DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/957 E. , 2024/2691 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muratpaşa Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesinin üçüncü fıkrası ve 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli kameraman olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 26/12/2016 tarihli Başkanlık olurunun iptali ve bu işlem sebebiyle uğradığı tüm maddi kayıplarının, sosyal denge tazminatı ödemesi de dahil olmak üzere işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini, bu sürelere ilişkin tüm özlük, emeklilik, sosyal haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla;
22/05/2017 tarihli ara kararına idarece gönderilen cevap eki belgeler incelenerek, davacı sendika üyesi dahil bir kısım personele getirilen mesai takip sistemi muafiyetinin görülen lüzum üzerine kaldırıldığı, ilgilinin mesai saatlerine tam olarak uymadığına dair üç farklı tarihte tutanak tutulduğu, mesai takip muafiyeti kalktıktan sonra da işe giriş - çıkış saatlerine mesai arkadaşlarına nazaran tam olarak riayet etmediği, ancak bu konuda hakkında bir disiplin soruşturması açılmadığı, disiplin cezası verilmediği, bu durumun İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne sözleşmesinin yenilenmesi sürecinde göz önüne alınması amacıyla bilgi olarak bildirildiği, ayrıca bir akademisyenin dahil olduğu etkinlik sonrasında anılan şahıs tarafından idareye gönderilen 20/12/2016 tarihli e-postada bundan sonra davacı sendika üyesiyle benzeri etkinliklerde birlikte çalışmak istemediğinin bildirildiği, yine, aynı ara kararına verilen cevaba göre, davalı idarece kameraman kadrosunda hizmete ihtiyaç duyulmadığından, bugüne kadar benzer nitelikte bir istihdam sağlanmadığının beyan edildiği,
Davalı idarenin kameraman kadrosunda hizmete ihtiyaç duymadığına dair beyanı, davacı hakkında mesai konusunda tutulan tutanaklar, çalıştığı birim tarafından iş başarısı hakkında hazırlanan olumsuz yazılar ve ilgili belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının iş sözleşmesinin yenilenmemesi hususunda yetkili makamda oluşan kanaatin somut unsurlara dayalı olduğu kanaatine varıldığından, davacı hakında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onikinci Dairesinin 21/12/2021 tarih ve E:2018/9556, K:2021/6984 sayılı kararıyla;
Dava dosyasında mevcut olan ve idarenin sözleşmenin yenilenmemesinin gerekçesi olarak sunduğu bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının ifa ettiği görevin niteliği gereği 28/05/2015 tarihinden itibaren mesai takip sistemi muafiyeti getirildiği, görülen lüzum üzerine bu muafiyetin 23/11/2016 tarihinde kaldırıldığı, ilgilinin mesai saatlerine tam olarak uymadığına dair üç farklı tarihte tutanak tutulduğu, bu tutanakların ikisinin (16/11/2016 ve 23/11/2016) mesai muafiyeti olduğu tarih aralığında olduğunun anlaşıldığı; mesai takip muafiyeti kalktıktan sonra tutulmuş olan 20/12/2016 tarihli tutanakta yer verilen işe geç kaldığı tarihlerdeki işe başlangıç saatleri incelendiğinde davacının takriben 08.20, 08.21, 08.25, 08.30, 08.35, 11.26 ve benzeri saatlerde işe giriş yaptığının görüldüğü, bu konuda davacı hakkında savunma alınmadığı ve bir disiplin soruşturması da açılmadığı; ayrıca, davacının idarece sunulan bilgi ve belgelerden koordinasyonundan sorumlu olduğu anlaşılan "..." etkinlik programıyla ilgili görevinde, etkinlikte görevli bir akademisyen tarafından idareye gönderilen 20/12/2016 tarihli e-postada davacının görevinde yetersizliğinden bahisle bundan sonra davacıyla benzeri etkinliklerde birlikte çalışmak istemediğini bildirdiği; ancak bu konu ile ilgili olarak da, idarece davacı hakkında herhangi bir araştırma ve incelemenin de yapılmadığının görüldüğü,
Bakılan davada, davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı hususu davalı idarece hukuken kabul edilebilir biçimde net olarak ortaya konulamadığı gibi, 06/06/2014 tarihinden itibaren davalı idarede çalışmakta olan davacının görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ilişkin idarece ortaya konulmuş somut bir tespit bulunmadığı göz önüne alındığında, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin haklı bir nedene dayanmadığı gibi, sebep ve maksat unsurları yönünden de hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı,
Öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, yukarıda hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının uğradığı tüm maddi kayıpların davalı idarece hesaplanarak davacıya ödenmesi ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük, emeklilik ve sosyal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden de bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle, ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla;
Olayda, davacı sendika üyesi dahil bir kısım personele getirilen mesai takip sistemi muafiyetinin görülen lüzum üzerine kaldırıldığı, ilgilinin mesai saatlerine tam olarak uymadığına dair üç farklı tarihte tutanak tutulduğu, mesai takip muafiyeti kalktıktan sonra da işe giriş-çıkış saatlerine mesai arkadaşlarına nazaran tam olarak riayet etmediği, ancak bu konuda hakkında bir disiplin soruşturması açılmadığı, disiplin cezası verilmediği, bu durumun İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğüne sözleşmesinin yenilenmesi sürecinde göz önüne alınması amacıyla bilgi olarak bildirildiği; ayrıca bir akademisyenin dahil olduğu etkinlik sonrasında anılan şahıs tarafından idareye gönderilen 20/12/2016 tarihli e-postada, bundan sonra davacı sendika üyesiyle benzeri etkinliklerde birlikte çalışmak istemediğini bildirdiğinin görüldüğü,
Dairelerinin 08/11/2022 tarihli ara kararıyla davalı idareden; "davacının görev yaptığı tarihte sözleşmeli kameraman kadro sayısı ile davacı dışında kameraman kadrosunda görev yapan olup olmadığının açıklanması ile davacının sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi tesis edildikten sonra kameraman kadrosuna yeni personel alınıp alınmadığı" hususlarının sorulduğu, verilen 13/12/2022 tarihli cevabi yazının incelenmesinden; davacının çalıştığı dönemde dört sözleşmeli personel bulunduğu, davacının sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine yeni personel alınmadığının beyan edildiğinin anlaşıldığı,
İdarelerin hizmetlerini ifa ederken, sözleşmeli personel çalıştırmasının amacının personel seçiminde esneklik sağlanması olduğu, idareye kendi personelini seçmesi ve sözleşme süresinin bitiminde ilgilisiyle sözleşmenin yenilenmesi hususlarında takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personelin hizmete ilişkin eğitimi, bilgisi ve deneyimi gibi özelliklerini değerlendirerek kullanılabileceği; öte yandan, idarelerin sözleşme süresi sona eren personel ile yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararı ile zorlanamayacağının açık olduğu (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/06/2021 tarihli ve E:2021/29, K:2021/1241 sayılı kararı),
Bu durumda, davacının sözleşmesinin 31/12/2016 tarihi itibarıyla sona erdiği ve sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, davalı idarenin kameraman kadrosunda hizmete ihtiyaç duymadığına dair beyanı, davacı hakkında mesai konusunda tutulan tutanaklar, çalıştığı birim tarafından iş başarısı hakkında hazırlanan olumsuz yazılar ve ilgili belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; kadro ve ihtiyaç durumuna göre kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılan takdir yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık görülmediği,
Öte yandan; dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ilişkin isteminin de reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesi eklenmek suretiyle davanın reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davalı idarenin sözleşmeyi yenileyip yenilememe konusundaki takdir hakkını kullanırken bunun gerekçelerini ortaya koyması gerektiği, iş başarısı hakkında hazırlanan olumsuz yazının, kişilik haklarına saldırı niteliğinde olan "..." etkinlik programını düzenleyen şirket sahibinin maili olduğu, anılan mailin içeriğinin mesnetsiz ve iftira niteliğinde olduğu, hakkında mesaiye devam konusunda tutulan tutanakların doğru olmadığı, bu hususta hakkında bir disiplin soruşturması açılmadığı, davalı idarenin kameraman kadrosunda hizmete ihtiyaç duymadığı beyanının gerçeği yansıtmadığı belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.