Esas No
E. 2022/13998
Karar No
K. 2025/11461
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

4. Hukuk Dairesi         2022/13998 E.  ,  2025/11461 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/454 E., 2022/7 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/960 E., 2020/497 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi Kandıra Yolu Yanı ... Lisesi arkası adresinde müvekkili şirketin bilgisi dışında gerekli güvenlik tedbiri alınmaksızın 06.12.2016 tarihinde davacı şirketin ... ilini besleyen 12 çelik ana doğalgaz hattının, ... yüklenicisi ... tarafından yapılan kazı çalışması esnasında iş makinesi kepçesi ile delinmek suretiyle hasar verildiğini, hasar nedeniyle 4184 servis kutusuna bağlı 16142 adet abonenin iç tesisatında yapılan gazlanma çalışmasının yanında delinen hatta açığa çıkan gaz ve boru onarım çalışması nedeniyle davacının 383.317,32 TL zarara uğradığını, zararının davalı taraftan talep edilmesine karşın ... Otoban Köprülü Kavşağı işi kapsamında hatların önceden deplase edilmesi gerekliliği öne sürülerek ödeme yapılmadığını, karayolları proje kodları sayısal verilerini paylaşması ve kamulaştırma sınırlarını bildirmesine ilişkin taleplerin yapılan toplantı tutanaklarına işlenmiş olmasına karşın davalı tarafın hiçbir plan olmaksızın belirtilen hususları dikkate alınmaksızın işe başladığını, müvekkili şirketçe davaya konu olay sonrası 13.01.2017 tarihinde nihai projenin ve kodlarının Karayollarından talep edilmesine rağmen temin edilemediğini, ... Otogar Köprülü Kavşağı işi kapsamında davacının deplase etmesi gereken boru hatlarının projelerin ...'den temininin mümkünken davalı tarafça projeler temin edilmeksizin çalışmaya başlandığını, davacıya ait 12 çelik ana doğalgaz hattına verilen hasar nedeniyle oluşan 383.317,32 TL zararın hasar tarihi olan 06.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Köprülü kavşak yapım çalışmalarına başlamadan önce 30.06.2016 tarihinde ilgili tüm kurum ve kuruluşlara haber verildiğini ve gerekli tedbirleri almalarının istendiğini, ilgili kurum ve kuruluşların deplase çalışmalarını yapması hususunun bildirildiğini, kamulaştırma sahası içinde idarenin bilgisi dahilinde (İdare ile ... arasında izin protokolü) bir doğalgaz hattının olmadığını, davaya konu 12 çelik doğalgaz hattının kaçak bir hat olduğunu, idarenin diğer davalı yüklenici ile yapılan protokol gereği üçüncü kişilere verilecek zarardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, davaya konu olayla idarenin sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Otogar Köprülü Kavşağı işi kapsamında davacı şirketin 12 çelik ana doğalgaz hattına verilen zarar nedeniyle ortaya çıktığı iddia edilen 383.317,32 TL zarar bedeli hesaplamasının bilgiye, belgeye ve net bir delile dayanmadan yapıldığını, ... . Bölge Müdürlüğünce köprülü kavşak çalışma alınını ve güzergah planının ilgili tüm kurumlara 30.06.2016 tarih ve E.160088 sayılı yazı ile bildirildiği, köprülü kavşak yapım işi bilgilendirme yazı eki yapım işi güzergahı içinde bulunan hatların deplase edilmesi gerektiği ilgili tüm kurumlara bildirim tarihi olan 30.06.2016 gününden 12 çelik doğalgaz hattının hasarlandığı 06.12.2016 tarihine kadar hat deplase işleminin davacı firma tarafından yapılmadığını, 12 çelik doğalgaz hattının hasırlanmasında müvekkili şirketin kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; ... tarafından ihale edilen ... Otogar Köprülü Kavşak yapım çalışmasının yüklenicisi olan davalı ... Yapı San ve Tic A.Ş tarafından davacı şirketin 12 çelik ana doğalgaz hattına zarar verildiği, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinden talimatla alınan bilirkişi raporunda davalı ... Yapı San. ve Tic.A.Ş nin işin yüklenicisi olarak doğalgaz hattı geçen yerde yeterli güvenlik tedbirlerini almadan dikkatsiz bir şekilde kazı yaparak yol düzenleme işini yaptığından olayın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğu, davalı ...'nün yapılan işin işvereni olarak işin güvenli çalışma şartlarına uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetlemediği ve kontrol etmediği için %30 kusurlu olduğu, davacı ...'ın doğalgaz hattı üzerinde yapılacak kazı çalışması ile alakalı deplase bildirimini dikkate almadığı için %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle %20 oranında kusur indirimi de yapılarak davanın kısmen kabulü ile 306.653,85 TL'nin 06.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince; davalı şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu köprülü kavşak yapım işi sırasında davacıya ait doğalgaz hattına zarar vermiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece tarafların delilleri toplanmış ve alınan bilirkişi raporu ile zarar miktarı belirlenmiştir. Olayın oluşumunda gerekli güvenlik tedbirlerini almadan dikkatsiz bir şekilde kazı yapan davalı yüklenici şirket %50 oranında, işveren olarak gereken denetim ve kontrolü yapmayan ... %30 oranında, yapılacak kazı çalışması ile ilgili deplase bildirimini dikkate almayan davacı ise %20 oranında kusurlu bulunmuştur. Davalılardan ... tarafından 30.06.2016 tarihli yazı ile davacıya güzergah üzerindeki hat ve tesislerin deplase edilmesi gerektiğinin bildirildiği, ancak çalışmaya başlanacak tarih davacıya bildirilmediği gerekçesiyle sadece davalı ... yönünden harç düzenlenerek, davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulü ile 306.653,85 TL'nin 06.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalılardan ... harçtan muaf olduğundan anılan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının olayda kusuru bulunmadığı halde %20 oranında kusurlu bulunmasının hatalı olduğunu, hasarın meydana geldiği yerin okul arkası olup aynı zamanda işlek karayolu sınırı olduğunu, 30.06.2016 tarihli yazıda davalıların kazı çalışmasına ne zaman başlayacağının belirtilmediğini, talebin tümden kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; yol güzergahından geçmiş olan doğalgaz hattına ait davalı kurum ile ... arasında bir izin protokolü bulunmadığını, bu nedenle kamulaştırma sahası içerisinden geçirilmiş olan bu hattın kaçak olarak geçirilmiş olarak kabul edilmesi gerektiğini, davalı idare ile yüklenici firma ... arasında yapılan sözleşme gereği, taahhüdün yerine getirilmesi sürecinde oluşacak kazalardan ve bu kazaların sebep olacağı zararlardan, can ve mal kaybından ve üçüncü şahıslara karşı yapılacak her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan doğruya sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranını kabul etmediklerini, davacı tarafından hesaplanmış olan 108.1 77... gaz kaçağı miktarı bilirkişiler tarafından bilimsel yöntemlere göre hesaplanmadan iddia edildiği şekilde doğru kabul edilmesi nedeniyle de hesap bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacının kaza haberinin kendisine ulaşmasından 83 dakika sonra gazı kestiğinin sabit olduğunu, davacının kendi ağır kusuru ile gaz kaçağının artmasına neden olduğunu, boruların yer altına döşenenler için en az 60cm derinlikte ve üzerinde koruyucu ekipmanlar olacak şekilde kurulması ve yine bu koruyucu ekipmanlar üzerinde de ikaz işaretlerinin bulunması gerektiğini, davacının bu koşulları yerine getirip getirmediğinin de araştırılması gerektiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalıların yürüttüğü yol yapım çalışması sırasında davacıya ait doğalgaz borularına verilen hasar nedeniyle oluşan zararın tazmini talebine ilişkindir.

