8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2025/1952 E. , 2025/6104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Bitlis ili Hizan ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan, 1 02... parsel sayılı ve 3.427.566,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar dava dilekçelerinde özetle; Bitlis ili Hizan ilçesi ... köyü 1 02... parsel sayılı taşınmazın belli bölümlerinde zilyet olduklarını, dava konusu taşınmaz bölümlerini eskiden beridir kullandıklarını, orman ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek, yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmaz bölümlerinin adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince verilen, "eksik karar ve ilam harcının verilen kesin süreye rağmen tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu taşınmazın tespit gibi orman vasfıyla Hazine adına tesciline" dair ilk kararın, davacılar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarihli ve 2012/14438 Esas, 2012/13788 Karar sayılı ilamı ile "davacıların dava ettiği taşınmaz bölümü ve bu bölümün dava tarihi itibarıyla zemin değeri keşfen belirlendikten sonra, eksik harç halinde İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa uygun bir kesin mehil verilmesi, mehile uymamanın neticelerinin davacı tarafa ihtar olunması, verilen mehil içinde harcın yatırılmaması halinde, anılan kararın verilmesi gerekirken, davacıların dava etmedikleri bölümü de kapsayacak şekilde eksik karar ve ilâm harcının 1 02... parsel sayılı taşınmazın tamamı üzerinden belirlenmesi, usûl ve kanuna aykırı olduğu" gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile Bitlis ili Hizan ilçesi ... köyü 1 02... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve 14.01.2015-17.04.2015 havale tarihli orman bilirkişisi ek raporları ile (1), (2) ve (4) numaraları ile gösterilen sırası ile 2.843,44 m², 1.291,00 m² ve 5.123,31 m² olmak üzere toplam 9.257,75 m²lik kısmının aynı adanın son parsel numarası verilerek ... oğlu ... mirası olarak 12 pay kabul edilmek suretiyle 1 payın ... oğlu ... adına, 1 payın ... oğlu ... adına, 1 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu taşınmazın 11.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve 14.01.2015-17.04.2015 havale tarihli orman bilirkişisi ek raporları ile (7) numara ile gösterilen 3.017,19 m²lik kısmının aynı adanın son parsel numarası verilerek ... oğlu ... mirası olarak 12 pay kabul edilmek suretiyle 1 payın ... oğlu ... adına, 1 payın ... oğlu ... adına, 1 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına, 3 payın ... oğlu ... adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, aynı raporda (3), (5) ve (6) numaralar ile gösterilen sırası ile 2.616,04 m², 4.981,50 m² ve 3.022,50 m²lik kısımların tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline" dair ikinci karar, davacı ... tarafından reddedilen kısmına, davalı Hazine vekili tarafından ise kabul edilen kısmına yönelik temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarihli ve 2015/11310 Esas, 2017/1218 Karar sayılı ilamı ile "... davacı ...'in hükmün, orman bilirkişisi ek raporlarında (3), (5) ve (6) numara ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin davanın reddine yönelik temyiz itirazları bakımından, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; davalı Hazine vekilinin hükmün, orman bilirkişisi ek raporlarında (1), (2), (4) ve (7) numara ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin davanın kabulüne yönelik temyiz itirazları bakımından ise, davaya konu (1), (2), (4) ve (7) numaraları ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, şöyle ki; çekişmeli yerlerin, orman parseli içerisinde, dört tarafı ormanla çevrili ve 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklığı konumunda olduğu, bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceğinden davanın reddi gerekirken, dava konusu taşınmaz bölümlerinin özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olduğuna ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... çekişmeli taşınmazların orman içi açıklık niteliğinde olduğu ..." gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu 1 02... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve 14.01.2015-17.04.2015 havale tarihli orman bilirkişisi ek raporlarında (1), (2), (4) ve (7) numaraları ile gösterilen sırasıyla 2.843,44 m², 1.291,00 m², 5.123,31 m² ve 3.017,19 m² olmak üzere toplam 12.274,94 m² yüzölçümündeki alanların tespit gibi "Orman" vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, Bitlis ili Hizan ilçesi ... köyü 1 02... parselde kayıtlı taşınmazın 11.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve 14.01.2015-17.04.2015 havale tarihli orman bilirkişisi ek raporlarında (3), (5) ve (6) numaraları ile gösterilen sırasıyla 2.616,04 m², 4.981,50 m² ve 3.022,50 m² yüzölçümündeki alanlar yönünden karar usulen kesinleştiğinden yeniden karar tesisine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, dava konusu taşınmaz bölümleri orman alanı içinde bırakılmıştır.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilâmı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı ...'in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; 1 02... numaralı parsele ilişkin dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildikten sonra, taşınmaz hakkında yeniden sicil oluşturulacak şekilde bilirkişi raporlarında (1), (2), (4) ve (7) numaraları ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin tekrar tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmesi infazda tereddüte neden olacağından isabetli değildir. Ne var ki; bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzeni kuralları da gözetilmek suretiyle düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ...'in sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Davacı ...'in yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kamu düzenine ilişkin kurallar da gözetilerek kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "... 11.11.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporu, 14.01.20 15... .04.2015 havale tarihli orman bilirkişisi ek raporlarında (1), (2), (4) ve (7) numaraları ile gösterilen sırasıyla 2.843,44 m², 1.291,00 m², 5.123,31 m² ve 3.017,19 m² olmak üzere toplam 12.274,94 m² yüzölçümündeki alanların ..." cümlesinin hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.