Esas No
E. 2025/7696
Karar No
K. 2025/9188
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

9. Hukuk Dairesi         2025/7696 E.  ,  2025/9188 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1534 E., 2025/1129 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi

SAYISI: 2018/757 E., 2022/4 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Market şubesinde 12.02.2010-24.09.2018 tarihleri arasında kesintisiz kasap şefi olarak çalıştığını, sigorta girişinin

01.03.2010 tarihinde yapıldığını, işe girdiği tarihte ücretinin 1.150,00 Türk lirası (TL), en son ücretinin ise net 2.617,49 TL olduğunu, işverence 500,00 TL yemek, 250,00 TL yol yardımı ve 109,00 TL katkı payı ödendiğini, ücretlerin içerisinde fazla çalışma ücreti ödeniyormuş gibi hileli bordroların düzenlendiğini, asgari geçim indirimi ödenmediğini, haftada 6 gün 10-12 saat çalıştığını, haftada bir gün 08.00-22.00 saatleri arası çalıştığını, davalı tarafça 2016 yılı ve öncesine ait fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, 2016 yılı sonrası ise yine ödenmemesine rağmen ödenmiş gibi bordrolara yansıtıldığını, personel azlığı nedeni ile hafta tatili çalışmalarının da bulunduğunu, millî ve dinî bayramlarda çalışıldığını ancak karşılığının ödenmediğini, kullandırılmayan yıllık izinlerinin bulunduğunu, davacının sağlık problemleri nedeniyle kesin kurul raporu ile raporlu olmasına rağmen çalışma koşullarının iyileştirilmediğini ve raporlu olduğu günlerde personel azlığı bahane edilerek çalışmak zorunda bırakıldığını, ödemelerin yapılmaması ve uğradığı haksızlıklar nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile ihtarname masrafı alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, arabuluculuk aşamasında ileri sürülmeyen ihtarname masrafı talebinin reddinin gerektiğini, davacının işe giriş tarihinin 01.03.2010 olduğunu, ücretlerin bordroda belirtildiği tutar kadar olduğunu, asgari geçim indiriminin bankadan ödendiğini, çalışma saatlerinin yasal süreler içerisinde gerçekleştirildiğini, fazla çalışma yapılması hâlinde bordrolara yansıtılarak ödeme yapıldığını, 21.09.2018 tarihinde davacının sunmuş olduğu ... E.A.H sağlık kurulu raporunda davacının çalışma saatlerine ilişkin haftanın 6 günü 9 saat çalıştığını beyan ettiğini, hafta tatili yapıldığını, millî ve dinî bayramlarda çalışma olması hâlinde karşılığının ödendiğini, kullandırılmayan yıllık izinlerin banka kanalı ile ödendiğini, davacının sağlık sorunlarından davalı Şirketin 21.09.2018 tarihinde haberinin olduğunu ve görev değişikliği talep ettiğini, davacının görevinin kasaplık olduğunu, sağlık sorunları açısından ağırlaştırıcı ve zorlayıcı olmadığını, davacının ağır yük taşımadığını, et entegre tesisinden gelen 10 kg' lık vakumlu et paketleri tezgaha kadar transpalet yardımı ile indirildiğini, yine de davacının talebi üzerine görevinin ücretinde düşüş yapılmadan ürün kabul kayıt görevlisi olarak değiştirildiğini, davacının görev değişikliği bildirimini tebliğ almaktan imtina etmesi üzerine PTT kanalıyla bildirim yapıldığını, davacının eski görevinde çalışmaya devam ettiğini, uyarıları dikkate almadığını, 25.09.2018 tarihi itibarıyla herhangi bir mazeret bildirmeksizin devamsızlık yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller, bilirkişi raporu ve Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet döküm cetveline göre; 12.02.2010 tarihinden 24.09.2018 tarihine kadar 8 yıl 7 ay 12 gün davalı işyerinde çalıştığı, davacının tazminata esas ücretinin yemek yardımı dâhil olmak üzere 3.674,76 TL olduğu, davalının davacının hak ettiği fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini ödemediği, yine işçinin sigorta primlerinin yatırılmaması, eksik yatırılması ya da düşük ücretten yatırılmasının da işçiye haklı nedenle fesih yetkisi verdiği, davacının ücretlerinin kuruma düşük ücretten bildirildiği ve bu hususun işyerindeki çalışma şartlarının uygulanmaması anlamına geldiği, böylelikle davacı tarafın yapmış olduğu feshin haklı nedene dayandığı, dinî bayramların 2 günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatillerinde çalıştığı, tanık beyanlarına göre davalı işyerinde davacının haftanın 1 günü 08.00-

18.00 saatleri arası 1 saat ara dinlenmenin tenzili ile 9 saat çalıştığı, haftanın 4 günü saat 18.00'den sonra 1,5 saat daha çalıştığı, 08.00-19.30 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenmenin tenzili ile 10 saat x 4 gün= 40 saat, hafta da 1 günde 08.00-

22.00 saatleri arası 1,5 saat ara dinlenmenin tenzili ile 12,5 saat çalıştığı, toplamda 61,5 saat çalıştığı, 45 saatlik yasal süre düşüldüğünde 16,5 saat fazla çalışma yaptığı gerekçesiyle %30 indirimle, bakiye 33 gün ücretli izin hakkı olduğu, hafta tatilini kullandığı, asgari geçim indirimi alacağının ödendiği ve ihtarname ücretinin yargılama gideri içerisinde değerlendirileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına, hükme dayanak alınan bilirkişi raporuna göre, İlk Derece Mahkemesinin, davalı vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

1.Haklı fesih koşullarının oluşmadığını, kıdem tazminatına hak kazanamadığını,

2.Fazla çalışma yaptığında bordroya yansıtılarak ödendiğini, fazla çalışma hesabının hatalı olduğunu, ücret bordrolarında tahakkuk bulunan ayların hesaplamadan dışlanması gerektiğini,

3.Yıllık izin alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshedip etmediği, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının haftanın 1 günü 08.00-

18.00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenme süresi kullanarak 9 saat çalıştığı, haftanın 4 günü 08.00-19.30 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme süresi ile 40 saat (10 saat x 4 gün), haftada 1 gün ise 08.00-

22.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme süresi kullanarak 12,5 saat çalıştığı, böylece haftada 61,5 saat çalışarak 16,5 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Mahkemece fazla çalışma ücreti yönünden bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki dosya kapsamında; Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanede düzenlenen, davacının meslek hastalığına ilişkin 17.07.2018 tarihindeki muayenesi sırasında "haftanın 6 günü günde 9 saat çalıştığı" şeklindeki beyanını içeren epikriz raporu bulunmaktadır. Davacıya ait olduğu iddia edilen ancak davacının alacaklarının tespitine yönelik olmayan ve imzasını da taşımayan belgedeki beyanın, fazla çalışma iddiasının ispatı bakımından bağlayıcı olduğundan söz etmek mümkün değildir.

Diğer taraftan davacı vekili, müvekkilinin haftada 6 gün 10-12 saat çalıştığını, haftada bir gün 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma ücreti talep etmiş ve bu iddiasını ispatlamak üzere tanık deliline dayanmıştır. Davacının iddiası, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı kapsamı dikkate alındığında; davacının haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi ile 42,5 saat (8,5 saat x 5 gün) ve 1 gün aç kapa olarak nitelenen tam vardiya şeklinde 08.00-22.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenmesi kullanarak 12,5 saat çalıştığı, böylece haftada 54 saat çalışarak 9 saat fazla çalışma yaptığının kabulü dosya kapsamına uygun düşecektir. Davacının fazla çalışma ücreti talebi bakımından, açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre değerlendirme yapılması için hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. D E Ğ İ Ş İ K G E R E K Ç E Davacı işçinin davalı işyerinde hangi saatler arasında çalıştığı uyuşmazlık konusudur. Davacı işçi, davalı tanıklarına göre 08.00-16.30 saatleri arasında çalışmaktadır.

Aynı hususta bir davacı tanığı 07.30-18.00 saatleri arasında mesai yaptıklarını açıkladıktan sonra 4-5 gün ilave 1,5 saat daha çalıştıklarını söylemiş, diğer davacı tanığı ise çalışmayı ikiye ayırarak 2016 yılına kadar normal çalışmasının 08.00-18.00 saatleri arasında olduğunu söyledikten sonra bir gün 08.00-20.00, bir günde 08.00-22.00 saatleri arasında çalıştıklarını, 2016 yılından sonra ise normal çalışmanın 08.00-17.00 saatleri arasına alındığını ancak haftada üç gün ilave iki saat daha (saat 19.00’a kadar) çalıştıklarını açıklamıştır.

Davacı vekili ise, davacı işçinin tüm çalışma dönemi için işe başlama saatini 08.00 olarak açıkladıktan sonra haftada bir gün çalışmanın saat 22.00’a kadar sürdüğünü, diğer beş günde de 10... saat arasında çalıştığını iddia etmiş ancak kaç gün 10 saat kaç gün 12 saat çalışıldığına ilişkin açıklama yapmamıştır. Davalı tanık beyanları ile bir davacı tanığın beyanından işyerinin 08.00-22.00 saatleri arasında iki vardiya ile çalıştığı, davacı işçinin ilk vardiyada olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı işyerinden 24.09.2018 tarihinde ayrıldığı anlaşılan davacı işçi, ayrılmadan kısa süre önce 17.07.2018 tarihinde Sağlık Bakanlığına bağlı bir meslek hastalıkları hastanesine başvurarak mesleki sağlık muayenesine girmiş bu müracaat ve muayenesi sırasında davalı işyerinde haftada altı gün günde 9 saat çalıştığını beyan etmiştir.

Buna ilişkin evrak dosyada mevcuttur. Davacı işçi mesleki sağlık muayenesi esnasındaki beyanında 9 saatlik vardiyasını aşan bir çalışmadan söz etmemiştir. Bu durumu tevsik eden evrakın resmî evrak oluşu karşısında işçinin imzasını taşımamasının sonuca etkisi olmayacaktır zira davalı tanık beyanları ile nerdeyse hiç uyuşmayan, bazı hususlarda davacı iddiasını dahi aşan ve birbiri ile de uyum içinde olmayan davacı tanık beyanlarına göre daha üstün tutulmasında zorunluluk olduğunu düşünmek gerekmektedir. Ayrıca vardiya usulü çalışmada aslolan vardiya saatleri ile uyumlu çalışmadır. Bir vardiyanın bitip yeni vardiyanın başlamasına rağmen önceki vardiyadaki işçinin çalışmaya devam etmesi istisna olduğundan bu hususun genel geçer ifadeler ile değil somutlaştırılarak izahı gerekir.

Dokuz saatlik çalışmanın ara dinlenmesi düşülerek mi yoksa düşülmeden mi ifade edildiği anlaşılamadığından, buradaki belirsizlik ise işçinin lehine yorumlanmalıdır. Ancak bir davacı tanığının 2016 yılından itibaren normal çalışmasının (ilk vardiyanın) saat 17.00' de sona erdiğini söylemesi, davalı tanıklarının da ilk vardiya bitimini 16.30 olarak belirtmeleri karşısında, bu dönem bakımından davacı işçiye ait mesai sonunun 17.00 olarak kabulü yerinde olacaktır.

Sonuç olarak, davacı işçinin davalı işyerinde 2016 yılına kadar 08.00-18.00, 2016 yılından sonra ise 08.00-17.00 saatleri arasında bir saat ara dinlenmesi ile haftada altı gün çalıştığının kabulünde zorunluluk bulunduğu şeklindeki hukuki ve vicdani kanaatim nedeniyle aksi yöndeki Sayın Çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog