Aramaya Dön

Danıştay 13. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2024/1333
Karar No
K. 2024/5109
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2024/1333 E.  ,  2024/5109 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No: 2024/1333
Karar No: 2024/5109
TEMYİZ EDEN (DAVACI): ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLLERİ: Av....

Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI): ...Kurumu
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yatırımlarının İncelenmesi ve Denetlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar'ın “Raporlama” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine ve aynı maddenin üçüncü fıkrasına, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin “İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine, IMT kapsamında verilen Sayısı Sınırlandırılmış Kullanım Hakkı Yetki Belgesi'nin eki olan IMT Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin Hak ve Yükümlülükler Belgesi'nin “Bilgi verme” başlıklı 23. maddesine ve IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin “Bilgi verme” başlıklı 23. maddesine aykırı olarak davacı şirket tarafından 27/10/2016-26/10/2017 dönemine ilişkin 3G ve 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında, fatura kalemlerinin raporlandığı tabloda bazı faturaların ilgisine göre doğru kısımda raporlanmaması ve yatırım yükümlüğü tablosunun usulüne uygun olarak doldurulmaması nedeniyle bazı bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2017 yılı net satışlarının %0,002 (yüzbinde ikisi) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararının 20. maddesi ile bu karara istinaden düzenlenen 160.366,49-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; İşletmecilerin Şebekelerinde Kullanılacak Donanım ve Yazılım Yaptırımlarının İncelenmesi ve Denetlemesine İlişkin Usul ve Esaslar çerçevesinde 27/10/2016 ila 26/10/2017 dönemine ilişkin 3G ve 4.5G yatırım yükümlülüklerinin raporlanması kapsamında raporlanan belgeler üzerinden yapılan incelemede, fatura sınıflandırmalarının hatalı yapılması sonucu bazı bilgi ve belgelerin yanlış raporlandığının tespit edildiği, fiilin sabit olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, her ne kadar hatanın sehven yapıldığı ve oranın küçük olduğu ve kast olmadığı iddia edilmiş ise de, söz konusu usul ve esasların yeterince açık olduğu, söz konusu aykırılığın diğer dönemlerde de devam ettiği ve mevzuatta kast şartı aranılmadığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen "uyarı" müessesesinin hukuki dayanağı bulunmadığından, 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlal ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisinin bulunmadığı; bu itibarla, anılan Yönetmelik ile kanuna aykırı olarak getirilen ve hukuki dayanağı bulunmayan "uyarı" müessesesinin lehe düzenleme olduğundan da bahsedilmesi mümkün olmadığından, davacı şirket hakkında uyarı yaptırımı uygulanmaksızın tesis edilen işlemlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, davalı idarece Kurumlarına raporlanan toplam 136.127 adet fatura kaleminden yalnızca 521 tanesinin raporlanmasıyla ilgili hata bulunduğu belirtilmesine rağmen şirketlerince yapılan incelemeler neticesinde söz konusu fatura kalemlerinden 502 tanesinin doğru raporlandığının tespit edildiği, sehven hatalı raporlanan ve yükümlülük yönünden kendi lehlerine olmayan fatura kalem adedinin 15 olduğu, sehven hatalı raporlanan fatura kaleminin yalnızca 4 tane, sehven hatalı raporlanan faturaların, raporlanan toplam fatura kalemlerine oranının ise %0,000029 olduğu, insan eliyle yapılan bir tasnifte, herhangi bir kast olmadan yapılan ve yükümlülüğün yerine getirilmesine herhangi bir etkisi olmayan söz konusu hata dolayısıyla kendilerine yüklü miktarda idari para cezası verilmesinin hem yatırım yükümlülüklerine yönelik düzenlemenin amacına hem de hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının Kuruma süresi içerisinde doğru ve eksiksiz raporlama yapma yükümlülüğü bulunduğu, ilgili mevzuatta hatalı raporlanan fatura sayısının belirli bir oranda olması durumunda idari yaptırım uygulanamayacağı şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı, mevzuatta maktu olarak öngörülen idari para cezasının orantılı olarak tesis edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Öte yandan, davacı tarafından idari para cezasının ölçüsüz ve fahiş olduğu ileri sürülmüşse de, yaptırımın dayanağı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 24. maddesinin birinci fıkrasında "Kurum tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin yanlış olması" fiili için işletmecilere bir önceki takvim yalındaki net satışlarının yüzbinde iki (%0,002) oranında idari para cezası uygulanacağı düzenlendiğinden, davacıya 2017 yılı net satış tutarının yüzbinde iki (%0,002) oranında idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin reddine,

2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4.Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,

5.2577 sayılı Kanun'un 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...

İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : 15/02/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması halinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.''; "Yanlış bilgi ve/veya belge verilmesi" başlıklı 24. maddesinde ise, "(1) Kurum tarafından talep edilen her türlü bilgi ve/veya belge ile ilgili mevzuat kapsamında verilmesi gereken bilgi ve/veya belgelerin yanlış olması halinde 44 üncü maddede yer alan ölçütler dikkate alınarak işletmeci uyarılır veya işletmeciye bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzbinde ikisi (%0,002) oranında idari para cezası uygulanır." kuralları yer almaktadır.

Hukuk Devleti, "İnsan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir." şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık, yapılan idari işlemlerin, Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.

Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmamasının takdiri halinde ise, uyarı yapılmama gerekçesinin Kurul kararında açıklanması gerekmektedir. Dava konusu Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.