4. Ceza Dairesi 2023/14114 E. , 2025/18709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz istemi, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın mükerrir olmadığına, yeterli delil bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE
1.Sanığın tekerrüre esas alınan İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/107 Esas, 2015/143 Karar sayılı ilamının, sanığın adli sicil kaydında yer almadığı ve sehven yazıldığının anlaşılması karşısında, sanığın adli sicil kayında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkumiyet kaydının bulunmadığı dikkate alınarak, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının ve mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda, seçenek yaptırımlardan hangisinin hangi nedenle seçildiğinin açıklanması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Hakaret eyleminin kamu görevlisine karşı görevinden dolayı ve 5237 sayılı Kanun'un 125/3-c maddesinde düzenlenen kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle işlenmesine karşın, aynı Kanun'un 61. maddesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Sanık müdafinin lehe hükümlerin uygulanması talebinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde öngörülen takdiri indirimin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması,
4.5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, sanığın eyleminin ülke genelinde sokağa çıkma yasağının olduğu zaman diliminde gerçekleştiği anlaşılmakla, aleniyetin nasıl gerçekleştiği açıklanmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanması, Hukuka aykırı bulunmuştur. l V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken aynı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.11.2025 tarihinde karar verildi.