9. Hukuk Dairesi         2025/6804 E.  ,  2025/8432 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/467 E., 2025/1417 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasra Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2017/23 E., 2024/175 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile taraf olmaktan çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı tarafından işletilen ... Restaurant isimli işyerinde 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin çalışmasının SGK'ya bildirilmediğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacaklarının ödenmediğini belirterek davacının 01.01.2011-31.12.2012 tarihleri arasında davalı tarafından işletilen ... Restaurant isimli işyerinde çalıştığının tespiti ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Turizm İşletmeleri Limited Şirketi (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının birlikte görülemeyeceğini, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili Şirket arasında yapılan anlaşmaya göre davacının kâr ortağı olduğunu, işveren sıfatı ile devam edeceği hizmete karşılık müvekkili Şirkete fatura keseceğini ancak davacının bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi kötüniyetli olarak eldeki davayı açtığını, talep edilen alacaklara hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hizmet tespiti davası ile işçilik alacakları davasının birlikte görülemeyeceğini, bu nedenle işçilik alacaklarına ilişkin davanın tefrikine karar verildiğini ve eldeki dosya ile görülmeye devam edildiğini, hizmet tespitine ilişkin dava dosyasının bekletici mesele yapıldığını, Amasra Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2018/24 Esas sayılı dosyası ile görülen hizmet tespit davasında "Davanın KABULÜ ile, davacı ...'nın davalı şirkete ait 1... . ... . ... sicil no ile işlem gören davalı ...'ye ait işyerinde 01/01/2011 - 31/12/2012 tarihleri arasında iş sözleşmesine dayalı olarak brüt asgari ücret üzerinde çalıştığının TESPİTİNE," dair verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek onandığını, kararın 14.03.2022 tarihinde kesinleştiğini, eldeki işçilik alacakları davasında tespit edilen hizmet süresi ile ücretin esas alındığını, tanık C.B'nin 15 ay davalı işyerinde çalıştığı ancak davacının çalışma koşullarını bilmediği, davacı tanığı G.Y'nin davalı işyerinde 2010 yılında çalıştığı, davacının çalıştığı tarihlerden önce davalı işyerinde çalıştığı için davacının çalışma koşullarını, fazla çalışma yapıp yapmadığını, hafta tatillerinde çalışıp çalışmadığını bilemeyeceği, davacı tanığı E.Y'nin davalı işyerinde ara sıra yardım amaçlı çalıştığını beyan ettiği, sürekli bir çalışması olmadığından davacının çalışma düzenini bilemeyeceği, beyanlarına başvurulan diğer tanıkların komşu işyeri çalışanları olmaları nedeniyle davacının çalışma koşullarına ilişkin bilgi ve görgü sahibi olmadıklarının anlaşıldığı, buna göre davacının fazla çalışma ile hafta tatili çalışması yaptığına ilişkin iddiasının dosya kapsamı uyarınca ispatlanamadığı, taleplerin reddi gerektiği, davalı işveren tarafından ödendiği ispatlanamayan ücret alacağı ile davacının hak ettiği ancak kullandırıldığı ve/veya karşılığı ücretin ödendiği ispat edilemeyen yıllık ücretli izin alacağının kabulü gerektiği gerekçesiyle davalı Şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, davacı vekili tarafından işçilik alacakları ile birlikte hizmet tespit davası beraber açılırken SGK'nın da davalı olarak gösterildiği, SGK'nın davacının işvereni olmaması gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacaklarının reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ancak davacının asıl dava dosyasında hizmet tespit talebinin de bulunması nedeniyle SGK'nın taraf olarak gösterildiği, dava dilekçesindeki alacak talepleri yönünden SGK'dan talebin olmadığı, bu kapsamda tefrik kararı sonrası SGK'nın alacak davasında taraf sıfatının olmadığının anlaşıldığı, bu nedenle karar başlığında taraf olmaktan çıkartılan olarak gösterildiği, bu hâlde İlk Derece Mahkemesince dosyasında SGK'nın taraf olarak gösterilmesi ve davanın reddedilmesi nedeniyle lehine vekâlet ücreti takdir edilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu kapsamda yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerek hizmet tespit davasında gerekse tefrik edilen eldeki işçilik alacakları davasında beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ve alınan bilirkişi raporu ile müvekkilinin fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacaklarına hak kazandığının belirlendiği, buna karşın taleplerin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2.Taraf olmaktan çıkarılan SGK vekili, davacı tarafından müvekkili Kuruma dava açıldığını, yargılama sürecinde aşamalarda müvekkili Kurumun temsil edildiği, duruşmalara katılım sağlandığı, buna karşın İlk Derece Mahkemesince müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma ile hafta tatili ücret alacaklarının ispatı ile vekâlet ücreti noktalarındadır.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile taraf olmaktan çıkarılan SGK vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Taraf olmaktan çıkarılan Sosyal Güvenlik Kurumu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
04.11.2025 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Sigorta Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı Kanun K6100 md.371