9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2025/6709 E. , 2025/8514 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 22. İş Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 17.12.2014-03.08.2019 tarihleri arasında inşaat kalfası olarak çalıştığını, fazla çalışma yapıp ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalıştığını, ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğini, iş sözleşmesine haksız olarak son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sonlandığına ilişkin dosyaya davalı işveren tarafından herhangi bir kayıt ve belge sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunduğu, tanık beyanları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yaptığı işe ve kıdemine göre çıplak ücretinin belirlenmesinde hatalı bir yönün bulunmadığı, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ve davacının yıllık izinlerinin kullandırıldığı veya izin alacağının ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, davacının fazla çalışma yaptığını ispat ettiği, karşılığının ödendiğini ise davalının ispat edemediği, tanıkların gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarına ilişkin bir delilin dosyada bulunmadığı, tanık beyanlarına itibar edilmesinde hatalı bir yönün bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Hükme esas alınması mümkün olmayan hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu,
2.Davacı tanıklarının müvekkili Şirkete karşı davaları olduğundan beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını,
3.Davacının brüt ücretinin hatalı belirlendiğini, yemek ve yol ücretinin brüt ücrete dâhil edilmesinin fahiş olduğunu,
4.Davacının müvekkili Şirketten fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını,
5.Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık;
davacının aylık ücret miktarı, iş sözleşmesinin feshi, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş ve işyerinden çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazı kaydının bulunması hâlinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazı kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı hâlde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazı kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Aynı ispat kuralları hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacakları için de geçerlidir.
Çalışma sürelerinin ispatı noktasında işverene karşı dava açan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılması gerekir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatında salt davacı ile menfaat birliği içinde bulunan veya işverene karşı davası bulunan tanık beyanlarıyla sonuca gidilemez. Bununla birlikte başkaca delil ya da olgularla desteklenen bu tanık beyanlarına itibar edilmelidir. Bu çerçevede; işin ve işyerinin özellikleri, davalı tanıklarının anlatımları, iş müfettişinin düzenlediği tutanak veya raporlar ve aynı çalışma dönemi ile ilgili olarak söz konusu alacakların varlığına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları gibi hususlar başkaca delil ya da olgular olarak değerlendirilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talepleri tanık anlatımlarına göre hesaplanıp hüküm altına alınmıştır. Davacı tanıklarının da davalı aleyhine dava açtıkları ve davacı ile menfaat birliği içinde oldukları anlaşıldığından; somut davada çıkacak sonuçtan menfaat elde edecekleri tartışmasızdır. Başka delillerle desteklenmeden tek başına menfaat birliği içindeki tanıkların anlatımına itibar edilmesi mümkün değildir. Dosyada tamamı menfaat birliği içindeki tanıkların anlatımından başka da delil bulunmadığından; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı taleplerinin somut, inandırıcı ve yeteri delillerle ispatlanamaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olmuştur.
3.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıdem ve ihbar tazminatı hesabına esas giydirilmiş ücret miktarına yol yardımı ücreti de ilave edilmiştir. Ancak bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ispat noktasında dinlenen davacı tanıkları işyerinde servis yardımı bulunmadığını ve yol parası da ödenmediğini beyan etmişlerdir. Dosyadaki delil durumuna göre ispat edilemeyen yol yardımı ücretinin giydirilmiş ücrete eklenerek kıdem ve ihbar tazminatı hesaplanması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.