Esas No
E. 2023/6483
Karar No
K. 2025/6274
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/6483 E.  ,  2025/6274 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/632 E., 2023/1016 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2010/1312 E., 2021/413 K.

Taraflar arasındaki 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin asıl ve birleşen şahıs davalarının reddine, tescile yönelik vs. talepler yönünden İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine; müdahil Hazinenin davasının 6292 sayılı Kanun'un 9/2 maddesi uyarında dava şartı yokluğundan usulden reddine; müdahil şahısların davaları yönünden İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine; davacı ... İdaresinin davalarının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ... terekesi temsilcisi, davacı ... vekili, müdahil ... vekili, müdahil ..., müdahil ..., davacı ... vekili ve ... vekilinin istinafı dolayısıyla katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili, davacı ... vekili, davacı ... vekili, müdahil ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun (5831 sayılı Kanun) 8. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosunda temyize konu; 279 18... , 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 9.262,71, 1.214, 32... .149,78 m² yüzölçümlü olarak, tarla vasfı ile, “6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmıştır” ve sırasıyla “... oğlu ... kullanımındadır”, “... oğlu ... kullanımındadır”, “... oğlu ... kullanımındadır” şerhleri verilerek Hazine adına tespit edilmiş, ... tarafından yapılan itiraz üzerine Kadastro Komisyonunun kararı ile dava konusu taşınmazların beyanlar hanesinde “kullanımsız” olduğu belirtilmek suretiyle Hazine adına talep etmiştir.

Davacı ... asıl davada; zilyetliği altında bulunan 2182, 21 83... ve 2179 müşterek sınırındaki taşınmazlarda kadastro ölçümlerinde yanlışlık yapıldığını, bu taşınmazların ada parsellerini bilemediğinden yerini kendisinin göstereceğini belirterek, bahsi geçen taşınmazların tespitlerin iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

Davacı ... birleşen 2010/1351 Esas sayılı davada; 279 18... parsel sayılı taşınmazın zilyetliğini bir buçuk yıl önce ...’dan devir aldığını belirterek; birleşen 2010/1352 Esas sayılı davada; 279 18... parsel sayılı taşınmazın 1992 yılından beri kullanımında olduğunu belirterek, dava konusu 279 18... ve 1 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine kullanıcı olduğunun yazılmasını talep etmiştir.

Davacı ... vekili birleşen 2010/1399 Esas sayılı davada; 1993 yılında yapılan kadastro tespitinde belirlenen 2187-2188-10503-10501 O.S noktaları arasında kalan taşınmazın müvekkilinin babası adına tespit gördüğünü ve halen müvekkilinin fiili kullanımında bulunduğunu belirterek, orman tahdit sınırları dışında ve 2187-2188-10503-10501 O.S noktaları içinde kalan 2/B sıfatını haiz yerlerin tespitini ve müvekkili adına kullanıcı ve muhdesat belirlemesi yapılarak tescilini talep etmiştir.

Davacı ... vekili birleşen 2010/1398 Esas sayılı davada; müvekkilinin en az 30 yıldır ekip biçtiği, temizlediği, tarım için tüm şartları hazır hale getirdiği taşınmazların tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazların 1980 yılından beri kesintisiz olarak müvekkili tarafından ekilip biçildiğini belirterek, 279 18... , 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların tespitlerinin iptalini, yüzölçümleri tekrardan hesaplanarak müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

Davacı ... vekili birleşen 2010/1396 Esas sayılı davada; 1992 yılında müvekkilinin ... ve ...’ün zilyetlikten doğan haklarını zilyetlik devir senedi ile devraldığını belirterek, 279 18... parsel sayılı taşınmazın kullanıcısının müvekkili olduğunun tespiti ile beyanlar hanesine yazılmasını talep etmiştir.

Davacı ... birleşen 2016/67 Esas sayılı davada; 279 18... ve 6 parselleri müvekkilinin imar-ihya ettiğini, ağaçlandırdığını, kuyu açtığını, tel örgü ile çevirdiğini, tarım alanı haline getirdiğini, dava konusu taşınmazların uzun süredir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, müvekkilinin ecrimisil ödediğini belirterek, 279 18... ve 6 parsel sayılı taşınmazların tapu kütüğünün beyanlar hanesine müvekkilinin kullanıcı olduğunun yazılmasını talep etmiştir.

Davacı ... İdaresi vekili 2010/1375 Esas, 2010/1376 Esas ve 2010/1378 Esas sayılı birleşen dosyalarda sırasıyla 279 18... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların hükmen orman olan 1078 parsel sınırları içinde kaldığını ve kullanım kadastrosu yapılamayacağını belirterek, dava konusu taşınmazların fiili kullanımını belirleyen tespitlerin iptalini ve dava konusu taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Hazine vekili, dava konusu taşınmazların bünyesinin kum olmasının tarımsal faaliyet yapılmasını imkansız hale getirdiğini, taşınmazlar üzerinde genel olarak kızılçam ağaçları, münferit maki florasından mersin, funda, menengiç, karaçalı, akçakesme gibi çalılık ve çok yıllık otsu bitkilerin bulunduğunu belirterek, dava konusu 279 18... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki kullanım şerhlerinin iptalini ve beyanlar hanesinde “kullanımsız” oldukları belirtilmek sureti ile Hazine adına tescillerini talep ederek davaya müdahil olmuştur.

