DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/554 E. , 2024/2995 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2019/314, K:2023/5467 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 31/07/2018 tarih ve E.5369 sayılı "Sayın Cumhurbaşkanımızın Fotoğrafı" konulu Genel Yazısı'nın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 11/10/2023 tarih ve E:2019/314, K:2023/5467 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine, 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendine,15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine yer verilmiş,
İptal davalarının, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören kanun koyucunun, iptal davaları için menfaat ihlalini, subjektif ehliyet koşulu olarak getirdiği, İptal davalarındaki subjektif ehliyet koşulunun, doğrudan doğruya hukuk devletinin yapılandırılması ve sürdürülmesine ilişkin bir sorun olması dolayısıyla, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde anlaşılması gerektiği,
Bununla birlikte, iptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek yanlı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemle doğrudan, meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün zorunlu olduğu; aksi halde, her idari işlemle dolaylı da olsa bir menfaat ilgisi kurulmak suretiyle dava açılmasını kabul etmenin dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması şartının ihlali sonucunu doğuracağı,
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlemin, işlemde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının girişlerinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının www.illeridaresi.gov.tr internet adresi üzerinden ulaşılacak fotoğrafının kullanılması hususunda gereğinin yapılmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla asılacak fotoğrafın tek tip olmasına, böylece çeşitli idareler arasında yeknesak bir uygulamanın sağlanmasına yönelik olarak tesis edildiğinin anlaşıldığı,
Çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda subjektif ehliyet koşulunun, idari işlemlerin hukuka uygunluğunun iptal davası yoluyla denetlenmesini engellemeyecek bir biçimde yorumlanması gerektiğine ilişkin Danıştay kararları yerleşik içtihat niteliği kazanmış olmakla birlikte; dava konusu işlemin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ve bu hâliyle davacının hak ve menfaatlerini de doğrudan etkilemediği açık olduğundan; davacının, dava konusu düzenlemenin iptalini istemesinde kişisel, güncel ve meşru menfaatinin olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi ile 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu yazıda, belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının girişlerinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının "www.illeridaresi.gov.tr" internet adresi üzerinden ulaşılacak fotoğrafının kullanılması hususunda gereğinin yapılması istenilmektedir. Anılan yazı incelendiğinde, dava konusu yazının gereğinin yerine getirilmesi için merkez birimlere, Jandarma Genel Komutanlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne, Sahil Güvenlik Komutanlığına, Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezine ve 81 İl valiliğine gönderildiği görülmüştür.
Davacı tarafından ise, kamu kurum ve kuruluşlarında sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün portresine yer verilebileceği, bunun dışında hiçbir Devlet görevlisinin kendi portresini asamayacağı belirtilerek anılan yazının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Davalı idare tarafından, dava konusu yazının idareler arasında yeknesak bir uygulamanın sağlanmasına yönelik olarak tesis edildiği ileri sürülmüşse bile anılan yazının tüm toplumu ilgilendiren bir konuda olduğu göz önüne alındığında, Türk vatandaşı olan herkesin dava konusu yazının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek iptal davası açabileceği sonucuna varıldığından, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması istemi görüşülmeyerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 11/10/2023 tarih ve E:2019/314, K:2023/5467 sayılı kararının ONANMASINA,
3.Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4.Kesin olarak, 27/11/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Dava, İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 31/07/2018 tarih ve E.5369 sayılı "Sayın Cumhurbaşkanımızın Fotoğrafı" konulu Genel Yazısı'nın iptali istemiyle açılmıştır. 2577 sayılı idari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında, yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar, iptal davaları olarak tanımlanmıştır.
Dolayısıyla iptal davasının gerek anılan maddede, gerekse içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunlu bulunmaktadır.
Taraf ilişkisinin kurulması için gerekli olan kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alâkasının varlığı ise, davanın niteliğine ve özelliğine göre idari yargı yerlerince belirlenmekte, davacının idari işlemle ciddi ve makul, maddi ve manevi bir ilişkisinin bulunduğunun anlaşılması, dava açma ehliyeti için yeterli sayılmaktadır.
Ayrıca, iptal davaları ile idari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığının saptanmasına, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, böylece de idarenin hukuka bağlılığının belirlenmesine, sonuçta hukuk devleti ilkesinin gerçekleştirilebilmesine olanak sağlandığından, bu davalarda menfaat ilişkisinin bu amaç doğrultusunda yorumlanması da gerekmektedir. Nitekim, çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda, bu husus gözetilerek, vatandaş, belde veya semt sakini sıfatıyla dava açılabileceği Danıştay içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dava konusu yazıda, belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının girişlerinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının www.illeridaresi.gov.tr internet adresi üzerinden ulaşılacak fotoğrafının kullanılması hususunda gereğinin yapılmasının istenildiği; davacı tarafından ise, kamu kurum ve kuruluşlarında sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün portresine yer verilebileceği, bunun dışında hiçbir Devlet görevlisinin kendi portresini asamayacağı belirtilerek iptal davasının açıldığı anlaşılmıştır. İptal davalarında, öcelikle, davacının sübjektif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesi gerekmektedir. 13/06/1950 tarih ve 7531 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3/11303 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, "Yeni Cumhurbaşkanı resimlerinin Devlet dairelerine asılması meselesinin bütçeye munzam ve oldukça ehemmiyetli masraflar yükleyeceği sebebiyle bu teamüle devam edilmemesi, ancak Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu sıfatiyle Büyük Atatürk'ün portresinin resmî daire ve müesseselerde şimdiye kadar olduğu gibi bulundurulması arzusunu izhar etmişlerdir. Meseleyi 5/6/1950 tarihinde tezekkür eden Bakanlar Kurulu Sayın Cumhurbaşkanının bu teklif ve arzularını yerinde görerek karar altına almıştır."; 28/12/1950 tarih ve 7694 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 3/12229 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ise, "Resmî Daire ve Müesseselerde ancak Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu sıfatiyle Büyük Atatürk'ün portresinin bulundurulması hakkındaki 5/6/1950 tarihli ve 3/11303 sayılı karar, mahiyet ve münderecatı itibariyle sarih olup resmî daire ve müesseselerde müşarünileyhin portresinden başkasının ve bilhassa onu istihlâf edenlerin portrelerinin bulundurulmamasını açıkça bildirmiş olmasına rağmen karşılaşılan bir hâdise dolayısiyle başka şekillerde tefsir ve tevile yol açıldığı görülmüştür. Kararın istihdaf ettiği gaye, maksat ve tesisin bundan ibaret olduğunun tavzihan teyit olunmasına Bakanlar Kurulunun 23/12/1950 tarihli toplantısında karar verilmiştir. " şeklindedir.
Davacı tarafından, yukarıda aktarılan Bakanlar Kurulu Kararlarında, resmi daire ve müesseselerde sadece Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu sıfatıyla Atatürk'ün portresinin asılacağı, başka portre asılmasına müsaade edilmeyeceği belirtilmesine karşın İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğünün 31/07/2018 tarih ve 5369 sayılı yazısı ile kamu hizmet binalarına Cumhurbaşkanının fotoğrafının asılması için talimat verildiği ileri sürülerek anılan yazının iptali istenilmektedir. Dava konusu yazı, tüm toplumu ilgilendiren bir konuya ilişkin olduğundan, bu yazının üst hukuk normlarına aykırı olduğu savıyla Türk vatandaşı olan herkesin bu davayı açabileceğinin; başka bir ifadeyle, Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin işbu davayı açmak için subjektif dava ehliyetine sahip olduğunun kabulü gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyoruz.