6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2017 tarihli ve 2017/12 Esas, 2017/310 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. B. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.10.2017 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararı kaldırılarak sanıkların beraatine karar verilmiştir. C. Yargıtay Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.09.2021 tarihli kararı ile Bölge adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. D. İstinaf Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 11.01.2022 tarihli kararı ile sanıkların mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Sanık ... müdafii ve sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Suçun işlendiği kesin olarak kanıtlanmadan ceza verildiğine, tanık beyanı esas alınarak ceza verildiğine, zararın mahkeme kararı ile giderildiğine, bölge adliye mahkemesinin kendi verdiği kararı değiştirdiğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Bölge Adliye Mahkemesince, "Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yerel mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T tarifesi gereğince belirlenen 1.980 TL maktu ücreti vekalet ile dairemizin karar tarihinde yürürlülükte bulunan A.A.Ü.T tarifesince belirlenen 2.550,00 TL ücreti vekalet ki toplam 4.530,00 TL ücreti vekaletin sanıklardan alınarak katılan kuruma verilmesine" şeklinde karar verildiği anlaşılmakla, katılan lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, hukuka aykırı şekilde hem ilk derece mahkemesinde hem de Bölge Adliye Mahkemesinde yapılan yargılamaya ilişkin ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması hukuka aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. fıkrası gereği hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin kısmının ''Katılan kurum kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemizin karar tarihinde yürürlülükte bulunan A.A.Ü.T tarifesince belirlenen 2.550,00 TL ücreti vekaletin sanıklardan alınarak katılan kuruma verilmesine" ' şeklinde düzeltilmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Malatya 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 18.11.2025 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın