9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2009/48758 E. , 2012/18814 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem ve ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 29.05.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 02.02.1995 tarihinde çalışmaya başladığını, mevcut hizmet akdinin davalı işverence tek taraflı ve haksız olarak 20.02.2008 tarihinde feshedildiğini, en son aldığı net aylığın 800,00 TL olduğunu ileri sürerek, haksız ve bildirimsiz fesih nedeniyle kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, resmi ve genel tatil ücreti, izin ücreti ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının işten kendisinin ayrıldığını savunmuş, aynı zamanda görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, görev yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın davalının savunmasını somut delillerle ispatlayamadığı gibi yaklaşık 13 yıl süren hizmet süresini gözardı ederek sebepsiz yere ayrılmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesiyle, işçilik alacaklarına dair isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.
İş Mahkemelerinin bulunmadığı yerlerde iş davalarına bakmak üzere bir asliye hukuk mahkemesi görevlendirilir. İş davalarına bakmakla görevli asliye hukuk mahkemesine açılan dava "iş mahkemesi sıfatıyla" açılmamış ise, mahkeme görevsizlik kararı veremez. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi tarafından, verilecek bir ara kararı ile davaya "iş mahkemesi sıfatıyla " bakmaya devam olunur. Davanın, İş Kanunu kapsamı dışında kalması halinde, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir. Davanın esastan reddi usule aykırıdır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1 inci maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir. 4857 sayılı Yasanın 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca, “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde aşçı, uşak, temizlikçi gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren ararındaki uyuşmazlığın iş mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukukî ilişkilerde Borçlar Kanunu’nun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır. Aile bireylerini evden alarak alışverişe, şehir içinde gezmeye götüren, boş zamanında ev ve eklentilerinde zamanını geçiren şoföründe ev hizmeti yaptığı ve iş kanunu kapsamında olmadığı kabul edilmelidir (Yargıtay 9.HD. 09.10.2008 gün ve 2007/27814 Esas, 2008/25988 K.). Buna karşın evde hastaya bakan hemşire ve çocuk eğiticisi İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut olayda, davacının davalı ile diğer aile fertlerinin özel şoförlüğünü yaptığı tartışma dışıdır. Davacı, çalışma saatleri içinde şoförlük hizmetini vermediği zamanlarda evin bir bölümünde veya garajda görev verilmesini beklemiştir. Bu durumda davacının çalışmaları ev hizmetleri kapsamında olup Borçlar Kanunu’nun hizmet aktine ilişkin hükümleri uygulanmalıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığından 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri gereğince İş Mahkemesinin görevli olduğundan da söz edilemez. Uyuşmazlığın çözüm yeri Asliye Hukuk Mahkemesi olup mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm tesisi hatalıdır.
SONUÇ
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 900.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.