Esas No
E. 2025/6629
Karar No
K. 2025/8770
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2025/6629 E.  ,  2025/8770 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2025/45 E., 2025/1117 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/755 E., 2024/727 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... nezdinde 03.07.2010-12.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını, davalı tarafından haksız olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini, açılan işe iade davasında verilen işe iade kararının kesinleşmesi üzerine davacının 04.10.2023 tarihinde işe başvurduğunu, ancak işveren tarafından işe başlatılmadığını, davacının ... Sendikasına üye olduğunu, dava tarihine kadarki hiçbir ücretinin toplu iş sözleşmesi kapsamında ödenmediğini, alacakların hesaplamasının bordro üzerinden değil 01.01.2019 başlangıç tarihli işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre yapılması gerektiğini, davacıya kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini, yıllık izinlerin eksik kullandırıldığını, kıdemli işçiliği teşvik priminin ödenmediğini, davacının feshe kadar temizlik işçisi olarak çalıştığını, toplu iş sözleşmesine göre temizlik işlerinde çalışan işçilere ek gıda yardımı ödenmesi gerekirken davacıya ödenmediğini, işe başlatmama tazminatının bir kısmına istinaden icra takibi başlatıldığını, işe başlatmama tazminatının kalan kısmının da hüküm altına alınması gerektiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, işe başlatmama tazminatı, teşvik primi ve ek gıda yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklara hak kazanmasının mümkün olmadığını, süresi içinde işe iade başvurusu yapmadığını, işe iade başvurusunda samimi olmadığını, bir miktar kıdem tazminatının ödendiğini, hak kazandığı tüm işçilik alacaklarının davalı tarafından kendisine ödendiğini, davacının davalı Belediyede çalıştığı süreçte sendika üyesi olmadığını, toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlandığı düşünülse bile 01.01.2019-31.12.2021 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davacının 05.07.2013-12.03.2021 tarihleri arasındaki kıdemine, işe iade kararı gereği 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesi ile hizmet süresinin 8 yıl 7 gün olduğu, toplu iş sözleşmesine göre giydirilmiş brüt ücretinin 35.512,18 TL olduğu, davacının işe iade başvurusu sonrası işe başlatılmadığı tarihin 04.11.2023 olduğu, fesih şekli itibarıyla kıdem, ihbar ve işe başlatmama tazminatlarına hak kazandığı, davacının kullanmadığı izin günleri karşılığı yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, Mahkemece ücret miktarı ve hizmet süresinin yeniden belirlenmesi üzerine dava konusu alacak kalemlerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre kök ve ek rapor hesaplamaları üzerinden zamanaşımı def'i de gözetilerek resen belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

1.Davacının işe iade sonrası samimi şekilde işe başlatılma talebinde bulunmadığını, davacının çalıştığı sürede tüm işçilik alacaklarının eksiksiz ödendiğini,

2.Mahkemece giydirilmiş ücret belirlenirken aile, sosyal, çocuk ve gıda yardımlarına ilişkin miktarların nasıl belirlediğinin anlaşılamadığını, bu kalemlerin miktarlarının toplu iş sözleşmesinde yer alan miktarlardan fazla olduğunu, davacının giydirilmiş ücret tespitinin hatalı olduğunu, giydirilmiş ücret yanlış olduğundan tüm hesapların hatalı olduğunu,

3.Davacı lehine hesaplanan yıllık izin sürelerini kabul etmediklerini, davacının Sendikaya üye olup olmadığı, olduysa hangi tarihte davalıya bildirildiğinin tespit edilmesi gerektiğini,

4.Davacının kıdem teşvik primine hak kazanmadığını, talebin reddi gerektiğini,

5.Davacı lehine ek gıda yardımı hesaplanmış ise de davacının açtığı Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 2021/206 Esas dosyasında da ek gıda yardımı istendiğini, ek gıda yardımı alacağı hesabının hatalı olduğunu,

6.Davacının işe başlatmama tazminatı alacağını icra dosyasında takibe koyduğunu, icra takibinin davalı tarafından ödeme ile infaz edildiğini, davacının icra takibini fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmadan yaptığından, kararda tekrar işe başlatmama tazminatına hükmedilemeyeceğini,

7.Hesaplamalarda temel ücretin yüksek belirlendiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, bilirkişi tarafından 2019-2021 yıllarını kapsar toplu iş sözleşmesine göre hesap yapılmış ise de bu toplu iş sözleşmesinin geçerli olmadığını, davacının imzaladığı 08.01.2020 tarihli muvafakatname ile 2019-2021 yıllarını kapsar toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanmaması yönünde muvafakat verdiğini, davanın kabulü hâlinde alacakların 08.01.2020 tarihli muvafakatnameye göre hesaplanması gerektiğini,

8.Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını,

9.Talep edilen işçilik alacaklarının hepsinin arabuluculuk sürecinde tartışılmadığını, bu husus göz ardı edilerek usule aykırı olarak davanın kısmen kabul edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, davacının işe başlatılmadığı tarihteki çıplak brüt ücreti ile giydirilmiş brüt ücretinin tespiti, davacının toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmayacağı, dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı, zamanaşımı, dava konusu işçilik alacakları yönünden arabuluculuk şartının sağlanıp sağlanmadığı hususlarına ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut uyuşmazlıkta; İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının işe başlatılmadığı tarihteki ücretinin tespiti yönünden resen değerlendirme yapılarak alacak kalemleri yeniden hesaplanmıştır. Davacının işe iade başvurusu sonrası davalı işveren tarafından işe başlatılmadığı 04.11.2023 tarihi itibarıyla, davacının temel ücretinin tespitinde davalı işyerinde 01.01.2022-31.12.2024 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılmasında hata bulunmamaktadır.

Ancak gerekçeli kararda yer alan hesap dökümü incelendiğinde, hesabın denetime elverişli olmadığı görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince hesaplamaya esas alınan 01.01.2022-31.12.2024 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesindeki parasal hakların madde numaraları ile karardaki madde numaraları uyuşmadığı gibi miktarların denetimi sağlanamamış, gerekçeli kararda bahsi geçen "Md 29 sosyal yardım; aylık 750,00-TL (net), 1.049,08-TL x 6,65 = 6.976,38-TL ( brüt )" değerlendirmesi de anlaşılamamıştır. Diğer taraftan, temel ücrete eklenen söz konusu parasal hakların toplamı sonucu bulunan giydirilmiş brüt ücret tutarı 32.512,18 TL olmasına rağmen ihbar tazminatı 35.512,18 TL üzerinden hesaplanarak hükme esas alınmıştır.

Açıklanan nedenlerle davacının işe başlatılmadığı 04.11.2023 tarihindeki giydirilmiş brüt ücretinin denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi ile bu yönde değerlendirme yapılırken davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonuca gidilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog