DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1925 E. , 2024/3004 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Beşiktaş ilçesinde bulunan "..." isimli gece kulübünde güvenlik görevlisi olarak görev yapmakta iken, 01/01/2017 tarihinde gerçekleşen terör saldırısı sonucu malul kalması sebebiyle meydana gelen zararına karşılık 257.063,81.-TL maddi tazminatın (miktar artırımı ile) olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda idarenin bir hizmet kusurunun bulunmadığı, davacının yaralanması sonucu uğradığı maddi zararının sosyal risk ilkesine göre tazmin edilmesi gerektiği, dava konusu olay neticesinde davacıda meydana gelen sürekli iş göremezlik oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan raporda, davacının %12.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının, sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığının belirtildiği, meslekte kazanma gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan 13/01/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda, maddi zararın 257.063,81.-TL olarak hesaplandığı, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 257.063.81.-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 21/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu olay nedeniyle uğranılan maddi zararın genel tazminat hukuku ilkeleri kapsamında karşılanması gerektiği ileri sürülmüş ise de; 5233 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde de açıklandığı üzere anılan Kanun'un yürürlüğünden sonra meydana gelen ve idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında anılan Kanun uygulanacağından maddi zarar talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, yaşanan terör saldırısı sonucu yaralanan ve malul hale gelen davacı lehine Zarar Tespit Komisyonu tarafından, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin, ''Yaralanma Engelli Hale Gelme ve Ölüm Hallerinde Yapılacak Ödemeler'' başlıklı 21. maddesi uyarınca belirlenen 4.034,46.-TL maddi tazminatın ödenmesi gerektiği, ayrıca Adli Tıp Kurumu raporu ile davacıda %12.2 meslekte kazanma gücü kaybı oluştuğu ve anılan bu oran üzerinden tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği, ancak ilgili Yönetmelik ekinde yer alan maluliyet tablosuna göre yapılan hesaplamada bulunan tutarın Zarar Tespit Komisyonunca belirlenen meblağı geçmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 4.034,46.-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 14/09/2022 tarih ve E:2021/7370, K:2022/3832 sayılı kararıyla; Dava konusu terör olayı sebebiyle meydana gelen zarar hesabının, 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre yapılması gerektiği,
Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendinin, çalışma gücü kaybı olmaksızın yaralananların uğradığı zarar ile çalışma gücünü sürekli olacak şekilde kaybedenlerin sakatlıklarının kalıcı hale geldiğinin anlaşılmasından önce tedavi ve iyileşme süreci içerisinde iş ve güce engel olma (geçici iş göremezlik) nedeniyle oluşan zararlarının tazminini kapsadığı; aynı Yönetmeliğin (b) bendinde ise, çalışma gücünü sürekli olarak kaybeden, başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik (tedavi ve iyileşme) süresinden sonra kalıcı olarak sakatlandığı anlaşılan kişilerin yaşamları boyunca bedensel güç kaybı (sürekli iş göremezlik) nedeniyle uğradıkları zararların tazminini düzenlediği,
Bölge İdare Mahkemesi kararında, davacının maddi zararının Zarar Tespit Komisyonu tarafından belirlenen 4.034,46.-TL olduğu belirtilerek hüküm kurulmuşsa da söz konusu tutarın, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendinde belirtilen geçici iş göremezlik zararı olduğu, dosyada kapsamında davacının sürekli iş gücü kaybına uğradığı da tespit edilmiş olmasına rağmen Yönetmeliğin (b) bendinde belirtilen sürekli iş göremezlik zararının hesaplanmadığı, 5233 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nin 21. maddesinde, (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın, geçici iş göremezlik halinde, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucu hesaplanacak tutarda (6 katını geçmemek kaydıyla), sürekli iş göremezlik (çalışma gücü kaybı) halinde ise, yetkili sağlık kuruluşunca tespit edilen iş gücü kaybı derecesine göre Yönetmeliğe ekli Ek-D cetvelde karşılık gelen katı ile çarpımı sonucu hesaplanacak tutarda nakdi ödeme yapılacağının; söz konusu hesaplamalarda ödemeye ilişkin valinin veya bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınacağının kurala bağlandığı, ... İdare Mahkemesinin, 5233 sayılı Kanun'un bazı madde ve ibarelerinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle yaptığı başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 25/06/2009 tarih ve E:2006/79, K:2009/97 sayılı kararda; "Gösterge ve katsayı rakamlarının her yıl artış göstermesi nedeniyle, son işlem tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamlarının esas alınmasının, tazminat alacaklısının lehine bir uygulama olduğu açıktır." tespit ve gerekçesine yer verildiği, bu hususun Dairelerinin kararlarında da benimsendiği, Buna göre, Zarar Tespit Komisyonu tarafından hesaplanan tazminatlarda, miktarın hak sahibi tarafından kabul edilmeyip uyuşmazlık tutanağı imzalanarak dava açılması halinde Mahkemece yapılacak hesaplarda son işlem tarihi olarak uyuşmazlık tutanağı tarihinin esas alınması gerektiği,
Bununla birlikte, davacının sürekli iş gücü kaybı oranı tespit edilmesi gerektiği, Mahkeme tarafından davacının dava konusu olay nedeniyle maluliyet oranının belirlenmesi için iki ayrı rapor alındığı, alınan ilk rapor olan Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesinin ...tarih ve ... sayılı Sağlık Kurulu Raporunda, vücut fonksiyon kaybının %15 oranında olduğu, ikinci rapor olan Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... sayılı raporunda ise; E cetveline göre %12.2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybettiği tespit edildiği, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik'te, çalışma gücü kayıplarının tespitinde özürlü sağlık kurulu raporlarının dikkate alınacağı belirtildiğinden davacının sürekli iş gücü kaybının, Sağlık Bakanlığı İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesinin Sağlık Kurulu Raporunda belirlenen % 15 oranında olduğunun dikkate alınması gerektiği,
Buna göre; Bölge İdare Mahkemesince tespit edilen 4.034,46.-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile birlikte ilgili Yönetmeliğin (b) bendine göre uyuşmazlık tutanağı tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; % 15 iş gücü kaybı oranı dikkate alınarak Ek-D cetvelde karşılık gelen katı (6) ile çarpımı sonucu bulunacak tutar toplanmak suretiyle belirlenecek maddi tazminatın ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik hesaplama ile hüküm kuran Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 5233 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde açıklandığı üzere anılan Kanun'un yürürlüğünden sonra meydana gelen ve idarenin kusur ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarında anılan Kanun'un uygulanacağı ve 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin, ''Yaralanma Engelli Hale Gelme ve Ölüm Hallerinde Yapılacak Ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu nedenle maddi zarar talebinin 5233 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, Anayasa Mahkemesi tarafından da, idarenin, hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk hallerinde meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olurken, sosyal risk ilkesinde sulh yoluyla ödenecek tazminat miktarının yasa koyucu tarafından yasayla belirlenmesinin Anayasa’da güvence altına alınan sorumluluk hukukunun temel ilkelerine aykırılık oluşturmayacağı değerlendirmesinde bulunulduğu,
Buna göre; yaşanan terör saldırısı sonucu yaralanan ve malul hale gelen davacı lehine zarar tespit komisyonu tarafından, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin, ''Yaralanma Engelli Hale Gelme ve Ölüm Hallerinde Yapılacak Ödemeler'' başlıklı 21. maddesi uyarınca belirlenen 4.034,46.-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi, fazlaya dair tazminat isteminin ise reddi gerektiği,
Her ne kadar yargılama aşamasında alınan Adli Tıp Kurumu raporu ile davacıda %12.2 meslekte kazanma gücü kaybı oluştuğu ve anılan bu oran üzerinden tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği görülmekte ise de, Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmelik ekinde yer alan maluliyet tablosuna göre yapılan hesaplamada da bulunan tutarın zarar tespit komisyonunca belirlenen meblağı geçmediğinin görüldüğü, Öte yandan, Zarar Tespit Komisyonu kararında, yaralanması ile ilgili olarak davacıya 01/01/2017-17/04/2017 tarihleri arasında 117 günlük iş göremezlik raporu uyarınca SGK Şişli Sosyal Güvenlik Merkezince, istirahat raporu süresi bitiminde 7.026,24.-TL ödeme yapılacağının belirtildiğinin görüldüğü,
Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Mahsup edilecek miktarlar" başlıklı 23. maddesinde; sigorta şirketlerince veya ilgili mevzuata göre kamu kurum ve kuruluşları ile sosyal güvenlik kuruluşlarınca karşılanan tazminatlar ile tedavi ve cenaze giderlerinin hesaplanan gayri safi zarar miktarından mahsup edileceğinin kurala bağlandığı,
Buna göre, terör olayı nedeniyle yaralanan davacıya ibraz etmiş olduğu 117 günlük iş göremezlik raporu uyarınca SGK Şişli Sosyal Güvenlik Merkezince 7.026,24.-TL ödeme yapılacağı nazara alındığında, Yönetmeliğin 23. maddesi uyarınca anılan bu tutarın da hesaplanacak tazminattan mahsubu gerektiği, davacıya Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca ödeme yapılması halinde mükerrer ödeme oluşacağı,
Bu itibarla terör olayı neticesinde yaralanan ve malul hale gelen davacıya Yönetmelik eki (D) cetvelindeki maluliyet oranını göre tazminat ödenmesi gerektiği, bu husus bozulan Dairelerinin kararında da belirtilerek, maluliyet tablosuna göre yapılan hesaplamada bulunan tutarın, zarar tespit komisyonunca belirlenen meblağı geçmediği açıklamasına yer verildiği,
Bunun yanı sıra Yönetmelik eki (D) cetvelinde, %11-%15 oranında malul hale gelen ilgililere 6 katı tutarında ödeme yapılacağı belirtilmiş olup, bu haliyle Adli Tıp Kurumu raporunda yer verilen %12,2 oranı yerine İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü Dr. Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi Sağlık Kurulu Raporunda belirlenen % 15 oranı uygulanmasının da ödenecek tazminat tutarına bir etkisinin olmayacağı,
Yine bozma kararında gösterge ve katsayı rakamlarının son işlem tarihi olan uyuşmazlık tutanağı tarihine göre belirlenmesi gerektiğinin belirtildiği, 07/04/2017 tarihli zarar tespit komisyonu kararında 2017 yılı için geçerli olan (0,096058) memur aylık katsayı oranının kullanıldığı, Zarar tespit komisyonu kararı 14/04/2017 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, Yönetmeliğin 25. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 30 gün içinde davacının sulhname imzalamaması nedeniyle düzenlenen uyuşmazlık tutanağının 29/05/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği dikkate alındığında, 2017 yılı ilk 6 aylık dönemdeki cari memur aylık katsayılarında bir değişiklik olmayacağı ve ödenmesi gereken tazminat tutarını artırmayacağının görüldüğü gerekçesi eklenmek suretiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, 4.034,46.-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, olayda idarelerin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun saptanması durumunda olay terör eylemi olsa bile uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun kapsamında çözümlenmemesi gerektiği, bu nedenle öncelikle incelenmesi gereken hususun somut olayda idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğun bulunup bulunmadığı olduğu, ayrıca 5233 sayılı Kanun kapsamında sulh yoluyla anlaşma sağlanamaması halinde ilgililerin genel hükümler kapsamında gerçek zararlarının tazmini için yargı yoluna başvurmalarını engelleyen bir düzenlemenin mevcut olmadığı, bu nedenle 5233 sayılı Kanun'da yer alan hesaplamanın dışında kendinin uğramış olduğu gerçek zararın hesaplanarak hüküm kurulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu talebin maddi tazminata ilişkin olduğu, 5233 sayılı Kanun kapsamında zarar iddiasında bulunanların 60 gün içerisinde il valiliğine başvuruda bulunmalarının gerektiği, davacı tarafından yasal süre içerisinde komisyona başvuruda bulunulduğu, komisyon tarafından 4.034,46.-TL'nin davacıya ödenmesine karar verildiği, davacı tarafından bu karara karşı dava açılmak yerine İçişleri Bakanlığına başvuruda bulunularak genel hükümler kapsamında tazminat talebinde bulunulduğu, talebin reddi üzerine dava açıldığı, bu nedenle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuş, davacı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b)Hukuka aykırı karar verilmesi,
c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, kararın kaldırılması, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi, ...-TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, fazlaya ilişkin tazminat isteminin reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA,
3.Kullanılmayan... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4.Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 27/11/2024 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.