1.Davalı ... vekilinin temyizi yönünden; İdarenin kusura dayanan sorumluluğu, uygulamada “hizmet kusuru” kavramı ile anlatılmaktadır. Hizmet kusurunun tam ve kapsamlı bir tanımını yapmak zor olmakla birlikte genel olarak doktrinde hizmet kusuru, idarenin ifa ile mükellef olduğu herhangi bir kamu hizmetinin kuruluşunda, düzenlenmesinde veya teşkilatında, bünyesinde, personelinde yahut işleyişinde birtakım aksaklık, hukuka aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik, sakatlık veya ihmalin ortaya çıkması, şeklinde tanımlanmaktadır. Hizmet kusurunun üç durumda varlığı hem yargı içtihatları hem de öğreti tarafından kabul edilmiştir. Bunlar; hizmetin hiç işlememesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin kötü işlemesidir. Buna göre, idare kural olarak yürüttüğü kamu hizmeti ile nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, tazmin istemiyle görülecek davalara ilişkin olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri sayılmıştır. Bu maddeye göre idari davalar; idari işlemler hakkında açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardır. İdari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak "tam yargı" davaları idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir. Kamu idare ve kurumlarının, kamu otoritesinin (egemenlik hakkının) bir temsilcisi olarak yaptığı faaliyetlerinde veya ondan doğan eylemlerinde hizmet unsuru söz konusu olduğu hâlde, özel hukuk tüzel kişisi olarak yürütülen faaliyetler sırasında meydana gelen zararlardan ötürü ilgili kamu tüzel kişisinin sorumluluğunun özel hukuk hükümleri ve ilkeleri uyarınca belirlenmesi gerekir. Bir kamu kurumunun görevlerinden olan bir işi yapmayı kararlaştırması idari bir karar olduğu gibi, bu kararı yerine getirmek üzere plan ve projeler yapıp, o plan ve projeler gereğince işi görmesi de kararın neticesi olan birer idari eylemdir. 11.02.1959 tarihli ve 1958/17 E., 1959/15 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıklandığı gibi, kamu kuruluşlarının verdikleri kararlar sonunda plan ve projesine uygun olmak üzere tesisler yaptırmış olmaları, bu tesisleri kullanmaları veya bu tesislere bakmaları sebebiyle fertlerin uğramış oldukları zararların tazminine yönelik davalar tam yargı davası olarak idari yargı mercilerince çözümlenecektir. Öte yandan, yapılan işlerin plan veya projelere aykırı olması hâlinde ortada idari kararın tatbikine ilişkin bir fiil bulunmadığından, bu iddia ile açılmış bir dava ancak haksız fiilden doğan bir dava olarak ele alınacaktır. O hâlde, idarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların çözümü, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerinde görülecektir.

