23. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ
(İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N
E S A S T A N R E D D İ)
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 18.09.2020
ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/976 E., 2020/437 K.
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı için birçok konuda analiz yaptığını, bu vesileyle taraflar arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu ilişki ile bağlantılı olarak kesilen faturalar tahsil edilemeyince davalı adına Ankara 26. İcra Dairesi'nin 2018/13728 sayılı dosyasında 7.405,10 TL asıl alacak ve 526,88 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.931,98 TL için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davalının Maden İşleri Genel Müdürlüğü aracılığı ile müvekkiline yaptırdığı analizleri teslim aldığını, müvekkilinin yaptığı analizler ve analiz bedellerini içerir faturaların mail ve posta yoluyla davalıya gönderildiğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının Ankara 26. İcra Dairesi'nin 2018/13729 sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili özetle: Davacının karşılıklı olarak yapıldığını belirttiği anlaşma neticesinde işin eksiksiz bir biçimde ve usulüne uygun olarak yerine getirildiğini davacının yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, salt fatura tanziminin malın teslim edildiğini veya hizmetin yerine getirildiğini ortaya koymayacağını, müvekkili tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapıldığını, net bir cari hesap bakiyesi ortaya konulmadığından takibe konu borca itiraz edildiğini, davacı tarafından müvekkilinin takip öncesinde temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı istenemeyeceğini, takibe konu alacak talebinin bu haliyle yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu savunarak, davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince "...Netice olarak, tüm dosya kapsamı, bilirkişi rapor ve ek raporuna göre davacının davalıya ait işyerine ve davalı ile sözleşmen yapılan İlinler İnşaat ile yapılan sözleşme gereğince davacının hizmet verdiği, fatura bedellerinin ödenmediği, alacaklının takip talebindeki asıl alacak bakımından haklı olduğu, takipten önce temerrüt gerçekleşmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiş dava kısmen kabul edilmiştir.
Davacının icra inkar talebi bakımından ise, İİK nun 67/2. Maddesi gereğince fatura ve cari hesap alacağının borçlu tarafından belirlenebilir (likit alacak) olduğu kabul edilerek hüküm altına alınan asıl alacak için davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilerek, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline..." karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargılama devam ederken müvekkili tarafından davacıya 06.05.2019 tarihinde 4.012 TL, 04.12.2019 tarihinde 8.000 TL ve 10.01.2020 tarihinde 5.000 TL olmak üzere ödemeler yapıldığını, bu ödemelerin gerek bilirkişi raporunda gerekse gerekçeli kararda hiç değerlendirilmediğini, yapılan ödemelerin cari hesap açıklamasıyla gerçekleştirildiğini ve belirli bir faturaya özgülenmediğini, bu nedenle TBK 101 ve 102. maddeleri uyarınca dava konusu faturalardan mahsup edilmesi gerektiğini, gerekçeli kararın 5, 6 ve 7. paragraflarının dava konusu ve taraflarla ilgisi bulunmadığını, hüküm ile gerekçe arasında bu yönüyle açık bir çelişki bulunduğunu ve gerekçeli kararın bu nedenle de usule aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlandığını,
HMK 267 madde gereğince bilirkişi kurulunun tek sayıda kişilerden oluşması gerektiğini, bu yönüyle raporun ve kararın hukuka aykırı olduğunu, kararın yalnızca taraf ticari defterlerine dayanılarak verildiğini, ticari defterlerin tek başına faturalara konu hizmetin fiilen ifa edilip edilmediğini ispatlamaya yeterli olmadığını, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü nezdinde gerekli araştırmalar yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında görevlendirilen maden mühendisi bilirkişinin herhangi bir teknik değerlendirmesinin bulunmadığını, bu haliyle raporun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan fatura ve cari hesaptan doğan bakiye alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle istinaf aşamasında davalı vekili tarafından belirtilen ödemeye ilişkin belge suretlerinde ödemenin sebebine ilişkin bir açıklama bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
1.) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine,
2.) Alınması gereken 505,84 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 126,46 TL harcın düşümü ile kalan 379,38 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına.
3.) Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,
4.) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.a gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...