Asli müdahiller ... ve ...; davacı ...’den .... Noterliği'nin 27.05.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı alacağın devri sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların %23’ünü devir ve teslim aldıklarını, aynı gün fiili kullanımlarının başladığını belirterek, 279 18... , 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellerdeki hisselerinin adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Asli müdahil ...; davacı ...’den .... Noterliği'nin 27.05.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı alacağın devri sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların %30’unu devir ve teslim aldığını belirterek, 279 18... , 2, 3, 4, 5 ve 6 parsellerdeki hisselerinin adına tescili istemiyle davaya katılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu parsellerin kullanım kadastrosuna tabi tutulabilecek yerlerden olmadığı ve ayrıca dava konusu yerlerin ekonomik amaca uygun olarak kullanılan yerlerden olmadığının sabit olduğu gerekçesiyle, asıl dosya davacısı ...'in, Birleşen 2010/1398 Esas sayılı dosya davacısı ...'ün, Birleşen 2010/13 51... /1352 Esas sayılı dosyalar davacısı ...'ın, Birleşen 2016/67 Esas sayılı dosya davacısı ...'in, Birleşen 2010/1396 Esas sayılı dosya davacısı ...'ın 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkin davalarının reddine, dava konusu taşınmazların tesciline yönelik talepler yönünden davaların görev nedeniyle reddine; birleşen 2010/1399 Esas sayılı dosya davacısı ... tarafından dava konusu taşınmazların 2/B vasfında orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik talep yönünden davanın hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine, dava konusu taşınmazın tesciline yönelik talebin görev nedeniyle reddine; asli müdahiller ..., ... ve ...'ın davalarının Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine; müdahil Hazinenin davasının 6292 sayılı Kanun’un 9/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine; davacı ... İdaresinin birleşen 2010/1378 Esas, 2010/1376 Esas, 2010/1375 Esas sayılı dosyalar yönünden 279 18... , 3 ve 4 parsellere yönelik açtığı davaların ayrı ayrı kabulüne, dava konusu Antalya ili Muratpaşa ilçesi ... Mahallesi 279 18... , 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında düzenlenen kadastro tutanaklarının iptaline, 279 18... , 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün, davacı ... tereke temsilcisi, davacı ..., müdahil ... vekili, müdahil ..., müdahil ..., davacı ... vekili ve katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; ayrı ayrı istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, müdahil ... vekili, 279 18... parsel yönünden davalı ... vekili, 279 18... ve 6 parseller yönünden davacı ... vekili ve davacı ... vekili, 279 18... ve 6 parseller yönünden davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen davalar, 5831 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanun'a eklenen Ek-4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.

1.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; eldeki davada, davalı ... tarafından, İlk Derece Mahkemesi kararı istinaf edilmemiş ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davalı ... İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığına ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı taraf aleyhine yeni bir durum oluşturulmadığına göre, adı geçen davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Bu itibarla; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Müdahil ... vekili yönünden yapılan temyiz incelemesinde; müdahil ... kullanım kadastrosu tespit tarihinden sonra birleşen dosya davacısı ...'den .... Noterliği'nin 27.05.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı alacağın devri sözleşmesi ile dava konusu taşınmazların bir kısmını devir ve teslim aldığını ve aynı gün fiili kullanımının başladığını belirterek talepte bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesince müdahil yönünden İlk Derece Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş ve kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Temyiz Edilemeyen Kararlar" başlıklı 362. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerinin, "Yargı çevresi içinde bulunan İlk Derece Mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin Kararlar" hakkında temyiz yoluna başvurulamaz. Bu sebeple müdahil ... yönünden verilen karar temyizi kâbil olmayan kararlardan olduğundan, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

3.Davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

a)Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

b)3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda dava konusu 279 18... , 5 ve 6 parsellerin beyanlar hanesinde şahıslar lehine verilen kullanıcı şerhleri Kadastro Komisyonu kararı ile kaldırıldığı ve bahsi geçen taşınmazların kullanımsız olarak Hazine adına tespitine karar verildiği halde, İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak suretiyle taşınmazların tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

(2) no.lu bentte açıklanan sebeplerle müdahil ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (3-a) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (3-b) no.lu bentte açıklanan nedenler ve kamu düzeni gereğince davacı ... vekili, davacı ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (12) numaralı bendinde geçen "3402 sayılı Kanun’un Ek-4. maddesine göre yapılan kadastro tespitinde beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın" ibarelerinin hükümden çıkartılmasına ve yerine "Kadastro Komisyon kararındaki" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.