Somut olayda, davalı ...'nün sorumluluğu, belirli bir plan ve proje kapsamında yürütülen yol yapım çalışması sırasında denetim ve gözetim yükümlülüğünü tam olarak yerine getirmemesi sonucu oluşan hizmet kusurundan kaynaklanmakta olup görevli yargı yeri de idari yargıdır. Bu durumda, davalı ... hakkında açılan tazminat davasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesi hükmünce idari yargı yerinde açılması gerekir. Yargı yolu dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re’sen incelenmesi kamu düzeni ilkesi gereği olduğundan mahkemece, davanın HMK'nın 114/1-b maddesi gereği yargı yolu caiz olmadığından HMK'nın 115/2. maddesi hükmüne göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2.

Davacı vekili ile davalı ... vekilinin temyizi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 266. maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir.

HMK’nun 281. maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır.

Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.

Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez.

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, alınan bilirkişi raporları arasında kusur oranı yönünden kesin bir sonuca ulaşılamadığı ve çelişki bulunduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; 22.01.2019 tarihli üçlü bilirkişi raporunda her bir bilirkişi kendi yorumuna göre üç ayrı kusur oranı belirlemiştir. Tarafların kusur oranının belirlenmesi için alınan 21.01.2020 tarihli üçlü bilirkişi raporunda ise davalı ...’nin %50, ...'nün %30, davacı ... Dağıtım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nin ( ...) bu olayda doğal gaz hattı üzerinde yapılacak kazı çalışması ile alakalı deplase bildirimini dikkate almadığı için %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.

Davacının tazminat talebine dair hak kaybına uğramaması için, davalının ise sorumluluğu ile bu sorumluluğun derecesinin belirlenmesi bakımından, kusur tespitinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde yapılması gerektiği, ayrıca bu tür uyuşmazlıklarda davacıya ait boruların yerin altında yeterli derinlikte olup olmadığı da önem arzettiğinden alınacak yeni bilirkişi raporunda bu yönde de bir inceleme yapılması gereği gözetildiğinde tarafların kusur oranlarının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için, ayrıntılı, açık, denetime elverişli olacak şekilde yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma ilamının neden ve şekline göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Müdürlüğünün, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Yukarıda (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya ve davalı ... Yapı San. ve Tic. A.Ş'ye iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog