Esas No
E. 2025/48
Karar No
K. 2025/168
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YEREL HUKUK MAHKEMESI

Yerel Hukuk Mahkemesi

E. 2025/48 K. 2025/168 T.
Resmî Atıf Yerel Hukuk Mahkemesi, E. 2025/48, K. 2025/168, T. 18.12.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yerel Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/48
Karar No
2025/168
Karar Tarihi
18.12.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/48 ESAS
KARAR NO: 2025/168
DAVA: MARKA (MARKA HÜKÜMSÜZLÜĞÜNDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 25/03/2025
KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Müvekkile ait "..." ve ... ..." markaları ile tanındığını, müvekkilin bu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, dava konusu 2013/... başvuru nolu "... " markası ve ... başvuru nolu "... " markasının , davalının kötü niyetli olması nedeniyle ve SMK m.6/9 hükmü uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, "..." ibaresinin tesadüfen seçilmeyeceğini, davalının marka olarak seçmesinin , bunun üstüne bu markasının 25.sınıf mallarının, 35.sınıf altında 25.sınıf malların satış hizmetlerini dahil etmesinin tesadüf olmayacağını, davalının marka başvurusunu kötü niyetle yaptığını, davalı adına tescil ettirilmiş 2013/... ve ... işlem numaralı markaların tümünün , benzerlik , gerçek hak sahipliği , tanınmışlık , kötü niyet ve mevzuatta yer alan diğer gerekçeler uyarınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 'nun 6/1, 6/3 , 6/4 , 6/5 , 6/6, 6/9 Paris Sözleşmesi ve TRIPS uyarınca tümden hükümsüzlüğünü, TÜRKPATENT'te tutulan resmi marka sicilinden terkin edilmesini, mahkeme tarafından kurulacak hükmün infazının sağlanmasını, işin aciliyeti , açılan davanın konusuz kalmasının önlenmesi ve davadan beklenen amacımızın gerçekleşmesinin temini amacıyla , 6100 sayılı HMK.'nın 389 ve devamı maddeleri gereğince dava konusu 2013/... ve ... ixlem numaralı markaların eldeki davanın sonuçlanıp kurulacak hükmün kesinleşmesine kadar 3.kişilere devri ya da 3.kişiler yararına işlem tesisinin önlenmesi için takdiren teminat alınmaksızın marka siciline ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkili şirketin Türk tekstil ve hazır giyim sektöründe yenilikçi vizyona sahip olduğunu, uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, müvekkilin sadece bir üretici değil , aynı zamanda sektörde trend belirleyici marka değeri oluşturucu bir aktör haline geldiğini, müvekkile ait Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2013/... tescil numaralı "..." ibareli 25. Ve 35.sınıflarda ... tescil numaralı "... Şekil " ibareli 25. Ve 35.sınıflarda tescilli markaların yalnızca sicilde kayıtlı işaretler değil, 2010 yılından bu yana fiilen kullanılan, piyasada yerleşmiş ve tüketiciyle özdeşleşmiş güçlü markalar olduğunu, müvekkil firmaya ait faturaların , ihracat evraklarının , reklam ve fuar katılım belgelerinin, markanın kesintisiz ve ciddi kullanımının tartışmasız bir biçimde ortaya koyduğunu, müvekkil firmanın sektördeki varlığını yalnızca üretim ve satışla sınırlı tutmadığını, markasını ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtarak moda dünyasında saygın bir konuma ulaştığını, nitekim 2024 yılında gerçekleşen önemli bir moda etkinliğinde müvekkil markası "...", dünyanın farklı ülkelerinden gelen ünlü mankenlerce sergilendiğini, basına yansıyan haberlerde yer aldığını, bu haber ve yayınlar da müvekkil firma markasının yalnızca Türkiye 'de değil , uluslararası moda sahnesinde de ilgi gördüğünü ve saygın bir yere sahip olduğunu açıkça kanıtladığını, müvekkil firmanın "..." ibareli markasını davacıdan çok daha önce kullanmaya başladığını, davacı tarafın Türkiye'de tescil başvurularından çok daha önce kullanmaya başladığını, müvekkil firmanın 2010 yıllarından bu yana söz konusu markayı kesintisiz ve ciddi biçimde ticari faaliyetlerinde kullandığını, 15/02/2011 yılında 2011/... başvuru ile TPMK nezdinde tescil edilmesine karar verildiğini, müvekkil tarafından başvuru ücretinin yatırılmasının unutulması üzerine bu başvurunun tescil edilmediğini, sonrasında işbu dava konusu 2013/... numaralı ve 21/01/2013 tarihli başvuru yapıldığını, 28/01/2014 tarihinde tescil edildiğini, bu markanın tescillerinin de fiili kullanımın doğal bir devamı niteliğinde olduğunu, bu hususun yalnızca beyanla değil , somut ve resmi belgelerle desteklendiğini, firmaya ait dosyaya sunulan uzun yıllara ait satış faturaları , fuar katılım belgeleri, tahsilat makbuzları , reklam sözleşmeleri, kıymetli evrak senetleri, TOBB tarafından düzenlenmiş kapasite raporları ile birlikte TPMK nezdinde alınmış marka tescil belgelerinin müvekkil markasının uzun süredir ticari hayatta varlık gösterdiğini açıkça ortaya koyduğunu, davacının markalarının tanınmış bir marka olmadığını, davacı tarafın müvekkil markalarına ayırt edilemeyecek benzer markalarını bizzat kullandığını, müvekkil firma tarafından .... FSHHM'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında , işbu dosya davacısı ... ... aleyhine açılan marka hakkına tecavüzün tespiti ve men'i davası arasında hem taraflar hem de davanın esas açısından doğrudan ve ayrılmaz bir bağlantı bulunduğunu, bu dosyaların birleştirilmesini talep ettiğini, davacı tarafın ihtiyati tedbir oluşturmak için hukuki şartların oluşmadığını, müvekkil adına TPMK nezdinde tescilli ve 6769 SMK ile korunan 2013/... no ve 25 ve 35.sınıflarda tescilli ... , ... no ve 25 ve 35.sınıflarda tescilli ... Şekil markalarının hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine yönelik haksız davacı taleplerine karşı itirazlarının nazara alınarak ihtiyati tedbir talebinin ve davanın tümüyle reddini, işbu davanın .... FSHHM 'nin 2025/... Esas sayılı ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür.

Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle ; Müvekkile ait tanınmış ... markalarının zeminini 2010'lu yılların başında Amerika'da atıldığını, "..." markasının kurucusu Vırgıl Abloh'un o dönem tüm dünyada tanınan önemli bir moda tasarımcısı ve tanınmış bir figür olduğunu, davaya konu ... ve ... başvuru nolu markaların baştan kötü niyetli başvurulara ait tesciller olması sebebiyle davalı tarafın iddialarının reddini, davalının markasına ait geçmiş kullanım örneklerinin de bu markanın kötü niyetli bir başvurudan doğan bir tescil olduğunu, dolayısıyla bu markadan doğan hakların baştan itibaren hükümsüz olması gerektiğini, sunulan belgelerden de anlaşıldığı üzere davalı şirketin tekstil alanında aktif faaliyetlerini sürdürdüğünü , müvekkile ait markasının varlığından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, davalının kendi faaliyet alanında dünyadaki gelişmeleri ve bununla ilgili marka tescilini takip etmesinin zorunlu olduğunu bu zorunluluğun basiretli bir tacir olmanın zorunluluğu olduğunu, aynı sahada faaliyet gösteren davalı şirketin birçok ülkede uluslararası tescilli bir markayı bilmediğini ileri sürmesinin TMK.'nın 2.maddesine göre mümkün olmayacağını, davalı adına tescil ettirilmiş 2013/... ve ... işlem numaralı markaların tümünün benzerlik ve gerçek hak sahipliği, tanınmışlık , kötü niyet ve mevzuatta yer alan diğer gerekçeler uyarınca 6769 SMK 'nun 6/1,6/3,6/4,6/5,/6/6,6/9 , Paris Sözleşmesi ve TRIPS uyarınca tümden hükümsüzlüğünü, TPMK 'da tutulan marka sicilinden terkin edilmesini, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle ; Davacının markalarının tanınmış marka olmadığını, davacı tarafın yalnızca "... " ibaresini kullandığını, "..." ibaresinin kullanımının bulunmadığını ileri sürdüğünü, bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirket markasının "..." ibaresinin kullanımının bulunmadığını ileri sürdüğünü, bu iddianın gerçeğini yansıtmadığını, müvekkil şirketin markasını "..." ibaresi ile birlikte bütünsel biçimde kullanmakta olduğunu, dosya kapsamında sunulan ürün etiketlerinin , ambalajlarının , reklam materyallerinin , satış faturaları ve ticari yazışmaların bu hususu açıkça kanıtladığını, "..." ibaresinin marka asli unsurlarından biri olduğu ve markasal algı oluşturduğunun somut delillerle sabit olduğunu, dolayısıyla davacı tarafın bu yöndeki iddiasının tamamen asılsız olduğunu, müvekkil markasının fiili ve markasal kullanımı kesintisiz biçimde devam ettiğini, davacı tarafın müvekkil markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer markaları bizzat kullandığını, ihtiyati tedbir talebinin tümden reddini, işbu davanın .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ettiği görülmüştür. KANAAT VE GEREKÇE :

Uyuşmazlığın, davalı adına 25 ve 35.sınıflar yönünden tescil edilmiş 2013/... başvuru nolu "..." ve ... başvuru nolu " ... " ibareli markalarının SMK m.6/1, m.6/3, m.6/4, m.6/5, m.6/6 ve m.6/9 gerekçeleriyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 25/1 maddesi gereğince hükümsüzlüğü, TÜRKPATENT'te tutulan sicilden terkin talebine ilişkin olduğu görülmüştür.

Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK.nun 166. maddesi uyarınca "(1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir." denilmektedir.

Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememiz dosyası ile .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, taraflarının aynı olduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği, davaların birlikte görülmesinde hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin de talebi doğrultusunda Mahkememizin iş bu dosyasının .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1..... FSHHM'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında görülen dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, birisi hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği birlikte görülmesinde hukuki yarar ve zorunluluk bulunduğu kanaatine varıldığından işbu dosyanın .... FSHHM'nin 2025/... Esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, Yargılamanın birleşen dosya üzerinden DEVAMINA , Mahkememiz esasının bu şekilde KAPATILMASINA, Birleştirilen dosyaya ivedi olarak BİLGİ VERİLMESİNE,

2.Yargılamanın .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/... Esas dosyası üzerinden devam etmesine,

3.Harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konularının birleşen mahkemede düşünülmesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren ESAS KARARLA BİRLİKTE 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 18/12/2025 KATİP ...

(e-imzalıdır)

HAKİM ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog