23. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki asıl ve birleşen genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortaklarından üyelik devraldıklarını ve buna dayanarak kooperatife başvurduklarını, ancak davalı kooperatifçe üyelik başvurularının kabul edilmediğini, bunun üzerine 2007 yılından itibaren, Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde üyeliklerinin tespiti için davalar açıldığını, bu davaların müvekkilleri lehine sonuçlanıp kesinleştiğini, tüm bu yargılama aşamasının yaklaşık 5 yıl kadar sürdüğünü ve 2012 yılı itibariyle kabul ile sonuçlandığını, kooperatifin bu davaların haksız olduğunu bilerek temyiz edip süreci uzattığını, müvekkillerinin haklı olmalarına rağmen bu 5 yıllık süre boyunca üyelikten doğan haklarını kullanamadıklarını, hiçbir genel kurul toplantısına çağırılmadıklarını, toplantılara alınmamaları nedeniyle yönetim kurulu üyeleri hakkında şikayetçi olduklarını, bu nedenle açılan ceza davasının Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2007/703 E. sayılı dosyası ile görülmekte olduğunu, davalı kooperatifçe bu beş yıllık sürede müvekkillerinden talep edilmeyen üyelik borçlarının, faiziyle birlikte 28.02.2012 tarihinden itibaren 30 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, müvekkillerinin temerrüde düşmedikleri için sadece anapara borcunu ödeyip faizini ödemediklerini, bunun üzerine, davalı kooperatifin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, mahkeme kararıyla üyeliğe kabul edilen üyelerden faiz alınıp alınmayacağı hususunda tespit talebinde bulunduğunu, bu talebin reddedilmesi üzerine, davalının haksız faiz talebine kılıf uydurabilmek için 20.05.2012 tarihli genel kurul toplantısının 5. maddesi ile önceki genel kurullarda faize ilişkin alınan kararlara göre faiz alınması şeklinde, üyeleri bağlayıcı karar alındığını, kararın 5. maddesinin yasaya ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, 20.05.2012 tarihli genel kurul kararının 5. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortaklarından üyelik devraldıklarını ve buna dayanarak kooperatife başvurduklarını, ancak davalı kooperatifçe üyelik başvurularının kabul edilmediğini, bunun üzerine 2007 yılından itibaren, Bakırköy Ticaret Mahkemeleri nezdinde üyeliklerinin tespiti için yaklaşık otuz civarında dava açıldığını, bu davaların müvekkilleri lehine sonuçlanıp kesinleştiğini, tüm bu yargılama aşamasının yaklaşık 5 yıl kadar sürdüğünü ve 2012 yılı itibariyle kabul ile sonuçlandığını, kooperatifin bu davaların haksız olduğunu bilerek temyiz edip süreci uzattığını, yönetim kurulunun 20.05.2012 tarihli genel kurulda, genel kurula sunulacak raporlarda yer alan “hukuksal faaliyetler” başlıklı bölümünde açılan bu davalar ve ceza davaları ile ilgili hususlarda üyelere yeterli bilgi verilmediğini, oysaki bu davalarda kooperatifin 200.000,00-300.000,00 TL kadar yargılama masrafı ödemek zorunda kaldığını, yönetim kurulu üyelerinin keyfi tutumları nedeniyle açılan bu davalar nedeniyle kooperatifin zarara uğratıldığını, yine yöneticiler hakkındaki ceza davaları ve suç duyuruları ile ilgili ortaklara kasıtlı olarak bilgi verilmediğini, buna rağmen 20.05.2012 tarihli genel kurulun 4. maddesinde yer aldığı üzere ibra edildiklerini, genel kurulun bu maddesinin de yasaya ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, 20.05.2012 tarihli genel kurul kararının 4. maddesinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davacıların dava konusu genel kurul kararına muhalefet şerhi koymadıkları için dava açma hakları olmadığını ve dava şartının eksik olduğunu, müvekkili kooperatifin yetkili organı olan genel kurulda, faize ilişkin karar alındığını, bu kararın yönetim kurulunca yerine getirilmek zorunda olduğunu, bu nedenle alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu genel kurul kararında, toplantı ve karar yeter sayısının bulunduğu, genel kurula bilgi verilmediği iddia edilen davaların, iptali talep edilen genel kurul tarihinden 5 yıl kadar önce açıldıkları, 20.05.2012 tarihli genel kurul tarihinden önce bu süreçte birden fazla genel kurul toplantısı yapılarak yönetim kurulu üyelerinin ibra edildikleri, 5 yıl önce açılan davalar hakkında bilgi verilmediği ve kooperatifin zarara uğratıldığı iddiasının 2011 yılına ilişkin yapılan 20.05.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptaline sebep olarak gösterilemeyeceği, yönetim kurulu üyeleri hakkında devam etmekte olan ceza davasının derdest olup, genel kurul tarihi itibari ile kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığından ibra kararının iptaline sebep olamayacağı, davalı kooperatifin anasözleşmesinin 23/1. maddesinin 6. bendi uyarınca ortaklardan tahsil edilecek taksit miktar ve ödeme şartları ile gecikme halinde uygulanacak esasları tespit etmek yetkisinin genel kurulda olduğu, ortakların tümünü ilgilendiren konularda alınan genel kurul kararlarının tebliğe ihtiyaç göstermeden genel kurula katılan veya katılmayan bütün ortakları bağladığı, Kooperatifler Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca kooperatif ortaklığını devir alan kişinin, o ortaklığı tüm hakları ve borçları ile devir almış olduğu, var ise eski borçlarından ve bu borçların gecikme faizinden de sorumlu olacağı, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde işaret edilen ortaklar arasındaki eşitlik ilkesinin bir gereği olarak, mahkeme kararı ile üye olanların aidatlarına geçmiş dönemde alınan faiz oranları üzerinden gecikme zammı uygulanması yönünde alınan karar bakımından, önceki genel kurullarda gecikme zammı alınmasına ilişkin genel kurul kararlarının bulunduğu ve bu kararların iptal edildiği yönünde bir bilgi ve belge sunulmadığı, bu nedenle genel kurul kararının, dava konusu ilgili maddelerinin, anasözleşme ve iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın