıkrasında tereddüt ve şüphe uyandırmayacak şekilde belirlenmesine kuralına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmış olup, asıl dava dosyası yönünden kararın bozulması gerekmiştir.

3.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

4.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenle bozma sebebine göre taraf vekillerinin asıl davaya ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ve davalıya iadesine,

40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,

40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.