Danıştay 7. Daire Başkanlığı
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2397 E. , 2024/4773 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
YEDİNCİ DAİRE
(... Vergi Dairesi Müdürlüğü)
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem:
Davacı tarafından, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'na ekli (1) sayılı listenin (B) cetvelinde yer alan malların, bu listeye dahil olmayan malların imalinde kullanıldığından bahisle, 2018 yılının Temmuz, 2019 yılının Ocak, Haziran ve Ağustos dönemlerine ilişkin özel tüketim vergilerinin mahsuben iade edilmesi talebiyle yapılan başvuru üzerine iade edilmesinden sonra düzenlenen vergi inceleme raporuyla iade başvurularının on iki aylık süre içerisinde yapılmadığı ve eksik hususlar içerdiğinin tespit edildiğinden bahisle re'sen tarh edilen özel tüketim vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının iptali istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı vekili tarafından yetkili vergi dairesinin Edremit Vergi Dairesi olduğu iddia edilmiş ise de, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4. maddesinde Maliye Bakanlığı tarafından mükelleflerin vergi türü bakımından bağlı olacağı vergi dairesinin belirlenebileceği hükmünün yer aldığı ve Mahkemelerinin 16/03/2021 tarihli ara kararına davalı idarece verilen cevap ekinde sunulan Maliye Bakanlığı'nın ...tarih ve ... sayılı yazısı doğrultusunda davalı idarenin özel tüketim vergisi bakımından yetkilendirilmiş vergi dairesi olduğu anlaşıldığından davacının bu iddiasına itibar edilmediği, 25 Sıra Nolu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliğinin, vergi borçlarına mahsup taleplerinde vergi dairelerinin, mahsup talep dilekçesi ve eklerini inceleyerek belge ya da belgelerdeki muhteviyat eksikliklerini tespit edeceği ve bu eksiklikleri mükellefe yazı ile bildirecekleri, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde eksikliklerini tamamlayan mükelleflerin mahsup taleplerinin, mahsup dilekçesinin vergi dairesine verildiği tarih itibarıyla yerine getirileceği, mahsup talebinde bulunan mükellefe eksiklikleri bildirmeden ve söz konusu 30 günlük sürede eksiklikleri tamamlama imkanı tanınmadan iadeye hak kazanılmadığı yönünde rapor düzenlenmesinin mükellefin mevzuat ile belirlenen hakkını kullanmasına engel teşkil edeceği, mahsuben iade hakkında hak kaybına neden olacağı, öte yandan, davalı idare tarafından Mahkemelerinin 16/03/2021 tarihli ara kararına verilen cevapta 2018 yılı Haziran döneminden devreden hekzan stoğundan kaynaklı 11.482,42 TL tutarındaki tenzilin, dava konusu işlemde yer aldığının belirtildiği ve davacı tarafından stoğun fazla beyan edildiği kabul edilmiş ise de iade konusunu oluşturan hekzan miktarının stok miktarı değil fiilen üretimde kullanılan hekzan miktarı olduğu ve davacının fiili hekzan kullanım miktarı raporda eleştiri konusu edilmediğinden yapılan tarhiyatlarda bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nda iade talepleri konusunda herhangi bir süre sınırlamasının öngörülmediği, süreye ilişkin hakkın özüne dokunabilecek düzenlemelerin Anayasa'nın belirlediği sınırlar dahilinde, ancak, Kanun'la yapılabileceği, Tebliğ ile belirlenen süre içerisinde başvuru yapılmaması nedeniyle iade talebinin reddedilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İade talebinin on iki aylık sürede yapılmaması, başvuru dilekçelerinde bulunan eksiklikler nedeniyle tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ...Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliği ve bir örneğinin de Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY :
VUK’un 3. maddesinin (B) fıkrasında, ''vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği,..., İktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olacağı hükme bağlandıktan sonra aynı Kanunun 140.maddesinde, mükelleflerin inceleme bitiminde, incelemenin yapıldığını gösteren resmi bir yazı isteyebilecekleri, 141.maddesinde de, mükelleflerin vergi incelemesi sırasında düzenlenen tutanaklardan bir nüshasını alma ve itirazlarının bulunması halinde bu itirazlarının tutanağa işlenmesini talep edebilecekleri düzenlenmiş, bu nedenledir ki, gerek doktrinde ve gerekse yargısal içtihatlarda; inceleme sırasında gerçek görülen maddi olaylar ve hesap durumlarının belgelendiği, ilgililerin varsa itiraz ve açıklamalarının geçirildiği, birer nüshalarının nezdinde inceleme yapılan kimseye bırakılması mecburi olan ve kanunda öngörülen usul ve şekle uygun düzenlenmiş tutanakların, vergi incelemesinde delil olarak kullanılabilen ölçütler arasında yer alacağı, ifade edilmiştir.
Olayda, davacı şirket hakkında tanzimli tarhiyatın mesnedi VİR'deki verilerin kaynağı, İnceleme Raporu eki tutanaktaki fiili ve fiziki mevcut veriler ile mükellef kurumun bir yıl zarfında üretilebileceği "kolofan reçine" miktarı dikkate alınarak hesaplanan, kapasite ve ekspertiz raporları ile de uyumlu olan mahsuben iade edilecek ÖTV tutarının (0) olarak tespiti üzerine, ihtilaflı dönemlerde toplu şekilde iadesi istenen ve mahsuben iadesi yapılan miktarın bir kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatında aykırılık bulunmadığı dolayısıyla temyize konu istinaf Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle, Daire kararına katılmıyorum.